Bıçak İle İlgili Deyimler

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Bıçak İle İlgili Deyimler ve anlamları

    *** bıçak altına yatmak
    ameliyat olmak.

    *** bıçak atmak
    1) bir hedefe bıçak fırlatmak; 2) bıçaklamak; 3) ameliyat etmek.

    *** bıçak bıçağa gelmek
    bıçakla birbirine saldıracak kadar zorlu kavga etmek.

    *** bıçak çekmek
    üzerindeki bıçağı birden eline alarak birine saplamaya hazırlanmak: “Köy delikanlılarının bıçak çekmeye elleri bile değmedi.” -M. Ş. Esendal.

    *** bıçak gibi
    ince, keskin.

    *** bıçak gibi kesilmek
    söz, konuşma, sohbet birden bitmek, duruvermek: “Bu tatlı sohbetin arasında kapı çalındı, lakırtıları bıçak gibi kesildi.” -H. E. Adıvar.

    *** bıçak gibi kesmek
    1) çok keskin olmak; 2) birdenbire ve tamamen ortadan kaldırmak.

    *** bıçak gibi saplanmak
    sancı, ağrı birden ve güçlü olarak gelmek.

    *** bıçak kemiğe dayanmak
    çekilen sıkıntı artık katlanılamayacak bir duruma gelmek: “Bıçak kemiğe dayandı mı başkaldırır, canını sakınmaz, hakkını ister.” -A. Ağaoğlu.

    *** bıçak silmek
    bir işi bitirmek.

    *** bıçak suyu kesiyor
    “çok körleşmiş” anlamında kullanılan bir söz.

    *** bıçak vurmak
    1) bıçakla kesmek; 2) bıçaklamak.

    *** kanlı bıçaklı olmak
    aralarında herhangi bir nedenden dolayı birbirini öldürecek kadar düşmanlık bulunmak.

    *** sırtından bıçaklamak
    ihanet etmek: “Arkadaşların birbirini sırtından bıçaklaması doğru değil. Bunu ancak düşmanlar yapabilir.” -S. Dölek.

    *** bıçak yemek
    bıçaklanmak.

    *** (birinin) ağzını bıçak açmamak
    üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak: “O gittiği günden beri Zeynep kadının ağzını bıçak açmıyor.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    *** (birinin) çenesini bıçak açmamak
    sıkıntı ve üzüntüden konuşamamak: “Hiçbirimizin çenesini bıçak açmıyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.