Çanakkale Savaşının Özünü Anlatan Şiirler

Konusu 'Özel gün ve hafta şiirleri' forumundadır ve Lavinia tarafından 20 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Çanakkale Savaşının Ruhunu ve Özünü Anlatan Şiirler

    Bir Yolcuya

    Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
    Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
    Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
    Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda
    İstiklal uğrunda, namus yolunda
    Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.
    Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
    Son vatan parçası geçerken ele,
    Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
    Mübarek kanının akıttığı yerdir.
    Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti
    Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
    Bir harbin sonunda bütün milletin
    Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

    Necmettin Halil ONAN



    Şehidin Destanı

    Fişekler patlıyor güneş tutuk hilal berrak
    Dağ taş can evinden tekbir tekbir çağlayarak
    Sultanım seni uğurlar bu ebedi bayrak
    Sen ki kevseri namluyla içtin ırmak ırmak
    Sen bir köprü, düştün de geçit verdi uçurum
    Al kanlar içinde boyuna kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum
    Albeni, albeni nur yüzün gök alnın boyadı al beni
    Cennet tanıdığım bağrındaki albeni
    Öcün sorayımda şehidim al beni
    Uçtu bulut yeleli yiğidim gökten emin
    Kanından tapusuyla ocağımdır bu zemin
    Yemin dövüşte secdeye kırılan kalemin
    Silahın bayrağın kuranın üstüne yemin
    Cephanem hatıramdır gece gün yudum yudum
    Sen gayret pınarım suyuna kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum
    Yüreğim kor yüreğim pir yandı bir daha sönmez kor yüreğim
    Kim demiş haini canda kor yüreğim
    Yedi kat yerin dibine kor yüreğim
    Gördüğüm tabut mu köy ufkunda seher vakti
    Tabut değil yıldız yıldız mahyam yola çıktı
    Dağ dağ omuzlarda geliyor ecelin tahtı
    Semalar kıskanır ey makber sendeki bahtı
    Sabrımda vurulan iç içe bin kere mazlum
    Varını vakfetmiş huyuna kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum
    Özümün özü bu girdapta kanayan
    Sen asıl yar için akmayan kana yan
    O yar özü kim bakar bu kana yan
    Özüm özüm kanayan
    Müjde ey toprak tuğbadır bu fidan bu civan
    Şehidim ölümsüz fani gönüllerde divan
    On binler yüz binler göz göz, saf saf hakka revan
    Diyet alacağız billah top yekün bir cihan
    Ölmedin sen bir oluştur bu bir şanlı doğum
    Kütüğü göklerde soyuna kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum
    İşte namazındayım, işte veda bayramı
    Sundular bu mercan sükutta sonsuz meramı
    Gayrı rahatta buldum canıma ilk haramı
    Yalnız senin rütbene hasret sarar yaramı
    Kalmayacak gümüş hilal okçusundan mahrum
    Irz diye devraldık yayına kurban olduğum
    Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum

    Ömer Lütfi Mete



    Koca Seyit

    Cenkte bayraklaşıp candan söylenen
    Bir Seyit anlatılır, bizde bir Seyit.
    Hikmet Huda’nındır bilir inanan
    Kolay anlatılmaz, sözde bir Seyit.
    Katıldı savaşa o genç çağında,
    Bir vatan aşkıydı, yanan bağrında
    Bütün bir milletin öz dimağında,
    Kazılmış yaşıyor, izde bir Seyit.
    Bir sırdır çözemez ilim de fen de
    Cevabı saklıdır, sağlam imanda
    Topu namlusuna sürdüğü anda,
    Zaferi görmüştü, gezde bir Seyit.
    Şimşekti gürleyen Seyit’ in sesi
    Boğazı doldurdu, düşman kellesi
    Hedefi vurunca, topun güllesi
    O günden beridir, gözde bir Seyit.
    Tükenen umudu var etti o gün
    Meydanı düşmana dar etti o gün
    Bütün gönüllerde yer etti o gün
    Milli benlikteki, hazda bir Seyit.
    Akıl çözemiyor, ince noktayı
    Neydi kaldıran ki üç yüz okkayı
    Savaşa konulan bu son noktayı
    Seyretti siperden tozda bir Seyit.
    Bilirsen tarihin sana öğüttür.
    Ceddin kahramandır, neslin yiğittir.
    İspatı Havran’da Koca Seyit’tir.
    Maya Türk mayası, özde bir Seyit.
    Bu cihanda yoktur, Türk yurdu gibi
    Yüksek yaylaların bozkurdu gibi,
    Tek başına koca bir ordu gibi
    Bulunmaz emsali, yüzde bir Seyit.

    Ali İhsan Gürbüz