Böbrek Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Nehir tarafından 3 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Böbrek Hastalıkları ve Tedavileri Nelerdir

    Nefrit ve Tedavisi

    Nefronların iltihaplanması sonucu oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık böbrek yetmezliğinin oluşmasındaki en önemli sebeplerden birisidir.

    Her hastada farklıdır. Böbrek biyopsisinin sonucu ve hastada mevcut olan sorunlara göre tedavi planlanır. Sadece çocuklarda, eğer nefrotik sendrom var ise önce tedavi verilip, daha sonra gerekirse böbrek biyopsisi yapılabilir. Glomerülonefrit tedavisi kesinlikle uzman hekim, tercihen nefroloji uzmanı denetiminde olmalıdır. Tedavide başarısızlık kalıcı böbrek yetmezliğine yol açabilir ve hasta sürekli diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabilir.

    Albumin ve Tedavisi

    Böbreğimizde bulunan idrar süzme kapsüllerinin tam randımanlı olarak çalışmamasından dolayı oluşan bir hastalıktır.

    Mikroalbuminüri teşhisi konduysa böbrek kılcal damar yumaklarında harabiyet olduğunu ve bu durumun kandaki proteinlerin idrar yollarına geçmesine izin verdiğini biliyoruz. Böbrek içi basıncın da yüksek olması bu duruma katkıda bulunmaktadır. Doktorunuz size bu dönemde önereceği ilaç damar genişlemesini sağlayacağı için hem genel kan basıncını hem de böbrek içi basıncı düşürerek kılcal damar yumaklarından oluşan süzme ünitesine gelecek hasarı azaltacaklardır. Sonuç olarak idrarla albumin atılması azalacaktır. Kan basıncı normal olsa dahi bu ilaçları böbrekleri korumak amacıyla kullanmak mümkündür. Tedavi süresince doktorunuz belirli aralıklarla idrar albumin düzeyini kontrol etmek isteyecektir.

    Böbrek Taşları ve Tedavisi

    Kişide bulunan idrar yollarında oluşan iltihap sonucu eğer bir tıkanma olur ise, buradaki maddeler çökelerek vücudumuzda böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Bunun sonucunda böbrek taşları da böbreğimizde ciddi anlamda şiddetli ağrı ve kanamalara sebebiyet vermektedir. Bazen bu hastalıkta idrarın kanlı çıktığı da görülmüştür.

    Kalsiyum ve ürik asit taşları için ilaç kullanılabilir. Çok etkin olmamakla birlikte idrarın alkali veya asit olmasına dayanır. Allopürinol idrarda kalsiyum ve ürik asit miktarını azaltır. Sitrat ve magnezyum alımı taş oluşumunu engeller. Bazı barsak hastalıklarınıda kalsiyum fazla emilir, bunu önleyen ilaçlar kullanılır (selüloz fosfat). İdrar yolu enfeksiyonları taşa neden olabilir. Bu nedenle antibiyotik tedavisi yapılır.

    Öncelikle ESWL (Vücut dışından taşların ses dalgaları ile kırılarak tedavisi) En rahat, kolay, en zararsız tedavi yöntemidir. Bugün taşların %90-95′i bu yöntemle tedavi edilmektedir. 1,5 cm.’den büyük çaplı taşlarda kırılmadan önce böbrek içine silikondan yapılmış tüpler (kateter) takılır. Bu sayede taş kırıldığında kanallar tıkanmaz ve kolayca çıkar.
    Endoskopik yolla; İdrar kanallarının içine optik aletler ile girilerek taşlar basket aletleri sepetinin içine alınarak çıkarılır ve idrar kanalı içinde taşlar ultrasonik ve lazer problar ile kırılarak yok edilebilir.
    Çok büyük taşlarda (3,5cm.’den daha büyük çaplı taş) cerrahi yöntem uygulanmaktadır.
    Taş kırma aletleri;

    Elektrohidrolik
    Piezoelektrik
    Elektromanyetik
    Tedavi sonrasında hastada idrar kanlı gelebilir. Hasta idararını bir kapta toplar, tülbentten süzer ve taşları toplar. Taş düşme sırasında oluşabilecek ağrılar ilaç tedavisi ile giderilebilir.olmak üzere 3 değişik yapıdadır. Cihazların hepsinin ortak özelliği ses dalgaları üreterek taş üzerine yönlendirip taşın küçük parçacıklar halinde idarar yollarından atılması esasına dayanır. Merkezimizde en etkin ve en zararsız cihaz olan elktrohidrolik cihaz kullanılmaktadır. Bugün kırılabilecek böbrek taşlarının tedavi başarı şansımız %90-95 arasındadır. Yaklaşık tedavi 1 ila 5 seans sürebilir. Her seans 30 dakika vakit alır. İki günde bir, hasta tedavi için çağrılır. Taşların %70′i ilk seansta kırılır. Ancak büyük ve sert taşlarda seans sayısı arttırılabilir. Ortalama bir taşın tedavisi 7 gün ila 45 arasında değişir. Bu, taşın sertliği ve büyüklüğü ile orantılıdır.

    Üremi ve Tedavisi

    Bu hastalık böbreğin yeterli derecede üreyi süzememesi sonucu oluşmaktadır. Bu hastalık kanda bulunan üre miktarı artması sonucu oluşmaktadır.

    Üremide dikkat edilecek en önemli noktalardan biri hastanın yiyeceklerinin düzenlenmesidir. Başlıca yeşil sebzelermeyveler domates ve şekerli besinler verilmelidir. Ekmek azaltılırken et yumurta gibi albüminli besinler önemli ölçüde kısılırtuz ise tam anlamıyla kesilir.

    Bundan sonra yapılacak iş böbreğin tedavi edilmesidir. Kandaki asit miktarı artmışsa bol miktarda meyve vermekle ya da sodyum bikarbonatla asidoz önlenmeye çalışır. Kansızlık haline karşı vücuda yeterli oranda kan verilir.

    Böbrek Kanseri ve Tedavisi

    Böbrek kanserinde orta yaş üzeri ve çocuk tümörü olmak üzere iki türlü tümör vardır. Orta yaş üzeri tümörüne “renal hücreli karsinom” denilmektedir. Çocuk tümörüne ise “Wilm’s tümörü” denilmektedir. Bu iki tümörün belirtisi ise, idrarın kanlı olması ve karnınızda oluşan sancılı ağrılardır. Eğer tümör erken teşhis edilirse tedavi şansı yüksektir.

    Kanserli tümörün böbreğe ne derece sınırlı olduğu veya diğer bölgelere yayılımının ne derece olduğuna göre değişmektedir. Böbrek kanserinde yayılma olasılığı diğer kanser türlerinde olduğu gibi olabilmekte ve her zaman risk oluşturmaktadır.Böbrek kanseri hastalarının genel sağlık durumları ve sigara kullanımının da tedavi seçimi ve sürecinde önemli rol oynamaktadır.

    Böbrek kanseri oluşumundan sonra cerrahi müdahale sonrasında genelde sırasıylaradyoterapi, kemoterapi tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Kanserli tümörün böbrekte sınırlı olduğu kanser hastalarında, yapılan ameliyat sonrasında öncelikle böbrek ve ilgili lenf düğümleri çıkartılıp temizlenmektedir. Kanserli bölgenin boyutuna göre, böbreğin bir kısmının çıkartılması da bir tercih olarak gösterilmektedir. Burada hastanın genel durumu hastalığa karşı tedavi yöntemlerine verdiği cevaplar da çok önemlidir. Eğer sigara içmeyen bir kişi hasta ise iyileşme ve tedaviye cevap verme olasılıkları ciddi oranda artmaktadır.

    Böbrek kanseri tedavilerinde radyoterapi uygulamaları genelde sınırlı olarak uygulanabiliniyor ve genellikle böbrek kanserinin metastazlarının tedavisinde kullanılıyor. Yine benzer bir şekilde böbrek kanserleri, geleneksel kemoterapi ilaçlarına ne yazık ki genellikle dirençli tümörleri oluşturmaktadır.

    Böbrek Yetmezliği ve Tedavisi

    Kronik ve Akut böbrek yetmezliği olarak 2 gruba ayrılmaktadır. Kişideki böbreklerin tam olarak görevini yerine getirememesi sonucu bu hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu hastalığın olup olmadığını, kanımızdaki kreatinin ve üre oranına baktırarak öğrenebiliriz.

    Böbrek yetmezliğine yakalanan kişilerin sayısı her geçen gün artarken böbrek yetmezliği ve tedavisi ile ilgili araştırmalara da hız verilmeye devam ediliyor. Yapılan tüm kampanyalara rağmen kadavradan organ bağışı için yeterli sayıya ulaşılamazken organ nakli bekleyen kişiler nakil gelene kadar diyaliz adı verilen özel bir cihaza düzenli olarak girmek zorunda kalıyor.

    Kronik böbrek yetmezliğinde hastaların tek tedavi şansı böbrek nakli olurken böbrek nakli için ülkemizde genelde canlı vericiler kullanılıyor. Ancak yakın akrabalarında bazen doku uyuşması mümkün olmuyor. Böyle durumlarda isimleri organ bağış listesine alınan kişiler ne yazık ki organ bağışı yapan kişilerin sayılarının az olması nedeni ile uzun yıllar sıra beklemek zorunda kalıyor. Bu süre zarfında böbrek yetmezliği tedavisi için hastalar düzenli olarak diyalize giriyor. Diyaliz bir tedavi yöntemi olmamakla beraber hastaların yaşam sürelerini ve kalitesini yükselttiği için organ nakli yapılana kadar hastaların diyalize girmeleri gerekiyor.