Besin Alerjisi Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 28 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Besin Alerjisi

    Besin alerjisi, ağız yoluyla yada başka türlü vücudumuza giren yiyecek ve içeceklerin, vücutta olumsuz etkilere neden olmasıdır. Fakat bu sadece yenilen besinle alakalı bir durum olmayabilir. Mesela bazı farklı iki besin bir arada yenilmemelidir, bu kurala uyulmazsa vücutta kötü etkileri olabilir ve bu besin alerjisi değildir. Sadece dikkat edilmesi gereken bir konudur.

    Bebek ve çocukların bir besine alerjileri olma oranı % 2-8 arasında bilinmektedir. Büyüklerde ise bu oran sadece % 1'dir. Buradan da anlaşılacağı gibi, alerji bebekken hatta bazen anne karnında iken ortaya çıkar ve çoğu büyümeyle birlikte kaybolabilir. Bu besinler sadece yenildiğinde değil de dokunulduğunda ve hatta koklandığında da bu alerji durumu ortaya çıkabilir. Alerjinin hangi gıdaya karşı olduğunu bilmek çoğu zaman zordur çünkü yenilen besinler karışık olduğu için, sorun yaratan madde bazen çok zor tespit edilir.

    Alerji teşkil eden besinler, kişilere göre değişse de bazı besinlerde alerji ile karşılaşılma oranı daha yüksektir. Bal, çilek, inek sütü, tahıllar, çikolata, fıstık, yumurta, balık ve bazı meyve sebzeler bu gruba daha yakındır. En çok alerjisi ile karşılaşılan besin yumurta beyazı, inek sütü, bal ve çilektir. Bu yüzden özellikle bebeklere bu gıdalar doktor tavsiyesi olmadan yada gıda alerji testleri yapılmadan verilmemelidir. Bebekler en az 1 yaşını doldurduktan sonra, doktor izni de var ise, az az deneyerek yedirilebilir. Fakat ilk kez verilen besin asla iki tane olmamalıdır. Bunun sebebi de, oluşan bir alerji durumunda, bebeğin neyi ilk kez yediği bilinirse daha kolay tedavi uygulanmasıdır. Eğer bir sıkıntı olmazsa acele etmeden farklı günlerde farklı besin denemeleri de yapılabilir.

    Besin Alerjisinin Genel Belirtileri
    • Öksürük, nefes alamama, boğazda hırıltılı olabilir.
    • Vücutta kızarıklık, yanma hissi, kaşıntı, sulu yaralar şeklinde kabarma, sivilce ve leke oluşumu görülebilir.
    • Ani ateşlenme ve üşüme olabilir.
    • Gözlerde şişlik, kızarıklık, kaşıntı, bulanık görme, sulanma yada ağrı görülebilir.
    • Kulakta tıkanma, çınlama, baş dönmesi, hafif sağırlık yada ağrı şeklinde belirti oluşabilir.
    • Burunda kaşınma, tıkanıklık, sürekli gelen hapşırma ve sürekli akıntı alerji habercisi olabilir.
    • Boğazda kuru öksürük, kuruluk, ağrı yada şişlik meydana gelebilir.
    • Yorgunluk, kas ve eklem ağrıları, sırt ağrıları ve gerginlik olabilir.
    • İdrarını kontrol edememe, idrar sırasında kaşıntı ve çok sık gitmek de bir belirti olabilir.
    • Bayılma, nabız atışında değişiklik, kalp çarpıntısı, ellerde ve yüzde morarma veya solgunluk da alerji belirtisi olabilir.
    • Midede yanma, geğirme, hazmedememe, yutmada zorlanma, ağızda acı his, kusma, kramp oluşması, ishal ve ağızda kuruluk gibi önemli belirtileri bulunur.
    • Durgunluk, sersemlik, sinirlilik, huzursuzluk, keyifsizlik, sürekli ağlama, baş ağrısı, migren nöbeti, sürekli uyku hali ve unutkanlık gibi belirtileri de bulunabilir.
    Besin alerjisinin oluşum nedenleri, tıp dünyası için hala tamamıyla açıklığa kavuşturulmuş bir durum değildir. Alerji, dışarıdan alınan bir maddeye karşı vücudumuzun hatta bağışıklık sistemimizin tepki vermesidir. Yediklerimize yada çocuklara verdiklerimize dikkat ederek hangi gıdaya alerjimiz olduğunu anlayabiliriz fakat bunun nedenini öğrenmek oldukça zordur. Zaten günümüzde çok basit alerji testleri uygulanmaktadır. Bununla birlikte ortaya çıkan alerji için tanı ve tedaviye başvurulur.

    Besin alerjilerinin tanı ve tedavisi,
    öncelikle eliminasyon yükleme testi adı verilen testin doktor kontrolünde yapılmasıyla başlamalıdır. Testin hemen mümkün olmadığı durumlarda ise doktora şu bilgiler verilmelidir:
    • Alerjiye sebep olan şüpheli besin
    • Bu besinden be kadar tüketildiği
    • Oluşan belirtiler
    • Besini yemekle belirtilerin oluşumu sırasında geçen zaman
    • Bu besin daha önce yenilmiş mi? Yenilmişse aynı belirtiler oluşmuş mu? Bunun benzeri önemli soruların cevapları doktora iletilmelidir ki tanı koymak kolaylaşmalıdır.
    Bunun dışında aile geçmişinde benzer vakalar var mı buda önemlidir. Tanıyı koyan doktor, hastaya göre uygun bir diyet programı hazırlar ve hasta buna uygun yemek yerse %95 oranında iyileşme görüleceği tahmin edilir. Aksi halde "çift kör provokasyon" testleri denilen testler uygulanır ve tedavi süreci yeniden gözden geçirilir.