Behçet Kemal Çağlar 10 Kasım Şiirleri

Konusu 'Ünlü Şiirler' forumundadır ve Lavinia tarafından 25 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. Behçet Kemal Çağlar 10 Kasım Mektupları

    ON KASIM MEKTUPLARI


    - 1 -

    ATATÜRK'E



    Yine harmanımız rüzgâr bekliyor;
    Es yine es yine, samanı savur.

    Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek!
    Bu kutsal çorağın özlemi yağmur.

    İn yine, in yine, Sarı Yıldırım!
    Ayrıklı tarlayı aydınlat, kavur.

    Bugün de gecede sayıklayan var,
    Bugün de yobazca adımız gâvur


    Dal şu yüce dağlar gibi tekneye
    Sevgi ekmeğini mayala, yuğur.


    Doğ yine, doğ yine yurdun üstüne
    Sensiz yüreklerin ateşi soğur..


    - 2 -


    SEVGİLİYE



    Üç şeyin üstüne can-baş koymuşum:
    Anayurt, Atatürk ve sen, sevdiğim!

    Kavak yeli esmez benim başımda
    Atatürk rüzgârı esen, sevdiğim!

    Diz çök Anıtkabrin mermerlerine
    Herkesi kıskanıp küsen sevdiğim

    Mustafa Kemal'in neferiyim ben;
    Haklısın kölesi desen, sevdiğim!

    Belki çıkacağız yine savaşa
    Ki kalasın sen sağ-esen , sevdiğim!

    Öp beni alnımdan, uğurla, bekle
    Erliğimden şüpheliysen, sevdiğim!


    - 3 -


    ATATÜRKÇÜLERE



    Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil;
    Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar!


    Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden
    Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar!

    İlerden, ta uzaktan el ediyor durmadan
    Batılı arkadaşlar; vaktimiz dar, çocuklar!

    Toplandık mı başbaşa, verdik mi el ele biz
    Su çekilir, dağ çöker, bora susar, çocuklar!

    Hele kuru kütükler ayıklansın bir kere
    Tadından çatlayacak dallarda nar, çocuklar!

    Sizi bir bir tanıyıp alnınızdan öpmeye
    Mustafa Kemal yolda, hey bahtiyar çocuklar!


    - 4 -


    YENİ MİLLETVEKİLLERİNE



    Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
    Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.

    Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya
    Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir

    .Anıtkabre gidip de yürekten baş eğmeyen
    Günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir.

    Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
    Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır.

    Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
    Her genç Türkte bir kere bir Atatürk dirilir.