Betimleme nedir betimlemenin özellikleri nelerdir

Konusu 'Güncel bilgiler' forumundadır ve Bahar tarafından 14 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Betimleme nedir özellikleri nelerdir

    Betimleme en yalın biçimiyle sözcüklerle resim çizme işidir. Varlıkların niteliklerinibu varlıkların duyularımız üzerinde uyandırdıkları izlenimleri belirtmektir.Betimleme nesnelerin varlıkların belirgin özelliklerini tanıtıp göz önünde canlandırmaktır.Bu anlatımda okuyucunun çeşitli duyularına seslenilerek anlatılan varlıkla ilgili izlenim kazanılması amaçlanır.Bu amacın gerçekleşmesi için titiz bir gözlem gerekir.Gözlem sırasında ayırt edici özelliklerin anlatılmasına özen gösterilir.
    Yazarın gördüklerini okuyucunun gözünde canlanacak biçimde anlatmasıyla oluşan bir anlatım biçimidir. Betimlemede asıl olan görselliktir. Bu nedenle gözle algılanan renk ve biçim ayrıntılarına büyük yer verilir.
    Betimleme yalın bir söyleşiyle sözcüklerle resim çizme sanatıdır. Görme işitme tatma dokunma koklama… gibi duyu organlarımız aracılığıyla varlıkların belirleyici niteliklerini algılama bu nitelikleri belirterek onları görünür kılmadır. Betimleme varlıkların kendilerine özgü niteliklerini sözcüklerle anlatma işidir. Varlıkların eşyaların ve olayların en belirgin özellikleriyle tanıtılıp göz önünde canlandırılmasına yönelik bir anlatım yoludur. Betimleme bir bakıma varlıkların nesnelerin ve olayların sözcüklerle resmini çizmektir. Bu anlatım okuyucuların duygularına hayal gücüne seslenir; yani yazar dış dünya ile varlıklarla ilgili izlenimlerini okurlara da aktarmak ister. Bunun için de bilinçli titiz bir gözlem yoluyla ayrıntı seçer. Seçtiği ayrıntıları imge (hayal) oluşturacak biçimde düzenler.

    Ayrıntılar genelden özele ya da özelden genele doğru sıralanabilir. Sözgelimi bir kentin genel görünümünü anlattıktan sonra özellik taşıyan bir yapısını (hastane kışla park cami…) ele almak genelden özele doğru bir betimlemedir. Bir hayvanın ilgiyi üstüne çeken gözlerinden başlayarak tüm gövdesini tanıtmak da özelden genele doğru bir betimlemedir.



    Konuları Bakımından Betimleme Türleri


    •İnsan betimlemesi
    • Hayvan betimlemesi
    • Eşya betimlemesi
    • Manzara betimlemesi
    • Olay betimlemesi


    Amaçları Bakımından Betimleme Türleri


    •Açıklayıcı – teknik betimleme
    • Sanatsal – izlenimsel betimleme

    Örnek: Gökyüzünün açık güneşli olduğu bir ilkbahar günüydü. Öğleden sonra saat tam beşe çeyrek kala arabamla Guercina’nın Pazar yerine geldim. Alan insan kaynıyordu. Birden çanlar çalmaya sirenler ötmeye başladı. İlk kez gökten düşen bir bombayı sonra bunun ardından on sekiz tane kadar olduğunu sayabildiğim savaş uçaklarını gördüm. Bombaların patlaması anlatılamaz bir panik yarattı. Ben beş milis askeriyle birlikte küçük bir tahta köprünün altına saklandım. Oldukça iyi gizlendiğimiz yerden meydanda olup bitenleri kadınların erkeklerin çocukların ve hatta hayvanların nasıl bir şaşkınlık ve korku içinde kaçıştıklarını dehşetle görebiliyorduk… Bu parçada yazar birdenbire karşısına çıkan savaş ortamını; bu ortamda insanların nasıl davrandıklarını betimliyor.
    Örnek: Sarı yağmur incecik ışığın üstüne yağan başka bir ışık gibi iniyordu. Yerler ince yağmuru buradan alıp hızla az öteye döküveriyordu. Kuşlar boyunlarını içlerine çekmişler tüyleri domur domur dallarda kıpırtısız duruyor. Yağmurun içinden mor bir kelebek seli geçti. İleride akar çayın kıyısında bir çıvgına tutulup bir hayat çalısının üstünde kasırgalandı hayat çalısı mosmor oldu tepeden tırnağa; bir süre karmakarışık iç içe uğunarak salkım saçak toparlanıp dağılarak orada savruldu. Sonra mor toparlak sarının ışıltısında eridi dağıldı usul usul yitip gitti. Bu parçada doğadaki olaylar bir devinim içinde verilirken varlıklar çeşitli özellikleriyle çoğunlukla görme duyusuna seslenen bir biçimde gözler önünde canlandırılmıştır.
    Örnek: Eski bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere giriliyor ve sefaletbütün dehşeti ve çirkinliğiyle başlıyordu.Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak çocuklarla çamurdan köpekler eğri büğrü sokaklar… Tezekten çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş penceresiz kulübeler…

    Betimleme Türleri Çeşitleri Betimleme (Tasvir etme)

    Betimleme bir varlığın ya da manzaranın göz önünde canlanacak biçimde kendine özgü yönlerini belirterek söz ya da yazıyla anlatılmasıdır. Neler betimlenir tasvir edilir? Gözle görebildiğimiz ya da hayalimizde canlandırabileceğimiz her şey Elimize aldığımız bir kitap ya da kalem oturduğumuz oda pencereden bakınca dışarıda gördüklerimiz bulunduğumuz semt yaşa*dığımız kent gökyüzü bulutlar dünya evren betim*lenebilir.

    Betimleme görülenlerin gözlemlerin sözcüklerle anlatılmasıdır bir bakıma. Betimlemede mutlaka görsellik vardır. Varlığı gözle algılanan ayrıntılardan söz edilebilir. Yani betimleme gözleme dayanır. Yazar bir varlığı ya da manzarayı betimlerken niteleyici sözcüklerden yararlanır:

    "Son derece sakin sinek uçsa sesi duyulacak kadar sessiz bir odadayız."

    "Gözümüzün önünde uzayıp giden uçsuz bucaksız masmavi deniz ve çam ağaçlarına şarkı söyleten rüzgâr insana yaşama sevinci veriyordu."

    Betimleme bir anın bir durumun bir grup insanın fotoğrafının çekilmesidir. "Fotoğraf" betimlemeyi başka tekniklerden -özellikle öykülemeden- ayırmak için anahtar kavramdır. Bir sınıf düşünelim o sınıfın bütün sınıfa hâkim bir noktadan fotoğrafını çekelim. Fotoğrafta görünenlerin anlatılması betimlemedir. Bir öğrenci defterine bir şeyler yazıyor biri arkasına dönmüş bir başkası dışarı bakıyor olabilir. Bunları anlatan cümleler betimlemeyi oluşturur.

    Betimleme tekniğinde sanatlı anlatım söz konusudur. Yazar sözcükleri mecaz anlamda kullanabilir. Betimlediği durumla ilgili duygularınıbeğenisini ortaya koyabilir. Yazar anlatım sırasında değişik söz sanatlarından yararlanabilir.



    Örnek:"Bulunduğumuz yer denizden bin beş yüz metre kadar yüksekte idi. Akcedil; ay iskelesinin önünde duran kayıklar ağaçların arasındaki seyrek binalar iğne topuzu kadar ufaktı. Karşıda Burhaniye'nin arkasında yatan Madra dağları şekilsiz bir yığından ibaretti. Güneşin altında göz kamaştırıcı pırıltılarla yanan deniz ta uzaklarda açıklı koyulu gölgelere bürünen Midilli Adası'na kadar uzanıyor bunun sağ yanından geçerek ufukta sisler içinde gökle birleşiyordu. Kazdağı'nın körfeze kadar yaklaşan eteklerini sayılamayacak kadar çok her biri başka renk ve biçimde irili ufaklı dağlar ve tepeler çeviriyordu. Arkamızda Sarıkız bu dağların en yüksek tepesi ağaçsız başını beyaz bulutlara uzatıyordu."(Sabahattin Ali)

    Yazar bulunduğu yüksek yerden bakınca gördüklerini betimlemiş. Eğer aynı yeri bir başka yazar betimleseydi farklı bir betimleme ortaya çıkardı. Yazar gözlemlerine duygularını katarak betimleme yapıyor. Söz sanatlarından (benzetme kişileştirme abartma) yararlanıyor. Anlattıklarının okurun gözünde canlanmasın sağlamaya çalışıyor.

    Betimleme yazarın anlatımına ve duygularını katıp katmamasına göre ikiye ayrılır:

    a) İzlenimsel Betimleme

    Duyguların öznelliğin ağır bastığı betimleme türüdür. Anlatılanlar kişiye göre değişen nitelikler ve ayrıntılardır. "Sınıfın insanın içini karartan bir havası vardı." cümlesinde kişiden kişiye değişen bir yargı söz konusudur. Aynı sınıfı bir başkası farklı biçimde algılayabilir. Yukarıda S. Ali'den alınan parça da bir izlenimsel betimleme örneğidir.

    Edebi yazılardaki betimlemeler genellikle izlenimsel betimleme örneğidir. Çünkü yazar gördüklerini du= ygularına bağlı olarak anlatır anlatıma duygularını da katar.

    Aşağıdaki paragrafı okuyalım:

    "Yeşil yumuşak çimenlerin üzerine oturmuş gözlerinden birbiri ardı sıra yuvarlanan gözyaşları arasından bana bakıyor. Oturduğu yerdeki çimenlerin sarıyeşil parıltısı gözlerimi kamaştırdı. Gerideki bahçe duvarını gözden saklayan mor leylaklardan etrafa hafif serin bir koku yayılıyordu." (Tektaş AĞAOĞLU)

    Yazar karşısındaki kişiyi ve oturduğu yeri kendi bakış açısı ile anlatıyor. Bu paragraf duyguların ön plana çıktığı bir öznel betimleme örneğidir