Çanakkale Savaşında Emeği Geçen Kadınlar

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Lavinia tarafından 20 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Çanakkale Savaşında Savaşan kadınlar

    Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. A. Mete Tunçoku'nun çalışmaları, Gelibolu Yarımadası'nın her karış toprağında yatan Mehmetçiklerin yanında göğüs göğüse çarpıştığı gerçeğini tüm çarpıcılığıyla ortaya koymaktadır. Prof.Dr. A. Mete Tunçoku, Avustralya ve Yeni Zelanda arşivlerinde bu konuyla ilgili pek çok belgeyle karşılaşır. Konuyla ilgili bilgilere Avustralya ve Yeni Zelanda arşivlerinde yer alan, Anzac askerlerinin Çanakkale’de siperlerde yazdıkları günlük ve mektuplarda rastlanmaktadır. İşte Türk kadın savaşçılardan bahsedilen bazı mektuplarda yer alan satırlar...

    The Age adlı Avusturalya gazetesinde, 8 Eylül 1915 tarihinde yayınlanan, Avustralyalı Piyade Er J.C. Davies’in annesine yazdığı bir mektupta Türk kadın savaşçılarından şöyle bahsediyor ;

    “ Vurulduğum 18 Mayıs günü, keskin nişancı bir Türk kızı vardı. Güzel, iri yapılı ve 19-21 yaşları arasında görünüyordu. Günün uzunca bir bölümünde sürekli olarak ateş etti. Gerçi bir çok adamımızı vurdu ama gün bitiminden önce Avusturalyalı bir asker tarafından vurulunca, gene de üzüldüm. Ölüsünü ele geçirdiğimizde yanında bir Türk erkeğinin cesedini de bulduk. Kadının vücudunda tam 52 kurşun vardı. Bu savaş korkunç...”

    Arşivlerde aynı konuyu dile getiren birkaç mektup ya da günlük daha bulunmaktadır.
    Mısır’da yayınlanan The Egyptian Gazette adlı gazetede yer alan ve bir askerin İskenderiye’den ailesine yazdığı mektubunda, Türk kadın savaşçılardan şöyle bahsedilmektedir ;

    “ 15 Ağustos 1915 Pazar günü savaşa katıldık. Şarapnel parçaları, makineli tüfek mermilerinin yanı sıra, pusuda ateş eden keskin nişancı Türk kadın savaşçıların ateşi altında adeta cehennemde ilerlemek gibi bir şeydi bizimkisi. Burada çarpışanların çoğu kadın ve kız... ”

    Yeni Zelanda’dan savaşmak için gelen Otago Birliği’ne mensup bir asker ise keskin nişancı bir Türk savaşçısını yakalamak için operasyon düzenlediklerini, yakalanan kişinin kadın olduğunu ve kendisini yeşile boyayıp, ağaç ve bodur bitkilerle uyum sağladığını gördüklerinde çok şaşırdıklarını söyler...

    Bazıları kadın savaşçı olaylarının, savaşın zor şartları nedeniyle hayal görmüş Anzak askerlerinin uydurması veya Türk insanını kahramanlık duygularını okşamak ve ilgi uyandırmak isteyen kişilerin yalanlarından ibaret olduğunu söylemektedir. Fakat, yabancılara ait belgelerde bu tür hayallere yer verilerek hangi amaca hizmet edilmiş olabilir ki ? Üstelik Nene Hatun gibi elinde satırla, Erzurum'da Ruslara karşı savaştığı gibi, Çanakkale Savaşları’nda keskin nişancı olsun veya olmasın birçok kadının, Gelibolu Yarımadası’nda Mehmetçiklerin yanında düşmana karşı mücadele verdiğinden eminiz. Araştırmacılarımızın ve tarihe gönül verenlerin daha nice kadın kahramanımızla ilgili bilinmeyen gerçekleri ortaya çıkarmasını diliyor ve Çanakkale Savaşı başta olmak üzere, tarihimizin tüm kadın kahramanlarını rahmetle anıyoruz..

    Alıntıdır