Beyaz Diş Kitap Özeti Ödevi

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Jack London Beyaz Diş Kitap Özeti

    Bill ve Henry, ölen Lord Alfred’in tabutunu memleketine yetiştirmek için altı köpeğiyle uzun bir yolculuğa çıkmışlardır. Yollan orman içinden geçmektedir. Ormansa et peşinde olan aç kurt sürüleriyle doludur. Soğuk havaya bir de ormanın vahşi tehlikesi eklenir. Kurtlar, et peşindedir. Peşlerinden gelirler, kamp kurunca etraflarını çevirirler. Gözleri hep Bill, Henry ve köpekler üzerindedir. Bill ve Henry, kendilerini korumak için çeşitli yollara başvururlarsa da üç gecede, üç köpeği kaptırırlar. Bunu yapan Dişi Kurt’tur. Bill ve Henry’nin üç kurşunu kalır. Bill, üç kurşunu feda ederek savunmaya geçer. Yazık ki, kurtlara yem olmaktan kurtulamaz. Henry, kalan köpeklerle yoluna devam etmeye çalışır. Ama onu parçalanmaktan da son anda başkaları kurtarır. Öte yandan Dişi Kurt, avlanmayı, kurt sürüsü içerisinde dalaşmayı sürdürmektedir. Kendi sürüsünde yer alan Tek Göz de Dişi Kurt için savaşanlardandır. Günün birinde Dişi Kurt’un Tek Göz’den yavruları olur. Yavrularını Kızılderili Kampına yakın bir mağaraya getirirler ve yiyecek bulmaya çıkarlar.

    Kızıldereli kabilesinden biri anne Dişi Kurt’u görünce tanır. Onun “Kiche” olduğunu anlar. O, iki yıl önceki kıtlıkta yiyecek için kaçmıştır. O gün den sonra hem anne Kiche, hem de boz renkli kurt, bu Kızılderili kabileyle yaşamaktadır. Onları sahiplenen Gri Kunduz, yavruya dişlerinin çok beyaz olması nedeniyle “Beyaz Diş” adını koymuştur.

    Beyaz Diş, burada insanları tanır. Onların tanrı olduğuna karar verir. Çünkü insanın, tüm canlılara egemen, tüm hayvanlardan üstün bir hayvan olduğunu algılar. İnsan tanrılara itaat etmesi gerektiğini, güçlüye boğun eğmeyi, zayıfı ezmeyi öğrenir. Günlerini annesiyle birlikte geçiriyordur. Bu kabilede kızak çekmek, diğer köpeklerin olduğu gibi onun da görevidir. Hata yaptığında tokatla, dayakla cezalandırılır, doğru yaptığında ise, etle ödüllendirilir. Hiçbir zaman Gri Kunduz, ona sevgisini tam olarak göstermemiştir, ama onu diğer köpeklerden ayrı tuttuğu da apaçık bellidir. Kabilede Lip- Lip adlı köpek, başına dert olmuştur. Ona sürekli saldırmaktadır ve Beyaz Diş onunla sürekli mücadele etmek durumundadır. Ve böylece savaşmayı öğrenir. Hem de öyle bir öğrenir ki, hiçbir köpek yanından geçmeye cesaret bile edemez. Beyaz Diş, kamp hayalindan sıkılmaya başlar ve eski özgür günlerine özlem duyar. Kamptan kaçmak için annesini ayartmaya çalışır, ama başaramaz. Bu hayata katlanmak zorunda kalır.

    İnsanoğlunun eline düştükten sonra Beyaz Diş, ana kucağında fazla barınamaz. Gri Kunduz’ un Kiche, Üç Kartal isimli adama verilip uzaklara gider. Beyaz Diş günlerce annesinin yasını tutar, ama bu annesine tekrar kavuşmasını sağlamaz. Beyaz Diş buna zor alışır. Ama tek başına kalınca hayatta daha güçlü olmayı öğrenir. Özgürlüğüne kavuşmak için defalarca kamptan kaçar, ama her defasında geri döner. Çünkü dışarısının korkunç olduğunu anlar, insanları ise sığınılacak tann olarak görür. Kendi kendine yetebileceğini bildiği halde, insan tanrıların yanında daha huzurlu, daha güvende olacağını anladığı için her defasında geri döner. Kıtlığı da bolluğu da onların yanında yaşamaya karar verir.

    Ormana kaçtığı günlerden birinde annesi Kiche’yi görür. Ancak annesi onu tanımaz ve ona saldırgan tavırlar sergiler. O zaman Beyaz Diş, daha da güçlü olması gerektiğini bir kez daha anlar. Kıtlık baş göstermiştir ve para kazanabilmek için Gri Kunduz, Beyaz Diş’i de alıp, Mackenzie ırmağından Fort Yukon’a gider. Burada mallarını satıp bolca para kazanır. Bu sırada Beyaz Diş de Gri Kunduz’un mallarına göz kulak olur, onu korur. Diğer köpeklere göz açtırmaz, kendisine saldırmaya kalkan bir köpeği anında yere seriverir. Güzel Smith isimli çirkin mi çirkin, eciş bücüş, ufak tefek, sıskaca bir adam Beyaz Diş’i gözlemlemiş, onun gücünü, nasıl dövüştüğünü görmüş ve ona sahip olmak için yanıp tutuşuyordun Güzel Smith’in civarda ne denli tabansız, aşağılık, mıymıntı biri olduğunu bilmeyen yoktur. Beyaz Diş’e talip olduğunu Gri Kunduz’a söyler. Ancak Gri Kunduz’un Beyaz Diş’i satmaya niyeti yoktur. Beyaz Diş’in bu adamı gözü hiç tutmamış, onun tehlikeli bir insan olduğunu düşünüyordur. Onu her gördüğünde hırlar, tüyleri diken diken olur. Ama Güzel Smith’in de vazgeçmeye niyeti yoktur. Bir ziyaretinde Gri Kunduz’a viski götürerek onu viskiye alıştırır. Gri Kunduz viski bulabilmek için neyi var neyi yok harcar. Sonunda Güzel Smith teklifini yineler ve Beyaz Diş, şişe hesabına satılarak Güzel Smith’in olur.

    Güzel Smith, Beyaz Diş’e sahip olmasının ardında yatan sebep ise, onu başka köpeklerle dövüştürüp bu işten para kazanmaktır. Beyaz Diş, Güzel Smith’i hiç sevmez, hatta ondan nefret eder. Aynca insanların onunla alay etmelerinden ve onu göstererek gülmelerinden de hiç hoşlanmaz. Güzel Smith, onu bir kafese kapatmış ve boynundan da zincirlemiştir. Zinciri ancak kafese dövüşmek için köpek geldiğinde çözer. Beyaz Diş öylesine dövüşüyordur İti, hiçbir köpeğe henüz yenilmemiştir. Güzel Smith de bu işten çok para kazanıyordun Beyaz Diş’in adı artık “Dövüşen Kurt” olmuştur ve adını duymayan yoktur. Derken bir gün Tim Keenen adında bir kumarbazın köpeği olan bir buldogla dövüşmeye başlar. Bu dövüş için çok kişi bahse girmiştir. Çünkü buldog Cherokee de bugüne kadar Beyaz Diş’in karşısına çıkmış en güçlü rakiplerden bir tanesidir. Beyaz Diş yine tüm gücüyle, vahşiliğiyle Cherokee’ye saldırır, ancak köpek farklı taktik izler. Derken Cherokee Beyaz Diş’in boş bulunduğu bir anda dişlerini boynuna geçirir ve bırakmak nedir bilmez. Dişlerini giderek Beyaz Diş’in şahdamarına doğru kaydırır. Beyaz Diş, tüm tepinmelerine, çabalamalarına rağmen boynundaki dişlerden kurtulamaz. Artık gücü kalmamıştır, zar zor nefes alıyordur. Olayı, oradan geçmekte olan Scott ve Matt isimli iki yabancı fark eder ve hemen müdahale ederek Beyaz Diş’i son anda ölümden kurtarırlar. Scott, Güzel Smith’e büyük bir öfke duyarak Beyaz Diş’i ondan 150 dolar karşılığında satın alır. Artık Beyaz Diş’in yeni sahibi Weedon Scott’ tur.

    Scott, bir maden uzmanıdır, Matt ise Scott’ un yardımcısıdır. İlk başlarda Beyaz Diş ona alışmakta çok zorlanır. Bugüne kadar insanlardan hep azar işitmiş, dayak yemiş olan, bunca dövüş geçirmiş olan Beyaz Diş, Scott’un tatlı diline ve sevgi gösterilerine bir türlü inanamaz, ona tam olarak güvenemez. Hep cezalandırılacalamış, dayak yiyecekmiş gibi tetikte durur. Gel zaman git zaman, Scott’un da sabretmesiyle Beyaz Diş vahşiliğinden bir miktar sıyrılarak Scott’u sevmeye ve ona kendini sevdirmeye başlar. Scott onu eğitir, geçirdiği kötü günleri unutturmaya çalıştırır. Beyaz Diş de artık yeni sahibine çok alışmış ve onu çok sevmeye başlamıştır. Zaten o, öteden beri insan tanrılara itaat etmesi gerektiğini biliyordur. Bir gün Scott iş için oradan ayrılmak durumunda kalır. Efendisinin kendisini bırakıp gittiğini anlayan Beyaz Diş, o kadar üzülür ki, üzüntüsünden yemeden içmeden kesilir. Zayıflar, gözleri donuklaşır. Bu halinden korkan Matt, Scott’a mektup yazarak durumu bildirir. Bunun üzerine Scott gelir ve Beyaz Diş de eski sağlığına, neşesine kavuşmuş olur.

    Günler sonra Scott’un artık orada işi bitmiş ve memleketine geri dönecektir. Yine bir huzursuzluk olduğunu anlamıştır. Beyaz Diş, Scott da ne yapacağını, ondan nasıl ayrılacağını kara kara düşünüyordur. Bavullarını hazırlar, onlara engel olmasın diye Beyaz Diş’i kulübeye kapatır ve yola çıkar. Bineceği vapura geldiği sırada Beyaz Diş’in kaçmayı başararak yanlarında olduğunu görür, bu sevgi ve bağlılıktan mutluluk duyar. Onu da yanında götürmeye karar verir.

    Kuzey ülkesinden San Fransisko’ya giderler. Scott’un evinde herkesi tanımaya başlar. Beyaz Diş’in burada da öğrenecek çok şeyi vardır. Weedon Scott’un babası, bir yargıçtır. Karısı ve iki çocuğu, kız kardeşi, annesi, kısacası tüm ailesiyle yaşıyordur. Beyaz Diş’i burada da her yerde olduğu gibi rahatsız eden şeyler vardır. Bir çoban köpeği olan Collie onu bir türlü rahat bırakmaz. Her yerde sıkıştırıp saldırır. Ancak dişilerle savaşmaması gerektiğini atalarından biliyordur. Onun dışında canını sıkan fazla bir şey yoktur. Ormanda sürekli avlanarak hayatını sürdüren Beyaz Diş, burada da tavukları görünce onları öldürüp yer. Bunun üzerine Scott, ona bir ders vererek Beyaz Diş’i avlanmaktan da vazgeçirir. Artık her türlü hayvanla bir arada yaşar, ancak hiç birisini öldürüp yemez. Kısa zamanda evdekilerin sevgisini kazanır. Efendisinin evini, mülkünü hırsızlara karşı koruyordur. Zamanla Collie ile de aralan düzelmiştir ve o da annesinin babasına yaptığı gibi, onu cilveleriyle baştan çıkartmıştır. Ancak yine baba Scott’un onun hakkında bazı şüpheleri vardır. O günlerde San Qentin Cezaevi’nden azılı bir katil olan Jim Hall kaçar. Jim Hall’i de yargıç Scott, mahkum etmiştir. Aslında suçsuzdur, ama yargıç bunu bilmez. Ve onu mahkum ettirmesi üzerine yargıçtan öcünü alacağına dair yemin etmiştir. Bir gece Beyaz Diş, herkes uyurken, evde tıkırtılar duyar ve tehlikeli bir durum olduğunu sezinler. Jim Hall eve girer. Beyaz Diş, uygun zamanı bekleyip üstüne atlar ve onu etkisiz hale getirir. Jim Hall de tabancayla ateş eder, Beyaz Diş’i vurur. Ev halkı bu gürültülere uyanırken Beyaz Diş’in nasıl sadık bir kurt olduğunu daha da iyi anlarlar. Ağır yaralanan Beyaz Diş, hemen tedavi edilir. Zorlu geçen günlerden sonra sağlığına kavuşmayı başarır. Efendisi Weedon Scott’un karısı ona “Sevgili Kurt” adını takar. Evdeki herkes bu adı benimser. Her şey eski halinden de iyi olur. Bu arada Beyaz Diş’in Collie’den yarım düzine yavrusu olur.