Berat Kandilinde Neler Yapılmalı? Berat Kandili Nasıl ihya Edilmeli?

Konusu 'Dini günler ve geceler' forumundadır ve Elif tarafından 22 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Berat Kandilinde Neler Yapılır? Berat Kandilini değerlendirenin Durumu hakkında,Berat kandilini ihya edenin mükafatı nedir

    Bir berat kandiline daha geldik. İbadetlerimizi inşallah yapabiliriz. Eğer berat kandilini en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsak aşağıdaki bilgileri mutlaka okuyun:

    Rivayet edildiğine göre Hz. İsa (a.s) bir yolculuğa çıkar. Büyük bir dağa rast gelir ve çıkmaya karar verir. Dağın zirvesine ulaştığında sütten daha ak bir kaya görür.. Etrafını dolaşır ve güzelliğine hayran kalır. Bu sırada Allah (c.c.) ona vahyeder:

    - Ey İsa! Sana bundan daha ilginç bir şeyi açıklayayım mı? dedi.
    İsa (a.s),
    - Evet, ey Rabbim! bunun üzerine kaya ikiye ayılır; içerisinden, üzerinde kıldan örme bir zırh, bir elinde baston, diğerinde de üzüm olan bir ihtiyar vardır. Bu kayanın içinde namaz kılmaktadır. İsa da (a.s) gördüklerine hayret eder.bunun üzerine İhtiyara döner,
    - Ey ihtiyar bu gördüklerin de neyin nesi böyle!
    - Allah Teala benin her gün burada böyle rızıklandırmaktadır, dedi. İsa (a.s.),
    - Kaç seneden beri bu kayanın içinde ibadet etmektesin? diye sordu. İhtiyar,
    - Dört yüz senedir, dedi. Bundan sonara İsa (a.s.),
    - Ey Rabbim! bundan daha üstün bir mahluk yarattın mı? diye münacat etti. Allah Teala
    - Ey İsa! Muhammed' in ümmetinden biri şaban ayının on beşinci gecesine yetişir de beraat namazını kılarsa, katında onun için dört yüz sene ibadet eden ihtiyardan daha fazla ecir vardır, diye vahyetti. Bunun üzerine
    İsa (a.s.),
    - Keşke bende Muhammed'in ümmetinden olsaydım, diye temennide bulundu.

    Berat Kandilinde ibadet ederek geçirmek, dua ve yalvarışı çok yapmak sünnettir. Selef-i Salihin ( geçmiş büyükler) kesinlikle bu gecelerde ibadete devam etmişlerdir. (Feyzul kadir)

    Hz. Ali (radıyallahu anh)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurdu:

    ''Şa'banın yarı (onbeşinci) gecesi olunca,gecesini (ibadette) kıyamla geçirin,gününü de oruçlu geçirin. Şüphesi Allah'ı Tebarake ve Te'ala, o gece güneş batımında, en yakın semaya (inmekten,çıkmaktan, hareket ve intikalden münezzeh olarak, kendi Zat'ına yakışan bir inişle) iner de, fecrin doğuşuna (imsak oluncaya) kadar:
    'Bağışlanmak isteyen var mı, onu mağfiret edeyim! Rızık isteyen var mı ki onu rızıklandırayım! Belaya tutulan varmı ona afiyet vereyim Yok mu şöyle isteyen ! Yokmu böyle isteyen ! diye nida eder. Artık kim ne isterse, mutlaka ona muradı verilir.