Bendeki Sen, Sendeki Ben..

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Elif tarafından 31 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Bendeki Sen, Sendeki Ben..

    [​IMG]

    Birey olarak eksikliğini duyduğumuz bir değer olan sevgiyi nasıl algılamalı hiç düşündük mü, ya da böyle bir ihtiyaç duyduk mu? Aslında her bireyin özünde olan bir değerdir sevgi; bu değerle birey tarafından söylenmiş sözler, ifadeler, özgün deyişler bireyin özüne aittir.

    Bunu nasıl anlamalıyız?

    Bireyin içinde sadece sevgi yok elbette; öfke, intikam duygusu, başkasına beslenen kin ve nefret gibi duygular da var…

    Bu ‘negatif’ algılı duyguların egemen olduğu durumlarda birey kendini sorgulamalı, özgün bir bakışla bu negatif algıların aslında bireyin özüne ait şeyler olmadığını anlayabilir.

    Test etmek mümkün mü?

    Eğer bu duygular bireyin özü ise, onlardan geri adım atmaması beklenir. Halbuki gerçek öyle değil, bu negatif algıların ardından insanlar ya pişman oluyor, ya da suçluluk duygusuna kapılıyor.

    Bu bağlamda konuya dikkatle yaklaşmak gerekir; özümüzde var olan bioenerjinizi özün kendisi olan ''sevgi'' boyutunu algılama amacının dışında harcamış oluruz.

    Negatif duygulara kapılmanın temelinde, bireyin sahip olduğu öz değerlerin tezahürü olan enerjiyi pozitif değer olarak kontrol edememesidir. Bunun sonucu olarak da pek çok yanlışla karşılaşması kaçınılmaz olmaktadır.

    Bireyin özünde olan ''ben” duygusunun ''sen'' olarak kontrol etmesi durumunda, şu kanıya varacaktır; bir ''sen'' var bende, bendeki ''ben'' de var sende…

    Sonuçta kimin sen, kimin ben olduğu belirlendiğinde enerji periyodunda ''benler'' senleri, ''senler'' de benleri kontrol edebilecektir.

    O takdirde negatif algılar pozitif algı olarak sevgiye dönüşecek ve birey özüne egemen olacaktır…

    Bu düşünceye ne dersiniz?

    Prof. Dr. Ramazan Demir​