Cennetin kapısını ilk kim çalacak?

Konusu 'Ayet ve Hadisler' forumundadır ve Elif tarafından 7 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Cennetin kapısını ilk çalacak kimse

    Hadis: ''Ben kıyamet gününde peygamberler arasında en çok tebaası olanım ve cennetin kapısını çalanların ilkiyim.''

    Bu hadis-i şerif, bir peygamber mucizesine işaret etmektedir. Peygamber Efendimiz, bu hadis-i şerifi söylediği vakit, ümmetinin sayısı az idi ve Arap yarımadasının bir kısmında bulunmaktaydı. Fakat sonradan ümmetin sayısı artmış, dünyanın her tarafında varlık göstermiş ve Peygamber Efendimiz'in bu beyanı bir mucize olarak gerçekleşmiştir.

    Diğer peygamberlerin ümmetlerinin sayısı ise nisbeten azdır. Kendilerinden sonra ya başka peygamberler gelmiş veya bir fetret devresi başlamış olduğundan ümmetleri kalmamıştır. Peygamberlerin sonuncusu olan Resulullah Efendimiz'in ümmeti ise hamdolsun böyle değildir.

    Peygamber Efendimiz, Mekke-i Mükerreme'de miladi 570 senesinde dünyayı şereflendirmiştir. Bu tarihte dünya ne halde idi? Her taraf zulmet içindeydi. Arabistan'ı iki taraftan kuşatmış olan ve devamlı birbirleriyle mücadele eden Romalılar ve İranlılar, ahlaksızlık yönünden dibe vurmuşlardı. Bu iki millet, sefillik içinde yuvarlanıyor, şiddet ve sapıklık rüyalarıyla insanlıktan ve nezih bir hayattan mahrum bir haldeydiler. Araplar ise Arabistan çöllerinde refah ve saadetten mahrum, ilim ve marifetten nasipsiz, dağınık olarak yaşıyorlardı. Aralarında kötü adetler, cahilce inançlar revaçtaydı.

    İşte ahlakın bu kadar bozulmuş olduğu bir zamanda hatemü'l-enbiya olan Resulullah Efendimiz, yalnız başına ortaya çıkıyor, bütün bu fenalıklardan ve zulmetten beşeriyeti kurtarmaya çalışıyor, etrafındaki gafil ve ihtiraslı insanlara cahilliklerini, sapık fikirlerini hiç çekinmeden haykırıyor, binlerce uyarıya rağmen asla vazgeçmiyor, nihayet hedefine, mukaddes amacına kavuşuyordu. Ne büyük azim, ne ulvi mücadele, ne şanlı başarı!

    Şüphesiz İslam dini, dünyada benzeri görülmemiş bir süratle her tarafa yayılmıştır ve her asırda milyonlarca insanın kalbini cezbetmeye devam etmektedir. Cenab-ı Hakk, kendi din-i mübinini aziz kılmak ve son peygamberinin değerini daha da yükseltmek için onu, bu kadar ümmete ve bu kadar başarılara muvaffak kılmıştır.

    Müslümanlar bu din-i mübin sayesinde nezih bir medeniyet bir medeniyet kurdular ve asırlarca bu medeniyet gelişti durdu. İslam dinini kendilerine kurtuluş rehberi kabul eden Araplar, kısa sürede gerek ilim gerekse ahlak yönünden yükseldiler. Doğu'ya ve Batı'ya medeniyet nurlarını yayarak insanlığa hidayet yollarını gösterdiler. Yerleştikleri her beldeyi imar ettiler. Birçok yerde şehirler kurdular. Yine kurdukları ilmi müesseseler, Doğu ve Batı milletleri için birer feyiz ve irfan mekanları olmuştur. Telif ettikleri ilmi eserler, Doğu ve Batı'nın büyük üniversitelerinde asırlarca ders olarak okutulmuştur.

    Bir de raşid halifeler zamanındaki fetihleri, Emevi ve Abbasi dönemlerindeki ve diğer İslam hükümetlerinin genişliğini düşünmek gerekir. Yine İslam'ın kuvvetini ve saygınlık derecesini, fen ilimlerindekiyükselişini ve müslümanların sayısının artmasını zihnimizde canlandıralım. Bütün bu galibiyetler, gelişmeler İslamiyet'in manevi feyzi sayesinde olmamış mıdır?

    Artık bu kadar harikalar ortaya koyan bir dinin, insanlığın gelişmesi karşısında gafil kalmış insanları mutluluğa ve huzura yönelttiği hakkında kim şüphe edebilir? Böyle bir şüphe ancak, İslam tarihini ve İslam'ın ulvi mahiyetini iyice bilmemekten kaynaklanıyor. Bugün müslümanların çoğunun, eski güç, kuvvet, saygınlık ve gelişmelerden uzak olmaları, kutsal dinin emirlerine ve tavsiyelerine gerektiği şekilde riayet etmemelerinin bir neticesidir.

    ''İslam bezad hud nedared aybi
    Her ayb ki hest ezmüsülmaniyi mast.''


    Anlamı: İslam dini haddizatında her ayıptan ve kusurdan uzaktır. Her ne ayıp ki var, mutlaka bizim Müslümanlık'taki kusurlarımızdan kaynaklanmaktadır.

    Cenab-ı Hakk'tan ümit ederiz ki, İslam alemine yeni bir uyanış ve yeni bir yücelme nasip etsin de bu ümmetin varlığı üstün ve parlak bir şekilde kıyamete kadar devam etsin. Başarı Allah'tandır.