Bükreş antlaşması maddeleri ve önemi

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Eylem tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    BÜKREŞ BARIŞ ANTLAŞMASI

    Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan antlaşma (28 Mayıs 1812).

    XVIII. yüzyılın sonlarında Napoleon Bonaparte'ın Mısır'ı işgal etmesi üzerine Osmanlı Devleti , Rusya ve İngiltere ile bir antlaşma yaptı. Rusya Fransızları, Yunan adalarından İngiltere de Mısır'dan çıkarmak istediğinden Osmanlı Devleti ile anlaştılar. Bunun üzerine İngiltere ve Osmanlı donanmaları Mısır sahillerini sardı. Osmanlı-Rus kuvvetleri de Yunan adalarında Fransızlarla çarpıştı. Yunan adalarında Rusya'nın nezareti altında Osmanlı Devleti 'ne bağlı "Yedi Ada Cumhuriyeti" kuruldu. Osmanlı-Rus İngiltere devletleri arasındaki antlaşma, Fransızların Mısır'ı boşaltmalarından sonra da devam etti, fakat arada anlaşma bulunduğu halde Rusya'nın Osmanlı Devleti aleyhindeki politikası değişmedi. Rusya, Sırpları ve Karadağlıları Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttığı gibi Tiflis ve dolaylarını işgal etti. Osmanlı Devleti bu durumu antlaşma hükümlerine aykırı bulunduysa da antlaşmayı yeniledi.

    Ancak Eflak ve Boğdan beylerinin Rusya ile işbirliği yaptığını anlayan Osmanlı Devleti , bunları azlederek yerlerine başkalarını tayin etti ve Boğazları Rus donanmasına kapadı. Bu olay Rusya'nın Osmanlı Devleti 'ne savaş açmasına sebep oldu. Diğer taraftan Fransa, Rusya'nın müttefiki olarak İngiltere ile savaş halinde bulunuyordu. Osmanlı Devleti 'nin Rusya ile savaşa girmesini istemeyen İngiltere, azledilen Eflak-Boğdan beylerinin yerlerine iadelerini ve Boğazların Rus donanmasına açılmasını Osmanlı Devleti 'nden istedi. Teklifi kabul edilmezse İngiltere donanmasının Çanakkale'ye geleceğini de bildirdi. Osmanlı Devleti , İngiltere ve Rusya'nın bu tehditlerine boyun eğmedi ve Rusya'ya savaş ilan etti. Yapılan şiddetli savaşlar sonunda Hotin, Bender, Kili, Akkerman kalelerini aldı. Osmanlı ordusu ise Rusları hem Bükreş civarında hem de İsmail Kalesi önünde yendi. Bu sırada İngiliz donanmasının Çanakkale Boğazı'ndan geçmesi, İstanbul halkını heyecana düşürdü. İngiliz elçisi Arbuthnot, İngiltere'nin tekliflerinin kabul edilmesini ve Fransız sefiri Sebastiani'nin İstanbul'dan çıkarılmasını istedi. Osmanlı Devleti İngiltere'nin teklifini geri çevirdi ve bu devlete savaş ilan etti.

    Diğer taraftan Osmanlı-Rus savaşı da bütün şiddetiyle devam ediyordu.

    Sadrazam Ağa İbrahim Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Silistre'de Rusçuk ayanı Alemdar Mustafa Paşa da Ruscuk cephesinde savaşıyorlardı. Bu sırada İstanbul'da Kabakçı Mustafa ayaklanması çıktı ve III. Selim tahttan indirilerek IV. Mustafa padişah ilan edildi (1807). Bu olay Tuna'da savaşan Yeniçerilerin ayaklanarak dağılmalarına sebep oldu. Bunu fırsat bilen Rus ordularına İstanbul yolu açılıyordu. Bu sırada önce Prusya'yı ve Rusya'yı yenen Napoleon Ruslarla Tilsit'te bir antlaşma imzalamış, bu antlaşmaya Osmanlı-Rus savaşına son verilmesi ve derhal barış yapılması şartı da konmuştu. Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki mütareke imzalandıktan bir ay sonra Ruslar Eflak-Boğdan'ı boşaltacaklar, barış antlaşması imzalanmadan Osmanlı Devleti Memle-keteyn (Eflak-Boğdan)'e giremeyecek, Fransa, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında yapılacak barış işine aracılık edecekti. Ancak Tilsit Antlaşması'ndan sonra Yedi Ada'dan Rus askerleri çekilmiş, Fransız askerleri burasını işgal etmiştir. Bu adaların Fransa'ya ait olduğu ve Rağusa'nın İtalya'ya bağlanmış bulunduğu ilan edildi. Bu olayla Tilsit Antlaşması'nda gizli maddeler bulunduğunu anlayan Osmanlı Devleti , Fransa'dan yüz çevirdi. Rusya'da mütareke şartlarına saygı göstermedi ve Memleketeyn'den askerlerini çekmediği gibi yeni kuvvetler de gönderdi.

    Bu sırada Erfurt'ta Fransa ve Rusya imparatorları Osmanlı Devleti 'nin paylaşılması işini uygun bir zamana bırakıp, Rusya'nın Eflak-Boğdan'ı almasına, Fransa'nın bu iş için Osmanlı Devleti 'ni zorlamasına karar verdiler. Bunu haber alan Osmanlı Devleti İngiltere ile bir antlaşma yaptı. Rusya'nın Eflak Boğdan'ın kendisine verilmesini ve Sırbistan'ın iki devlet kefaleti altında müstakil olmasını istemesiyle, Osmanlı-Rus savaşı yeniden başladı. Osmanlı ordusu intizamsız ve inzibatsız olduğu halde Silistre savaşında Rusları yendi ve Ruslar Tuna'nın karşı kıyısına çekildiler. Diğer taraftan, Rusya, Napoleon ile arası bozulduğundan Osmanlıları barışa razı etmek istedi. Osmanlı sadrazamı da ordusuna güvenemediğinden daha fazla dayanamadı ve yapılan barış teklifini kabul etti.

    Barış şartları şunlardı:

    1-Prut nehri Boğdan eyaletine girdiği yerden Tuna ya döküldüğü yere kadar ve ondan sonra Tuna nehri son sahili Kili Boğazı ile denize kadar Osmanlı Devleti ile Rusya'nın sınırı olacaktır.

    2-Prut nehrinin orta kısmı iki devlet arasında sınır olacaktır. Her iki tarafa da ait olan Kili Boğazı ve Tuna sularında iki devletin ticaret gemileri gezebilecekti.

    Rusya'nın savaş gemileri bu boğazdan Prut nehrinin Tuna'yla birleştiği yere kadar gidebilecektir.

    3-Rusya, Prut'un sağ kıyısında işgal ettiği yerleri, Eflak-Boğdan arazisini ve Tuna adalarını Osmanlı Devleti 'ne bırakacaktır.

    4-0smanlı Devleti iki sene müddetle Eflak-Boğdan halkından vergi almayacaktır.

    5-Rusya'ya bırakılan memleketlerin Türk ve Müslüman halkı isterlerse Osmanlı ülkesine göç edebileceklerdir. Mallarını satıp bedelini beraberinde rahatça getirebileceklerdir. Aynı durum Osmanlılarda kalan arazideki Hıristiyanlar için de kabul edilmiştir.

    6-Sırbistan'daki kaleler ve mühimmat eskiden olduğu gibi Osmanlı Devleti'nin elinde bulunacak, Sırplar içişlerini ve vergilerini kendileri düzenleyeceklerdir.

    7-Anadolu tarafında sınırlar eskisi gibi kalacaktır. Rusya işgal ettiği yerleri boşaltıp Osmanlı Devleti 'ne geri verecektir.