Borç İle İlgili Atasözü

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Borç İle İlgili Atasözleri

    *** aç kalmak, borçlu olmaktan iyidir
    sözünün eri olana, borcunu ödeyememek aç kalmaktan daha ağır gelir.

    *** ağa borç eder, uşak harç
    ağa para sıkıntısı içinde olup borç etse de uşak, bunu anlamaz ve bol harcamayı sürdürür.

    *** alacakla verecek (borç) ödenmez
    bir yerden alacağınız parayla başka bir yere olan borcunuzu kapatamazsınız.

    *** Allah’a bir can borcu var
    Allah’a vereceği canından başka hiç kimseye bir borcu yok.

    *** arpacıya borç eden ahırını tez satar
    bir iş borçla sağlıklı bir biçimde yürütülemez.

    *** bayramda borç ödeyene ramazan ağır (kısa) gelir
    vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer.

    *** bey aşı borç, düğün aşı ödünç
    beyin sofrasında ağırlanan kimsenin karşılık olarak beye ziyafet vermesi kolay olmadığından bu bir borç olarak kalır; düğün aşı yiyen de günün birinde kendisinin yapacağı düğüne önceden gittiği düğün sahibini çağırır böylece borcun altından kalkmış olur.

    *** bin tasa bir borç ödemez
    borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz.

    *** borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek
    borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir.

    *** borcun yoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol
    tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

    *** borç iyi güne kalmaz
    borcu ilk fırsatta ödemek gerekir.

    *** borç ödemekle (vermekle), yol yürümekle tükenir
    birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

    *** borç ödenir, kira ödenmez
    kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.

    *** borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır
    borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.

    *** borç vermekle, düşman vurmakla
    borç vermekle, düşman vurmakla yok edilir.

    *** borç yiğidin kamçısıdır
    borç, kişiyi daha çok çalışmaya zorlar.

    *** borç yiyen kesesinden yer
    borçla alışveriş yapan, aldıklarının parasını hemen ödemese de günün birinde mutlaka ödeyecektir.

    *** borçlu ölmez, benzi sararır
    borç kişiyi öldürmez ancak hasta edecek kadar üzer.

    *** borçlunun dili kısa gerek
    borcu olan kimse, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır.

    *** borçlunun duacısı alacaklısıdır
    borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır.

    *** borçlunun yalımı alçak olur
    borçlu, özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez, suçlu gibi durur.

    *** borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir
    yoksulluk ve sıkıntı içinde olup da bey adı taşımaktansa borçsuz ve sıkıntısız bir çoban olmak daha iyidir.

    *** borçtan korkan kapısını büyük açmaz (küçük açar)
    borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.

    *** derdin yoksa söylen, borcun yoksa evlen
    derdi olmayan kimse önemsiz şeyleri kendisine dert edinerek söylenir, borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şey satın almak zorunda kaldığı için borçlanır.

    *** dilenciye borçlu olma, ya düğünde ister ya bayramda
    çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz.

    *** hırsıza beyler de borçlu
    zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.

    *** komşu ekmeği komşuya borçtur
    komşunuz size bir ikramda bulunur, bir şey armağan ederse siz de ona ikramda bulunmalı, armağan vermelisiniz.

    *** paran çoksa (borcun yoksa) kefil ol, işin yoksa şahit ol
    tanıklık boş oturan kimselerin, kefillik ise parası çok olan kimselerin işidir.

    *** selam verdik, borçlu çıktık
    küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik.

    *** veresiye (borca) şarap içen, iki kez (kere) sarhoş olur
    veresiye alışveriş eden iki kez sarsılır; malı aldığı zaman bir süre sonra para ödemenin üzüntüsünü çeker, ödeme zamanı gelince de karşılıksız ödeme yapıyormuş gibi sıkılır.

    *** yatanın yürüyene borcu var
    1) çalışmayanın sürekli olarak çalışana borcu vardır; 2) çalışmayarak bir şeyden yararlanan kişi, bu kolaylığı, çalışıp o şeyi meydana getirene borçludur.

    *** yol yürümekle, borç ödemekle (vermekle) (tükenir) (biter)
    birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.

    *** zora, beylerin borcu var
    zor kullanan kişilerin istediğini en güçlü kimseler bile verirler.