Çaldıran Savaşı ve Meydan Muharebesi

Konusu 'Tarih konu anlatımı' forumundadır ve Suga tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Suga

    Suga Süper moderatör Yönetici

    Çaldıran Savaşı ve Meydan Muharebesi

    Osmanlı Ordusu, Çaldıran Ovasına ova sırtından indi. Osmanlı Ordusunun merkezinde Yavuz Sultan Selim ve Kapıkulu Askerleri bulunuyordu. Sağ cenahta Anadolu Beylerbeyi Hadım Sinan Paşa, sol cenahta ise Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşa bulunuyordu. Ordunun en önünde ise Azap askerleri konuşlanmıştı. Şah İsmail’in ordusu ise sağ cenahta en büyük kumandanları olan Durmuş Han Şamlu ve Nur Ali, sol cenahta Diyarbakır Beylerbeyi Ustacluoğlu Mehmet Han bulunuyor, Şah İsmail ve muhafızları ordunun en gerisinde ihtiyatta duruyorlardı. İki tarafın kuvvetleri de sayıca eşit durumdaydılar. Osmanlı ve Safevi ordularının takribi güçleri 80-100 Bin kişiydi. Bu denk güçlerin galibiyeti ancak savaş stratejileri ve askerlerin yetenekleri ile belirlenebilirdi.

    Osmanlı ordusunun en muntazam birliği Yeni Çerilerdi. Buna karşın Safevi Ordusunun yarısından fazlası mükemmel niteliklerdeki süvarilerden oluşuyordu. Üstelik 2500 km’lik yolu kat eden yorgun Osmanlı Ordusuna karşın hızlı süvarilerden oluşan Safevi Ordusu stratejik olarak daha avantajlı durumdaydı. Şah İsmail’in savaş stratejisi Osmanlı Ordusunun yorgun düşmesi ve Süvarilerin taarruzlarına karşı koyamayacak duruma gelmesi üzerine planlanmıştı. Osmanlı Ordusu ise gönüllü genç Azap askerlerinin hızlı hareket ederek düşmanın savaş düzenini bozarak Yeni Çerilerin üstün savaş yetenekleriyle düşmanı bertaraf etmesi üzerine kurgulanmıştı.

    Çaldıran Savaşı fevkalade bir şiddetle başladı. Safevi Ordusunun Sağ cenahı Osmanlı Ordusunun sol cenahını bozguna uğrattı. Topların zamanında ateşlenememesi ve Azap askerlerinin topların vurduğu yollardan içeri girememesi nedeniyle Safevilerin sağ cenahı Osmanlı ordusunun sol kanadına üstün geldi. Beylerbeyi Hasan Paşa ölünce Osmanlı Ordusunun sol kanadına düzensizlikler baş göstermeye başlamıştı. Sol cenahın zafiyetini Hadım Sinan Paşa’nın yerinde hamleleri tamamladı. Zamanında ateşlenen hafif toplar ile Safevi Ordusunun sol cenaha büyük zayiatlar verdirdi ve Safevi Ordusunun sol cenah kumandanı Ustacoğlu Mehmet bu taarruzla öldürüldü. Her iki ordunun da sol cenahları ağır zayiatlar vermiş, kumandanları öldürülmüş, sağ cenahları ise muvaffak olarak üstün gelmişti.

    Bu eşitlik Yeni Çerilerin başarılı tüfek atışlarıyla Osmanlının lehine döndü. Safevi Ordusunun muvaffak olan sağ cenahını isabetli tüfek atışlarıyla bozguna uğratan Yeni Çeriler Şah İsmail’i de kolundan yaralamışlardı. Yeni Çerilerin tüfek atışlarıyla bozguna uğrattıkları Safevi Ordusu, Şah İsmail’inde yaralanması hasebiyle geri çekilmeye başladı. Şah İsmail’in esir düşmesi söz konusu iken Şah gibi giyinen bir seyis ortaya atılarak Şah İsmail benim diyince esir alındı. Şah İsmail’de hem ordusunu hem de sefer hazinesini arkasında bırakarak Tebriz’e kaçtı. Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşından hemen sonra Tebriz’e doğru ilerledi. Osmanlı Ordusunun Tebriz’e yaklaştığını haber alan Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim’in gazabından kaçmak için İran içlerine kaçmak zorunda kaldı. Yavuz Sultan Selim, Tebriz’de 10 gün kadar kalarak burada yaşayan pek çok sanat erbabı, tüccar ve edebiyatçıyı İstanbul’a davet ederek seferini tamamladı ve İstanbul’a geri döndü.