Bakırcılık Nedir Kısaca Bilgi

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Aralık 2014 başlatılmıştır.

  1. Bakırcılık Nedir Hakkında Bilgi

    Bakırcılık, bakırdan çeşitli alet, avadanhk, silah ve sanat ürünleri yapılması. Bulunması tarih öncesine uzanan bakırın, alet ve silah yapımında kullanılan ilk maden olduğu bilinmektedir. Alet ve silah yapımında önce tunç, daha sonra demir yeğlenmiştir; ama yemek kabı, ev aletleri, ayna ve süs eşyasında bakır daha yaygın biçimde kullanılmıştır. Döküm için elverişli olmamasına karşın, kolay işlenir bir madendir. Dövme, kabartma, oyma ve soğuk çekme yöntemleriyle biçim verilebilir. Bakır eşya genellikle yaldızlanarak, mine kaplanarak ya da üstüne değerli taşlar kakılarak bezenirdi. Yaldızlama, 8. yüzyıldan sonra ayinlerde kullanılan bakır taslarda uygulanmaya başladı. Bakırın kendine özgü kızılımsı rengi kaplamada kullanılan yaldıza daha koyu bir ton kazandırıyordu. Avrupa’da yaldızlı bakır 15. ve 16. yüzyıllarda, özellikle mücevher ve süs eşyası yapımında çok sık kullanıldı. Pirinçten ve başka madenlerden daha ucuz olması, gündelik ev eşyası yapımında bakırın kullanılmasını daha işlevsel kıldı.

    18. yüzyılda bakırcılıkta Sheffield levhası geliştirildi. Bu teknikte ince gümüş levhalar eritilerek bakırla karıştırılıyor, sonra istenen biçim veriliyordu. Sheffield levhası kısa sürede çok tutularak yaygınlaştı. Bunun nedeni yalnızca gümüş kaplamalı bakırın daha ucuz olması değil, som gümüşle yapılan ve beğenilen tasarımların Sheffield levhasına da uygulanabilmesiydi.
    Anadolu’da bakırcılığın tarihi günümüzden y. 10 bin yıl önceye değin inmektedir. Üreticiliğe geçiş evresinin önemli bir kültür merkezi olan Çatalhöyük’te cevherden arıtma yoluyla bakır elde edildiği arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkmıştır. Çayönü, Çatalhöyük ve Suberde kazılarında doğal bakırdan dövme tekniğiyle yapılmış İÖ 7. bine ait iğne, biz, kanca gibi küçük aletler ve bazı süs eşyası bulunmuştur.
    Hitit, Urartu, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde Anadolu’da çeşitli tekniklerle çalışan gelişmiş bakırcı atölyelerinin bulunduğu, günümüze ulaşan çok sayıdaki yapıttan anlaşılmaktadır. Konya, Mardin, Hasankeyf, Diyarbakır, Cizre, Harput, Erzincan ve Erzurum, Selçuklular döneminde atölyelerin yoğunlaştığı yerleşmelerdir. Osmanlı döneminde önce Anadolu’da, daha sonra da Balkanlar’daki bakır yataklarının yoğun olarak işletilmesi sonucu bakır işçiliği doruk noktasına erişmiş, pek çok merkezde yeni atölyeler açılmıştır.
    Anadolu’da bakırdan kap kaçak yapımında yaygın olarak dövme, dökme, sıvama (tornada çekme) ve preste basma teknikleri uygulanırdı. Ham bakır kalhanelerde ergitilip 50-60 cm büyüklükte yuvarlak ya da dikdörtgen tahta kalıplara dökülerek külçe haline getirilirdi. Sonra demir bir örs üstünde çekiççiler tarafından düzenli aralıklarla dövülerek inceltilirdi. Bu işlem genellikle 8 kişiden oluşan ve “dövücüler” ya da “kol” denen bir ekip tarafından yapılırdı. Bu yöntem 20. yüzyılın başlarına değin Anadolu’da ve Balkanlar’da varlığını korudu. Sonraları “şahmerdan” denen büyük otomatik çekiçler, insan gücüyle dövülerek yapılan inceltme işleminin güçlüğünü ortadan kaldırdı. Daha sonra “hadde silindirleri” adı verilen makinelerde, özel silindirler arasından geçirilen bakır külçeleri, istenen incelikte levhalar haline getirilmeye başladı. Bugün yalnızca, Muğla’ya bağlı Yatağan ilçesinin Kavaklıdere bucağında, ağırlığı 100-120 kg arasında değişen 1 m boyunda leblebici tavaları, külçenin uzun ağır çekiçlerle dövülmesiyle yapılmaktadır.
    Günümüzde hadde silindirlerinden geçirilerek elde edilen bakır levha, atölyelerde dövme, sıvama ve preste basma tekniklerinden biri ile işlenerek kap haline getirilir. Döküm kap yapılmak istenirse bakıra belli oranlarda kalay ya da çinko karıştırılarak dökülebilme özelliği kazandırılır. Dövme tekniğinde, levha bakıra çekiçle biçim verilerek tek parçadan kap yapılabildiği gibi, kabın belirli parçaları dövülerek elde edildikten sonra çeşitli birleştirme teknikleriyle de (perçinleme, lehimleme ve kaynak) bir araya getirilebilir.
    Dövme tekniğiyle kap yapımı çok zaman istediğinden, sonralan sıvama tekniği kullanılmaya başlamıştır. Bu teknik, yapılacak kabın tornaya bağlanmış kalıbına özel demir çubuklar yardımıyla bakırın sıvanması, yani bakır levhanın kalıbın biçimini almasının sağlanması işlemidir. Elde edilen ürün, dövme olarak yapılan kaplar kadar dayanıklı olmasa da, böylece seri üretim nedeniyle maliyet düşürülmektedir. Daha seri bir üretim yolu olan preste basmada ise insan emeği daha da azalmaktadır.