Atatürk'ün yabancı sermaye konusundaki görüşleri nelerdir

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve webkolik tarafından 24 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Atatürk'ün yabancı sermaye konusundaki görüşleri


    17 Şubat 1923 Türkiye İktisat Kongresi yapıldı.Bu kongrede Atatürk ne devletçi ne de özel sermayeye dayalı herhangi bir hazır reçete önermedi. Ekonomik bağımsızlığa daha çok önem veren Atatürk, çeşitli yöntemlerin incelenip tartışılmasından sonra sonuca gidilmesini ve yeni bir model geliştirilmesini istedi. Bu kongrede ilk defa Türk ekonomisi ayrıntılı biçimde tartışıldı. Atatürk kongrenin açılış konuşmasında görüşlerini şöyle dile getirdi; “Siyasal, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.” diyerek ekonomik bağımsızlığın önemine işaret etmiştir.
    Bu kongrede ayrıca;
    1) Sanayinin teşvik edilmesi,
    2) Bir program dâhilinde demir yolu yapımı,
    3)Hızla fabrikalaşmaya geçilmesi,
    4.) Millî sanayi kollarının kurulması,
    5) Özel girişime destek sağlayacak ve kredi verecek devlet bankasının kurulması gibi önemli kararlar alındı.


    Kongrede ayrıyeten “Misak-ı İktisadi” diye bilinen “Ekonomi Andı” kabul edildi. Bu anda göre de; siyasal bağımsızlık kadar ekonomik bağımsızlığın esas olduğu vurgulandı. Atatürk bunun önemini aşağıdaki sözleri ile açıklamıştır.

    “Bugünkü savaşımlarımızın amacı, tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın tamlığı ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan mahrum olunca, o devletin bütün hayati kuruluşları nda bağımsızlık felce uğramıştır. Çünkü her devlet organı ancak mali kuvvetle yaşar. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart, bütçenin ekonomik yapı ile orantılı ve denk olmasıdır. Bu nedenle, devlet yapısını yaşatmak için dışarıya başvurmaksızın memleketin gelir kaynaklarıyla yönetimi temin çare ve önlemlerini bulmak gereklidir ve mümkündür. En üst derecede tutumluluk, millî özelliğimiz olmalıdır.”