Biyoçeşitlilik Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 28 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Biyoçeşitlilik

    Biyoçeşitlilik, kısaca tüm dünyadaki hayat formlarının çeşitliliğidir. İnsanların hayatlarını sürdürebilmesi için yaşadıkları çevrede, temiz su ve havanın, toprakların, besinlerin ve öbür ihtiyaçlarının karşılandığı, kullanacağı çeşitli maddelerin yer alması gereklidir. Hayat için gerekli madde ve koşullar, çevrenin abiyotik etkenleri ile bakteri, protista, mantar, nebat ve hayvanlar aracılığıyla sağlanır. Bir alandaki biyoçeşitlilik arttıkça o çevrenin ekolojik hizmetleri de o oranda artar. Tek bu yükseliş bilimsel çeşitliliği yaratan türler içinde etkileşimin yapılması halinde geçerlidir. Bu sebeple bilimsel farklılık arttıkça, ekosistemlerdeki madde döngüsü ve enerji akışları daha etkili gerçekleşir. Bunun aksine, ekosistemdeki bilimsel farklılık azaldığında, ekosistem hizmetlerinde azalma olabilir. Söz gelişi, yılan yer aldığı ekosistemdeki kurbağa benzeri türleri besin olarak kullanır. Böylelikle kurbağa popülasyonlarının fazla artışı engellenir. Bunun sonucu olarak, kurbağalarla benzer besini paylaşan öbür hayvanların besinlerden yararlanmalarına imkan verilir.

    Biyolojik çeşitlilik, bir bölgede bulunan genlerin ve türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik olayların meydana getirdiği bir bütündür. Başka bir söylemle bir bölgedeki genlerin, bu genleri taşıyan türlerin, bu türleri barındıran ekosistemlerin ve bunları birbirlerine bağlayan olayların hepsini kapsar. Bu vaziyette bir ekosistemdeki biyofarklılığın sürdürülebilir olmasının ciddi parametreleri üç ögeden oluşur;

    Genetik farklılık: Kalıtsal olarak geçtiğimiz ve var oluşun fizyolojik ve biyokimyasal özelliklerini tespit eden biyokimyasal paketler olarak tanımlanabilir. Kalıtımsal farklılık belli bir tür, popülasyon, türde, alt-tür veya ırk içerisinde bulunan gen farklılığıyla ölçülür. Bu tür değişiklikler, söz gelişi evcil hayvanların ve zirai ürünlerin üretilmesini ve yabanıl hayatta değişim gösteren şartlara uyumu olanağı sağlar.

    Tür çeşitliliği: Bir grup organizma kalıtımsal olarak benzerlikler gösterir ve karşılıklı olarak olarak ürerler, bunun sonucunda türler olarak adlandırılan üretken canlılar belirir. Tür çeşitliliği çoğunlukla, belli coğrafi kısıtlar içerisinde bulunan türlerin toplamında sayısıyla ölçülür.

    Ekosistem çeşitliliği:
    Bir ekosistem bitki ve hayvanlar, toprak, su, gökyüzü ve mineraller benzeri cansız varlıklardan meydana gelir. Toplulukların bizzat içlerinde ve topluluklar ile etrafları içinde karma karışık işlevsel ilişkiler söz konusudur. Su dolaşımı, toprak oluşumu, enerji akışı benzeri ana ekolojik süreçlerinde mekanizmasını meydana getirir. Bu aşamalar işlek toplulukları için gerekli meydana gelen dayanak sistemlerini olanağı sağlar ve böylelikle ciddi, karşılıklı olarak bağımlılık meydana gelir. Bu bağımlılık, bir bağlamda, sürdürülebilir kalkınmanın temel olgusudur. Her türün ekosistem hizmetlerinin oluşumunda tesiri bulunur. Söz gelişi, ekosistemlerin kilit taşı türlerinin ekolojik işlevi öbür türlere nispeten daha çoktur. Bu sebeple bu ekosisteme ilişkin kilit taşı türleri yok olduğunda, ekosistem çabuk biçimde değişmekte, bunun tesiriyle, ekosistem hizmetleri önemli oranda aksar veya tamamı ile bozulur. Azot bağlayan bakteriler, mikoriza mantarlar (Bitkiler ile mutualizm ilişkisinde meydana gelen mantarlar) açık denizlerde hayatını sürdüren önemli kütleli algler, tropik bölgelerdeki palmiye ve incir türleri yer aldıkları ekosistemin kilit taşı türleridir.