Bağırsak Florası Sistemi Görevleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 13 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Bağırsak Florası

    Bağırsak florası, canlının sindirme sisteminde yaşayarak konakladığı organizmanın sindirimiyle alakalı faydalı işlev gören mikroorganizmalardır. Aşağı yukarı insan vücudunda 1013 hücre varken bu sistem içerisinde bulunan mikroorganizma sayısı bundan 10 kat fazladır. Bakteriler kalın bağırsakta bulunan floranın büyük kısmını, dışkının da %60'ını oluştururlar. Sindirimin gerçekleştiği kanalda hayatını sürdüren tür sayısı tahmini 300-1000 aralarında olup, çoğu uzmanın görüşü bunun 500 dolaylarında olduğudur. Fakat bunların %99'u 30-40 türe ilişkin olmaları muhtemeldir. Bağırsak florasını yaratan canlılar aralarında maya türleri de bulunur.

    Bağırsak florasındaki ilişki simbiyotik ve mutualistiktir, her 2 tarafa da yarar olanağı sağlar. İnsanlar bağırsak florası olmadan yaşayabilseler bile bağırsak florasının kullanılmayan maddeleri fermantasyon ile kullanılır maddelere dönüştürmekte, immun sistemini eğitmek ve zarar verici organizmaların gelişmesini önleyici faydalı işlevleri bulunur. Fakat birtakım bağırsak mikroorganizmaları rahatsızlık da yapabilir. Bağırsak florası denildiği vakit, hazm sisteminde hayatını sürdüren ve konak organizmanın sindirimiyle alakalı farklı faydalı işlevleri durumda olan mikroorganizmalar kastedilmektedir. Sıhhatli insanda bağırsak florasındaki bakterilerin % 98'i faydalı olup yenilen besinlerdeki proteinleri aminoasitlere, karbonhidrat besinleri disakkaritlere ve yağları yağ asidine dönüştürürler. Mesela proteinler 30.000-300.000 arası molekülden oluşurlar, enzimler yada bakteriler tarafından aminoasitlere (tek moleküle) dönüşürler. Aşağı Yukarı tek insan vücudunda 1014 hücre varken, hazm sisteminin içerisinde bulunan mikroorganizma sayısı bunun 10 katıdır.

    Bağırsak florasında bulunan mikroorganizmaların görevleri

    Bağırsak bakterilerinin faydalı olan farklı işlevleri bulunur. Örneğin sindirilemeyen gıdaların parçalanıp emilmelerine destekçi olmak, hücre gelişmesini teşvik etmek, zarar verici bakterilerin artmasını önlemek ve bağırsaktan kana doğru toksik ürünlerin geçmesini önlemek sayılabilir. Ayrıca bağırsak mukozasında enflamasyon oluşumunu önlemek, ten hastalıklarının oluşumunu azaltmak, bireyin immun sistemini güçlendirmek, karaciğere gidecek ve onun yükünü artıracak durumda olan patojen mikroorganizmaları elimine etmek, immun sisteminin sadece patojenlere yanıt vermesini sağlamak ve birtakım hastalıklara karşın muhafaza etmek de bu görevler aralarındadır. Bununla birlikte bağırsaklardaki koruma amaçlı mukoza bariyerini güçlendiriyorlar ve böylelikle bağırsak geçirgenliğini azaltarak alerjik maddelerin kana geçmesini engelliyorlar. Üstelik probiyotiklerin, çocuklarda görülebilen egzama, astım benzeri alerjik hastalıklardan korumayı sağlıyorlar. Yabancı probiyotik çeşidi durumda olan kefirin de ur oluşumunu önlemek veya var olanın ilerlemesini azaltmakta yararı meydana geldiği tahmin ediliyor. Probiyotiklerin bağırsak mukozası üstünde meydana getirdiği koruma amaçlı tabakanın ortadan kalkmasının ise bağırsak geçirgenliğini arttırır, bağırsak florasının bozulmasıyla meydana gelen hastalıklar da şu şekilde sıralanır; İshal, antibiyotik ishal, idrar yollarındaki hastalıklar, farklı alerjiler, Crohn rahatsızlığı, ülseratif kolit kanser, kolon kanseri vb.

    Bağırsak florasının immun sistemi üzerindeki etkisi

    Bağırsak bakterileri, konağın sistemik ve bağırsak mukozasındaki immun sistemi üzerlerine devamlı etki ederler. Bağırsak mukozasındaki immun sisteminin hem erken gelişiminde hem de yaşam boyunca devam eden işleyişinde bakterilerin anahtar rolü bulunur. Bağırsak mukozası yanında bulunan lenf dokularını stimüle ederek patojenlere karşın antikor üretilmesini sağlarlar. İmmun sistemi yararlı bakterilere dokunmayıp zararlılara karşın uğraş verir. Bir bebek doğar doğmaz sindirim sistemine bakteriler yerleşir. İlk yerleşen bakteriler immun sisteminin reaksiyonuna etki ederek, kendilerinin konağa ilişkin olarak tanımlanmalarını sağlarlar. Dolayısı ile önce bakteriler, bireyin yaşamı süresince var olacak bağırsak florası muhtevasını belirlerler. Bu nedenle normal doğan bebeğin immun sistemi, sezaryen ile doğan bebeğe nispeten oranla güçlüdür.