Caminin sosyal barıştaki önemi Nedir?

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Lavinia tarafından 3 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Caminin sosyal barıştaki önemi

    İslam’ın sosyal dayanışma ve kaynaşmayı sağlayan bir din olduğunun açık göstergelerinden biri de camilerimizdir. Camiler, toplumun her kesiminden insanın hiçbir ayrım gözetmeden ortak bir düşünce, aynı heyecan ve gaye ile bir araya geldikleri kardeşlik, birlik ve beraberlik şuurunun zirveye çıktığı kutsal mekânlardır.

    İslam toplumlarında camiler, insanları huzur ve sükûnete kavuşturmak bakımından önemli görevler üstlenen sosyal kurumlardır. Huzur ve maneviyat iklimi olan camiler; amiri-memuru, işçisi-işvereni, öğretmeni-öğrencisi, küçüğü-büyüğü ve siyahı-beyazı… Kısacası toplumun her kesiminden gelen insanları alarak aynı safta omuz omuza, diz dize ve gönül gönüle Allah’ın huzurunda buluşturur.


    Camiler, minber ve kürsülerinden verilen vaaz ve hutbeleri ile inananlara ilim, irfan, edep, sevgi, saygı, hak ve hukuk dersi verilen birer yaygın eğitim müesseseleridir. Kur’an’a ait meselelerin müzakere edildiği, hayata yön ve istikametin verildiği ilim ve irfan ocaklarıdır. Camiye edep ile girilir. Zira Camiler edebin ve erdemin zirveye ulaştığı mekanlardır. Camilerde her gün tekrarlanan ilahi mesajla gönüllere fısıldanan manevi duygular; hırs kin, haset, gıybet, iftira, kanaatsizlik, sömürü, israf, gösteriş, zulüm, içki ve kumar gibi negatif duygu ve düşüncelerden uzak kalmayı öğretmekte ruhi ve psikolojik bunalımlara manen şifa olmaktadır.


    Camilerimiz günde beş vakit minarelerden okunan ezanlar tüm insanlığı tevhide, namaza, kurtuluşa, huzur ve mutluluğa, gafletten uyanmaya ve manen dirilişe çağırmaktadır. Nitekim yüce Rabbimiz: “Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman Allah’ın ve Resulünün çağrısına uyun ve bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer. Ve yine bilin ki onun huzurunda toplanacaksınız.” (1) Şüphesiz insanlara hayat verecek, gönüllerini manevi ölümden kurtaracak şey Allah ve Resulünün emir ve yasaklarına bağlılıktır. İşte namaz ibadeti de bunların başta gelenidir. Özellikle cemaatle kılındığı takdirde bu amaca daha da kolay ulaşılır. Allah Resulü (s.a.v) : “Kişinin cemaat ile kıldığı namaz evinde veya çarşıda kıldığı namazdan 27 derece daha faziletlidir. Bu fazilet şu şekilde gerçekleşir. Biriniz güzelce abdest alır sırf namaz kılmak için camiye gelirse camiye gelinceye kadar attığı her adım için bir sevap verilir. Ve bir günahı silinir. Camiye girdiği zaman namaz için beklediği sürece namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Melekler bu kimseye dua ederler. Kimseye eziyet etmediği ve abdesti bozulmadığı sürece “Allah’ım bu kulunu bağışla ona merhamet et ve tövbesini kabul et diye dua ederler.” (2) müjdesini verir.

    “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan namazı dost doğru kılan, zekâtı veren ve Allah tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulacaklarından olması umulur.” (3)

    1- Enfal, 8/24.
    2- Ebu Davut, Salad:49, 1, 378.
    3-Tevbe, 9/18.