Bereketli Topraklar Üzerinde Kitabının Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Orhan Kemal Bereketli Topraklar Üzerinde Kitap Özeti

    Her yıl olduğu gibi o yıl da, Orta Anadolu’daki Ç. Köyü’nün erkekleri çevredeki iş bölgelerine giderler. Topraksız ve araçsız oldukları için geçimleri bulacakları işe bağlıdır.

    İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali birlikte yola çıkarlar. Yusuf daha önce Sivas cer atölyesinde çalışmıştır, arkadaşlarından daha bilgilidir. Arkadaşları ise ilk kez şehre gideceklerdir.

    Trene binerek sanayi ve iş bölgesi olan Çukurova’ya giderler. Bir fabrikanın sahibi olan hemşehrilerini ararlar. Onun yardımıyla işe alınırlar. Açık ve temiz havaya alışkın olduğundan, Köse Hasan ağır ve pis havalı fabrikaya dayanamaz, hastalanır. Bir handa, parasız, pulsuz ölür.

    İki arkadaş, fabrikadaki haksızlıklara ve Irgat Başı’nın haracına baş kaldırırlar. Fabrika sahibinin, hemşehrileri olduğundan, kendilerini koruyacağını düşünürler. Fakat düşündükleri olmaz. Patron da öbür kötülere arka çıkar. İkisi de işten atılır.

    Günlerce iş ararlar. Çalışmak zorundadırlar. Pehlivan Ali, köyünden bir kızla sözlüdür. Para kazanarak çift çubuk sahibi olacak, sevdiğiyle evlenecektir. Yusuf ise evine bir gazocağı götürecek, köylülerin hayranlığını kazanacaktır.

    Bir inşaatta iş bulurlar. Ardından, Ali bir şoförün metresine tutulur. Fatma adındaki kadın Ali’nin olanca parasını yer bitirir. Ali işini aksatmaya başlar. Bu yüzden inşaattan kovulur. Bir köylüsünün yardımıyla bir çiftlik ağasının patozunda iş bulur. Ağa bu dev yapılı adamı ucuza çalıştırır. Gidip gelip ona iltifatlar yağdırır, daha çok çalışmasını sağlar. Ali güçlü kuvvetlidir. Saf olduğundan bu sözlere kanar, bir kaç kişilik işi üstlenir. Patoz hem ağır, hem dikkat isteyen iştir. Ali gitgide erir. Üstelik son günlerinde geceleri de çalıştırılır. Bir gece uykusuzluktan dengesini kaybeder, iki ayağını birden makinanın ağzına kaptırır. Bel bağladığı ağa ile adamlarının kılı kıpırdamaz. Ali kan kaybından ölür.

    Yusuf biraz para yapar. Artık köyüne gitmek ister. Gerçi arkadaşlarını yitirmiştir ama onların vasiyet ettiği ayna-tarak ile gazocağını almıştır. İnşaattan onu bırakmak istemezler. Çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile kendisini sevdirmiş, iyi bir duvarcı ustası olmuştur.

    Gün gelir, yola çıkar. Köyüne giderken hem sevinçli, hem üzüntülüdür. Ölen arkadaşlarının yakınları onu tek görünce ağlaşırlar, ağıt yakarlar. O günden sonra Yusuf etrafına topladığı bu şehir görmemiş köylülerine başından geçenleri anlatır. Artık elinde bir mesleği olduğundan umutludur, geleceğe güvenle bakmaktadır.