Atatürk'ün özdeyişlerinin anlamları

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Nehir tarafından 16 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. atatürk'ün özdeyişleri

    Ne mutlu "Türküm" diyene.

    - Geldikleri gibi giderler.

    - Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

    - Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

    - Yurtta sulh, cihanda sulh.

    - Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.

    - Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.

    - Doğruyu söylemekten korkmayınız.

    - Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

    - Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

    - Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

    - Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri !

    - Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.

    - Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

    - Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler
    kazanmaya devam edeceğiz.

    - Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım"
    diyebilenindir.

    - Egemenlik verilmez, alınır.

    - Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

    - Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

    - Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

    - Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

    - Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır.
    Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

    - Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

    - Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
    · Dürüst ve açık olan dış siyasetimiz bilhassa sulh fikrine dayanır. Milletlerarası herhangi bir meselemizi sulh vasıtasıyle halletmeyi aramak bizim menfaat ve zihniyetimize uygun bir yoldur.
    · Islah olunacak şeyleriktisat ve maariftir. Bu sayede memleket imar edilecek, millet ferah sahibi olacaktır. Hiçbir millet ve memlekete karşı tecavüz fikri beslemeyiz. Fakat varlığımızı ve istiklâlimizi korumak için, emniyet içinde çalışarak müreffeh vemesut olmasını temin için her vakit memleket ve milletimizi müdafaaya gücü yeten bir orduya sahip olmak da emelimizdir.
    · Dünyada sevgisi benim için tek cömert olan şey, Mehmed'in Türk köylüsünün asaletinden gelen şeydir. Onun sevgisine inanmış ve kanmış olanlar, insanların en bahtiyarlarıdır.
    · Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlât yetiştirmek, evlâtlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdr. Onun için kadınşlarımız, hattâ erkeklerimizden daha çok aydın,daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
    · Dünyada her şey için, maddiyat için, mâneviyat için, hayat iin muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir.İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, celalttir, dalalettir. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekâmülünü idrâk etmek ve ilerlemeleriniz zamanla takip eylemek şarttır. Bin, iki bin sene evvelki düsturları, şu kadar bin sene sonra bugün aynen tatbika kalkışmak ilim ve fennin içinde bulunmak, elbette değildir.
    · Tekkeler de behemehal kapatılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti her şubede irşatlarda bulunacak kudreti haizdir. Hiçbirimiz tekkelerin irşadına muhtaç değiliz. Biz, medeniyet, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz. Başka birşey tanımıyoruz.
    · Ordumuzun şimdiye kadar kazandığı muvaffakiyetler memleketimizi gerçek kurtuluşa kavuşturmuş sayılmaz. Bu zaferler ancak müstakbel zaferlerimiziçin kıymetli bir zemin hazırlamıştır. Askeri zaferlermizle mağrur olmayalım. Yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım.
    · Teşkilât baştan başa halk teşkilâtı olacaktır. Umumi idareyi halkın eline vereceğiz. Bu toplulukta hak sahibi olmak, herkesin bir iş görmrmrsi esasına dayanacaktır. Millet hak sahibi olmak için savaşacaktır.
    · Mektep genç dimağlara, insanlığa hürmeti, millet ve memlekete muhabbeti, istiklâl şerefini öğretir. İstiklâl tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takibi lâzımgeleb en doğru yolu belletir.
    Memleket ve milleti kurmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu mütehassıs ve birer âlim olmaları lâzımdır. Bunu temin eden ekteptir.
    · Türk demek dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir. Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk harsına, camiasına, mensubiyetini iddia ederse buna inanmak doğru olmaz.
    · "Dünyanın filan yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne?" dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi, onunla alâkadar olmalıyız.
    · Biz, milletlerarası münasebetlerde karşılıklı emniyet ve riayeti hedef tutuan açık ve samimi politikanın en ateşli taraftarıyız.
    · Yeni Türkiye hükümetinin öz cevheri millî hâkimiyettir. Milletin kayıtsız ve şartsız hâkimiyetidir.
    · Efendiler, milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki emeklerini asrî, iktisadi tedbirlerle azami haddine çıkarmalıyız. Köylünün çalışmalarının netice ve semeresini kendi menfaati lehinde âzami haddine yükseltmek iktisadi siyasetimizin temel taşdır.
    Onun için, bir yandan çiftçinin emeğini artıracakve semereli kılacak bilgi, vasıta ve fenni âletlerin kullanma ve yapılmasına, öte yandan onun çalışmalarının neticelerinden âzami derecede faydalanmasını teminedecek iktisadi tedbirlerin alınmasına çalışmak lâzımdır.
    · Arkadaşlar, bizim âhenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içindebulunduran anlaşılmayan ve anlamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak ve bu lüzumu anlamak mecburiyetindeyiz.
    · Mekteplerde öğretmek vazifesinin güvenilir ellere teslimi, memleket evlâtlarının o vazifeyi kendine hem bir meslek, hembir ülkü sayacak bilgili ve saygı değer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik diğier yüksek meslekler gibi tedricen ilerlemeye ve herhalde refah teminine müsait bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğertmenler insan topluluğunun en fedakâr ve saygı değer uzuvlarıdır.

    Mustafa Kemal ATATÜRK