Atatürkün tarıma verdiği önem

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve webkolik tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Atatürk ve Tarıma Verdiği Önem

    Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Paşa, yaptığı büyük inkılaplara bir de ziraat inkılabını katmak ve Türk milletinin efendisi olan köylü ve çiftçiyi bilinçlendirmek, çağın yeniliklerinden haberdar etmek ve refaha kavuşturmak için bizzat çiftçilik yaparak onlara rehber olmak istiyordu. Bu nedenle, Ankara civarında örnek bir çiftlik kurmak istedi. Fakat ilgililer, Atatürk’e: ''Ankara yazları kurak geçen son derece değişik bir iklime sahiptir. Toprağı kireçli, çorak, verimsizdir. Gıda kuvveti zayıf olan bu topraklar, başarılı bir ziraat yapmaya ve her çeşit bitki yetiştirmeye elverişli değildir. Burada asla ideal bir çiftlik işletmek mümkün olmaz. Siz İzmir veya Aydın bölgesinde toprağı verimli bir yere bu çiftliği kurarsanız daha iyi edersiniz.'' diyorlardı.

    [​IMG]

    Mustafa Kemal Atatürk tasarladığı, aklına koyduğu her iyi şeyi muhakkak yapardı. Onun için zor, mühim değildi ve o zoru severdi. Söylenenlere önem vermeyerek 1925 yılının başlangıcında Ankara’ya beş kilometre mesafede, ortasından Ankara - Eskişehir tren yolu geçen bir bozkır olan çıplak, ağaçsız, içerisinde bataklık ve sazlık bulunan 20.000 dönümlük araziyi satın aldı. Satın alınan yerin Ankara’nın merkezine yakın olması ve geniş sahasının bulunmasından dolayı, örnek çiftliğin burada kurulmasına karar verdi. Atatürk 1925 yılının 5 Mayısında bu yerin “Karanlık Dere Altı” denilen, iki tepenin geniş eteklerindeki mevkide iki büyük çadır kurarak, iki traktörle çiftlik işine başladı. Günümüzde hâlâ zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahip örnek çiftliği kurarken Atatürk çiftlikte ziraat inkılabı ile ilgili hedeflediklerini gerçekleştirmek istiyordu.

    Gazi Mustafa Kemal’in hedefleri şunlardı:

    • Bu arazide bulunan ve Ankara’nın havasını bozan bataklığı kurutarak burada ağaç yetiştirip havayı güzelleştirmek,
    • Ankara ikliminde yetiştirmek imkânı olduğu hâlde göreneksizlikten ekilmeyen bazı ziraat bitkilerini
    bu çiftlikte tecrübe ederek yetiştirip halka, çiftçiye gösterip yaymak,
    • Çiftçinin elinde bulunan tohumları ıslah etmek,
    • Çıplak ve ağaçsız olan Ankara ilinin her yerini ağaçlandırmak için burada meyveli ve meyvesiz
    fidan yetiştirerek halka dağıtmak,
    • O zamana kadar o muhitte bulunmayan bazı verimli iyi cins hayvanları yetiştirip çoğaltarak köylüye
    damızlık olarak vermek,
    • Geniş ve fennî bir ziraat yapabilmek için makineli ziraatın nasıl yapıldığını köylüye göstermek, faydalarını anlatarak köylüyü makineli ziraata teşvik etmek ve her sahada kurslar açarak köylüye bilgi vermek,
    • Çiftlikte ziraatın, arıcılık, sütçülük, tavukçuluk, sebzecilik, meyvecilik ve bağcılık gibi her şubesinin kurularak üretilen çeşitli mahsulün şehirde açılacak mağazalarda satılıp halka ucuz ve iyi vasıflı gıda sağlamak,
    • Ankara halkının temiz hava alma ihtiyaçlarını karşılamak üzere mesire, piknik ve eğlence yeri
    olarak geniş bir koruluk ve orman alanı yapmak,
    • Ankara’da açılan Yüksek Ziraat Okuluna girecek lise mezunu gençlerin bir sene bu çiftlikte fiilen çalışarak staj görmelerini sağlamaktır. Gazi Mutafa Kemal, çiftçilerin iktisaden yükselmesi ve ürettiği mallarının korunması ve değerinde satılması için kooperatiflerin kurulmasını istemiş, kendisini de teşvik olsun diye Tarım Kredi Kooperatifine aza kaydettirmiştir.

    Atatürk, diğer inkılaplarında olduğu gibi çiftlik işleri üzerinde de hassasiyetle durarak ziraat alanında birçok yeni çalışmaya da öncülük etmiştir. Bu çalışmalar şunlardır;

    • Çiftlikte yetiştirilen meyveli ve meyvesiz çeşitli fidanlarla bu ortamda yetişebilecek ıslah edilmiş
    hububat tohumları elde edilerek çiftçiye dağıtılmış, Hollanda, Jersey, Simental gibi çok süt veren
    ineklerle, Karaman, Merinos, Kıvırcık, Türkistan Karagül koyun cinsleri ve çok yumurta veren
    Legorn, Faverol, Rodeylant tavukları yetiştirilip üretilerek damızlık olarak çiftçiye verilmiştir.
    • Çiftlikte üretilen ürünlerden elde edilen pastörize süt, peynir, yoğurt, tereyağı, yumurta, bal,
    üzüm, gibi çeşitli ürünler Ankara’da açılan mağazalarda satışa çıkarılmış, bu suretle halka ucuz
    ve temiz gıda sağlanmıştır.
    • Ankara Yüksek Ziraat Fakültesine okumak için gelen ve ileride memleketin çeşitli ziraat işlerinde
    çalışacak lise mezunu gençler, çiftlik tatbikatını ve stajlarını Orman Çiftliğinde yapmışlardır.
    • Atatürk, yazın Ankara’nın sıcak havasından bunalarak çiftliğe piknik yapmaya gelen halkın serinlemesi ve plaj ihtiyacının karşılanması için çiftlikte Marmara ve Karadeniz isimlerinde iki havuz yaptırmış ve yine halkın yemek yemesini temin için gazino ve lokantalar açtırmıştır. Ayrıca çiftlikte çocukların eğlenmesi ve hayvanları tanıması için de bir hayvanat bahçesi kurulmuştur.
    En son iktisadî işletme usullerine dayanarak kurulan çiftlikte yapılan ziraat sistemi Orta Anadolu
    çiftçisine örnek olmuştur.

    Atatürk’ün kurduğu Orman Çiftliğinin inkar edilmeyen bugünkü varlığına bakacak olursak geçmiş
    zamanda yapılan çalışmaların ve gayretlerin büyüklüğünü ve kıymetini daha iyi anlarız.

    Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi​
     
    Son düzenleme: 24 Ekim 2013