Atatürk'ün yardımlaşma ve dayanışma hakkındaki sözleri

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Nehir tarafından 3 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün yardımlaşma ve dayanışma ile ilgili sözleri

    Türkiye Cumhuriyeti halkını; ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat içinde iş bölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir.

    Türkiye Cumhuriyeti halkını; ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat içinde iş bölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir.

    * Yurtta barış, dünyada barış için çalışıyoruz (1931)

    * Türk Cumhuriyetinin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta barış, dünyada barış gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve ilerlemesinden en esaslı etken olsa gerektir Buna elimizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için övünülecek bir harekettir (1933)

    * Türkiye’nin güvenliğini gaye tutan, hiçbir milletin aleyhinde olmayan bir barış istikameti bizim daima prensibimiz olacaktır (1931)

    * Şuna da inanıyorum ki, eğer devamlı barış isteniyorsa, kütlelerin vaziyetlerini iyileştirecek beynelmilel tedbirler alınmalıdır İnsanlığın bütününün refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir (1935)

    * Barış yolunda nereden bir çağrı geliyorsa, Türkiye onu gönülden karşıladı ve yardımlarını esirgemedi (1937)

    * Barış, milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur Fakat bu kavram bir defa ele geçirilince daimi bir dikkat ve itina ve her milletin ayrı ayrı hazırlığını ister (1938)

    Bu sözler de Fransız Büyük Elçisine sohbet esnasında Atatürk tarafından dile getirilmiştir:

    * Ben toprak büyütme dileklisi değilim; barış bozma alışkanlığım yoktur; ancak antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim Onu almasam, edemem Büyük Meclisin kürsüsünden milletime söz verdim: Hatay’ı alacağım… Milletim benim dediğime inanır Sözümü yerine getirmezsem onun huzuruna çıkamam, yerimde kalamam Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilemem; yenilirsem bir dakika yaşayamam Bunu bilerek ve sözümü mutlaka yerine getireceğimi düşünerek benim dostluğumu lütfen bildiriniz ve doğrulayınız, ekselans Ambasadör (1937)