Cahit Zarifoğlu'nun Sözleri

Konusu 'Ünlü Sözler' forumundadır ve Nehir tarafından 2 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Cahit Zarifoğlu Sözleri

    Cahit Zarifoğlu'nun sözlerinden bazılarını aşağıda okuyabilirsiniz.

    Ama unuttuğun bir şey var sevdiğim; sevmek de yorulur..


    Başıma düşmüş sevda ağı. Bir başıma tenhalarda kahroldum.


    buruşturularak atılmış bir kağıt parçası gibiyim.
    içimde kalkıp gidenlerden doğan boşlukların ağırlığı.
    ve sevmek.
    ve korkmak;
    ve nasıl,
    uzaydaymışım gibi yalnızım.


    Yaşamak bir perde gibi kalkıyor aramızdan.Zamansız mekansız bir tünel başındayız şimdi.


    Haydi bir şeyler daha yazayım diye kaleme sarılmayın.
    Beklemeyi bilin.
    Susayınca, acıkınca nasıl anlıyorsak, yazmak anını da anlarız.


    Umuda atılan ip gittikçe gerilince Baharla yeni açan yaprağa tutundum.


    Bir gün elbette sofraya birlikte çökeriz.Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.


    Hayır kalbim yorulmadım hayır hayır yıkıl daha.


    Çöplerin içinde rüya aradım
    Düştümse sana bakarken düştüm.


    Ah şu yalnızlık kemik gibi, ne yana dönsem batar.


    Vicdanen rahat olmamız yetmiyor. Başkalarının hakkımızda yanlış kanaatler edindiğini görmek üzüyor bizi.
     

  2. Bu dünya soğuk. Rüzgar genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazır. Güzel günler çabuk geçer.


    Ayrılıkla başım belada Gözlerini çevir gözlerime Yoksa ben Sensiz bu sessizlikle.Deli gibiyim sensiz bu sensizlikle.


    Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
    ellerin yapayalnız biliyorum
    gözlerin dalıyor yine
    hep benim için olmalı.


    Gelecektim,
    Ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim.


    Sanki dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo.


    Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.


    Ah! Neden baktığım her yer senin olmadığın yer... ... baktığım her yer senin olmadığın yer oluveriyor.


    Az az ölüyoruz her gün yağmurdan, havadan bahseder gibi.


    İnsan kendi mutlu olma imkanını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan “an”dır.


    Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz. Onun gerçekleşmesine dayanacak, onun yükünü kaldıracak topraklarım yok.


    Merhamet capcanlı bir kuştu insan kalplerinde.Bir ölçü, bir adaletli ki eşi emsali bulunmaz.