Çanakkale Savaşının Ülkemiz Açısından Önemi

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 21 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Çanakkale Savaşının Ülkemiz Açısından Önemi Nedir

    Bu zafer Gelibolu Yarımadası üzerinde kazanıldı. O dönemdeki yani Birinci Dünya Harbi içindeki düşmanlarımız İngiltere ve Fransa, Gelibolu Yarımadasını ele geçirerek Çanakkale Boğazı'nı açmak ve devamında da başkent İstanbul'u işgal etmek niyetiyle bu harekata başladılar. Böylece Türk'lerin Avrupa ile bağlantılarını da tamamen kesmiş olacaklardı. Fakat Gelibolu Yarımadası’nın bilindiği gibi bizim tarihimizde ayrıcalıklı bir yeri vardır. Bizim Avrupa'ya geçişimizdeki ilk bölgedir. Avrupa Kıtası'nda sahip olduğumuz ilk topraktır. Avrupa'ya attığımız ilk adımdır. 1354 yılında Gazi Süleyman Paşa tarafından Türk topraklarına katılmıştır. İşte böyle bir vatan parçasının çiğnetilmemiş olması ile Çanakkale Zaferi önemlidir.

    Çanakkale Zaferi'nden bir yıl önce Türk Ordusu, tarihinin en büyük hezimetini yaşamıştır. Balkan Harbi, Balkan Faciası, bu mağlubiyet sonucunda; üç hafta içerisinde bugünkü topraklarımızın 1/5'inden daha fazla toprak, 167.000km2, 33 vilayet, 158 ilçe, 6.5 milyon nüfus, bir başka ifadeyle Meriç Nehri'ne kadar Avrupa'daki toprakların tamamı kaybedilmiş ve ordu da elden çıkmıştı. İşte bu büyük darbeden sonra Türk Ordusu gerçek anlamıyla ordu olabilmek için büyük bir çabaya girişti. Bir yılık sürede, yüzüne sürülen kara lekeyi silecek duruma ve Çanakkale Zaferi'ni kazanacak güce erişti. Kazandığı zaferle Türk'ün gerçek kudret ve kabiliyetim ortaya koydu. Tarihindeki Türk'ün yaşadığım, Türk Milleti'nin cevherim, bütün Dünya'ya bir kere daha gösterdi, işte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

    Çanakkale Zaferi, bize en pahalıya mal olan zaferimizdir. Karşılığında, en çok insan kaybına maruz kaldığımız bir zaferdir. Bu zafer için hemen hemen her evden bir iki şehit verilmiştir. Türk Milleti, binlerce aydınını, okumuşunu bu savaşta yitirmiştir. Anadolu'dan ve özellikle İstanbul'dan akın alan gönüllü öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli öğrenciler, Türk Ocakları'nda yetişmiş okur-yazarlar, aydınlar bu savaşa katılmışlar ve can vermişlerdir. Bu savaşa toplam 400.000 Türk katılmış ve bunun 250.000'i zayi olmuştur. Üç yıl süren Kurtuluş Savaşı'nda en güçlü olduğumuz dönem olan Büyük Taarruz'da ancak 100.000 kişilik bir ordu yapabildiğimiz ve bütün Kurtuluş Savaşı boyunca 40.000 kişilik zayiat verdiğimiz hatırlanırsa, Çanakkale Zaferi'nin bedeli daha iyi anlaşılır. Birisinde bir zafer kazandık, birisinde ise vatanı kurtardık. Sonuç olarak Çanakkale'de bir nesli kaybettik, Gelibolu'ya bir nesli gömdük, işte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

    Çanakkale Zaferi dünyaya, Türk'ün tükendiği sanılan gücünün henüz tükenmediğini, artık tarihi misyonunu tamamladığım sandıklan Türk'ün, şartlar ne kadar zor olursa olsun, daha çok şeyler başarabilecek güç ve inanca sahip olduğunu göstermiştir. Karşımızdakiler bir devletin çöküşü ile milletin inanç ve gücünün çöküşünün farklı şeyler olduğunu burada anlamışlardır. Türk'ün devleti çökebilir ama kendisi çökmez. Dünya sahnesindeki rolünü bırakmaz. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

    Çanakkale'de karşımıza o dönemin süper güçleri olan İngiltere ve Fransa vardı, İngiltere, yedi denizin hakimi, topraklan üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk ve namağlup bir devlet idi. Bununla da aşın gurura kapılmıştı. Her iki devlet, sömürgelerindeki kaynaklannı da bu savaş için seferber etmiş ve 600.000 asker kullanmıştı. Başlangıçta zaferden hiç kuşku duymayan bu iki dev, Türk'ün azmi, vatam için vatanından başka her şeyini feda eden anlayışı karşısında, mağlubiyeti kabul etmek zorunda kaldı. 252.000 zayiat vererek Gelibolu Yarımadası'ndan kaçtı. Bu kaçış İngiliz İmparatorluğu için geriye gidişin başlangıcı olmuştur. Dünyadaki prestiji sarsılmıştır. Asya ve Afrika'da, çok geniş bir alandaki sömürgelerinde yaşayan müslüman milletlere, bu zaferle istiklal ve hürriyet tohumlan atılmıştır. Bu da ileride, dünya siyasi haritasının şeklini değiştirecek gelişmelere sebep olmuştur. İngilizlerin gururunu kırmayı, İngiltere ve Fransa gibi iki büyük devleti tek başına, müttefiki Almanya'dan yardım almadan yenmeyi başaran, arkasından da dünya siyasi haritasının değişmesine sebep olan Türk Milleti'dir. İşte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.

    Çanakkale Zaferi, ümmetçiliği iflas ettirmiş, islam birliği Panislamizm fikrini çökertmiş, söndürmüştür. Yerine, Türk Milliyetçiliği fikrini alevlendirmiştir. Bunun uygulanabilir olduğunu, gerçek olduğunu kanıtlamıştır. O dönemde; bugünkü Irak, Suriye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri topraklanınız içinde, Libya'da kontrolümüz altında idi. Harp başlayınca bilindiği gibi Cihadi Mukaddes ilan edilir, ancak bunun olumlu hiçbir etkisi görülmez. Türk unsurunun dışındaki Osmanlı tebası olan diğer Müslüman unsurlarına İngiliz altını ve İngiliz vaatleri, Osmanlı'nın ilan ettiği Mukaddes Cihat'tan daha sıcak gelir ve Osmanlı Türk'ünü arkadan vururlar. Çanakkale Muharebeleri sırasında da daha acısı yaşanır. İngiliz ve Fransız'lar sömürgeleri olan Müslüman ülkelerden, Hindistan'dan yani bugünkü Pakistan'dan, Fas, Tunus ve Mısır'dan, Senegal ve diğerlerinden önemli sayıda Müslüman asker getirirler ve bunları Türk'lere karşı savaştırırlar. Hatta bizim cephelerdeki Mehmetçikleri etkilemek için yüksek seslerle ezan ve Kuran-ı Kerim bile okuturlar. İşte bu tablo gerçeği görmemizi sağlar. O dönemde oldukça ağırlıklı bir görüş olan, hatta devletin politikası olan İslam Birliği düşüncesinin, bir hayal olduğunu; ümmetçilik yerine milliyetçiliğin esas olması gerektiğini gösterir. Böylece gerek Osmanlı Devleti'nin son dönemine, gerekse T.C. Devleti'nin milli politikasına yön vermiş olur. Ayrıca bu zafer bugün dahi bu hayalin peşinde koşanlara, İslam Birliği'ni ideoloji olarak benimseyenlere, millet gerçeğini inkar edip milleti ümmetleştirmeye çalışanlara, düşüncelerinin çürüklüğünü gösteren tarihi bir ispattır, işte Çanakkale Zaferi bunun için önemlidir.