Borç İle İlgili Deyimler

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Borç İle İlgili Deyimler ve anlamları

    *** (birine) borçlu bulunmak (olmak)
    borçlu duruma düşmek: “Dehasını, geçirdiği sara nöbetlerinin şokuna borçlu bulunuyordu.” -H. Taner. “Fakat ben bu ağırlığı o kadar az yükleneceğim ki söylemeye borçlu olduğumdan bir adım ileri geçmeyeceğim.” -N. F. Kısakürek.

    *** borca almak
    veresiye almak.

    *** borca batmak
    çok borçlu olmak: “Şevket ölesiye çalışmak pahasına acaba bu korkunç masrafı karşılayacak kadar para kazanıyor mu idi yoksa çocukcağız borca mı batıyordu?” -R. N. Güntekin.

    *** borca girmek
    borçlanmak, borç para almak.

    *** borcunu bilmek
    1) bir şey yapmayı yerine getirilmesi gereken bir iş olarak değerlendirmek; 2) borcunu zamanında öder olmak.

    *** borcunu kapatmak
    borcunu ödeyip bitirmek.

    *** borç almak
    daha sonra ödemek üzere birinden para veya bir şey almak: “On beş lira borç aldıktan sonra eve döndüm.” -H. E. Adıvar.

    *** borç altına girmek
    borç para almak.

    *** borç bini aşmak
    borç, altından kalkılamayacak duruma gelmek.

    *** borç etmek (yapmak)
    borçlanmak: “Altlarında şilte, dolaplarında eşya kalmadı ama kimseye de borç yapmadılar.” -P. Safa. “Babasından bir şey koparamadığı zaman borç ediyor, sonra ona ödetiyordu.” -H. R. Gürpınar.

    *** borç gırtlağına çıkmak
    borca batmak.

    *** borç harç etmek
    sürekli borç alıp vermek: “Hazır param var biraz, biliyorsun. Yetmezse borç harç ederim.” -N. Hikmet.

    *** borç yemek
    borçla geçinmek.

    *** borçlu çıkmak
    görülen hesapta vereceği kalmak: “Para muamelelerinden borçlu çıkmıştı.” -Y. K. Beyatlı.

    *** hayatını (birine) borçlu olmak
    1) biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak; 2) birinin yaşamı bir başkasının desteği ile sağlanmış olmak: Bu hayatımı ağabeyime borçluyum.