Beyin Kanseri Tedavisi Varmı

Konusu 'Güncel bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Beyin Kanserinin Tedavisi

    Beyin tümörleri genellikle birincil ya da ikincil olarak sınıflandırılırlar ve bunlar (genellikle) vücudun herhangi bir yerinde başlayıp beyne metastaz yapanlar ve beyinde oluşanlardır. 9 yaş altı ve 55 yaş üstü daha sıklıkla görülen beyin kanserlerine beyaz ırkta ve erkeklerde daha çok rastlanır. Beyin kanserlerinin belirtileri tıbbi olarak teşhisi zorlaştıracak şekilde zaman zaman yok olup zaman zaman ortaya çıkabilirler. Yukarıdaki belirtiler söz konusu olduğunda kafa içi basıncın artmasından şüphelenerek tam bir teşhis için beyni görüntülemek gerekir ve bu amaçla beyin tomografisi ve MRG çekilir. Beyin tümörleri kafatası içerisinde büyüyerek beyin üzerine baskı yaparlar. Bulundukları bölgeye ve baskı altında tuttukları beyin alanına göre belirtiler verirler. Ancak kafa içinde yer kaplayan bütün vakalarda olduğu gibi öncelikle kafa içi basıncın artmasına bağlı belirtileri gösterirler.. TümörBeyin baskı altında normal görüntüsünü kaybeder ve işlevlerini yerine getiremez. düzensiz bir şekilde büyümeye devam eder ve genişleme büyüme imkanı olmayan kafatası içerisinde beyin üzerine baskı yapmaya başlar.
    Beynin her iki yarım küresi simetrik olarak yerleşmişlerdir. Her iki tarafta düzenli sınırlarla ayrılmışlardır. Bu normal yapıya giren herhangi bir yer kaplayan oluşum simetrik yapıyı bozacak ve beyin üzerine baskı yapacaktır. Beyin Tümörleri iki çeşittir
    1- İyi huylu tümörler: Beyin dokusundan kolaylıkla ayrılabilir ve tamamına yakını çıkartılabilir. Bu nedenle operasyon sonrası sonuçları iyidir. Ancak tümör her ne kadar iyi huylu da olsa beyinde bulunduğu bölge hayati önem taşıyan bir bölge ise ameliyat sonrası sonuçlar maalesef yüz güldürücü olmayabilir. Yavaş üreme hızına sahip olmalarına rağmen öldürücü olmasalar dahi vücutta kalıcı harabiyete ve işlev bozukluklarına sebep olabilirler.

    2- Kötü huylu tümörler: Çok hızlı üreyen çamur kıvamında ve operasyonla alınması oldukça zor olan tümörlerdir. Opere edilseler dahi belli bir süreçten sonra tekrar nüksederek beyne baskı yapmaya devam ederler. Ameliyat sonrası 5 yıl yaşama şansı veren tümörler olduğu gibi 5-6 ayda da hastanın ölümüne sebep olacak türleri mevcuttur.


    Beyin tümörünün nedenleri bilinmemesine rağmen tümör oluşma riskini artıran bazı nedenler şunlardır: - Vücudun başka organlarında görülen kanser. - Bunlar beyne yayılabilir ve burada yeni bir tümör oluşturabilir.
    - Petrol rafinerisi plastik üretim veya ilaç üretim fabrikalarında çalışmak.

    Tümörler beynin bölümleri olan frontal paryetal oksipital ve temporal loblarında gelişebilir. Tümörün nerde olduğuna bağlı olarak belirtiler değişebilir. Frontal - Baş ağrısı
    - Halsizlik
    - Vücudun bir tarafında uyuşukluk
    - Ruh halinde önemli değişiklikler
    - Kafa karışıklığı ve yönelim bozukluğu Paryetal
    - Baş ağrısı
    - Kasılmalar
    - Uyuşma
    - Elle yazı yazmada sorunlar
    - Basit matematik problemlerini çözmede zorluk
    - Belirli hareketleri yapmada sorun
    - Dokunma hissi kaybı Oksipital
    - Baş ağrısı
    - Görme kaybı
    - Görsel halüsinasyonlar
    - Kasılmalar Temporal
    - Baş ağrısı
    - Kasılmalar
    - Algısal ve mekansal bozukluk
    - Bir kaç komutu takip etmede zorluk
    - Ruh hali değişikliğine ve ruh halleri arasındaki farkı söyleyememeye neden olabilir.

    Beyin Kanseri Tedavisi: Beyin tümörlerinin tedavisi cerrahidir. İster iyi huylu ister kötü huylu olsun tüm tümörler cerrahi olarak tedavi edilmektedir. Ancak bazı durumlarda cerrahi uygulamak mümkün olmayabilir. Şayet tümör beynin çok hassas olan bazı hayati bölgelerine yerleşmişse bu bölgelere dokunmak hayati tehlike yarattığından tümör yerinde bırakılabilir. Bu durumda sadece ışın tedavisi ve ilaç tedavisi (kemoterapi) uygulaması yapılabilir.
    Vücudun diğer bölümlerinde oluşan tümörler beyine yayılabilir. Buna metastaz denilmektedir. Özellikle akciğer kanseri beyine yayılabilir ve kötü huylu tümörlerdendir. Cerrahi müdahale yapılsa bile sonuçlar yüz güldürücü değildir. Hatta bazı vakalarda birkaç tane odak halinde yayılma varsa cerrahi bile uygulanmayabilir. Hasta kemoterapi ve ışın tedavisine alınır.