Çiçekli Bitkilerde Üreme

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Ceren tarafından 14 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME

    Olgunlaşan çiçek tozları (polenler), erkek organın başçığı çatlayınca çevreye dağılır. Dağılan çiçek tozlarının bir kısmı yağmur, rüzgâr, kuşlar, böcekler veya insanlar gibi dış etkilerle dişi organın tepeciğine taşınır. Bu olaya tozlaşma denir.

    Dişi organın tepeciğine gelerek yapışan polenlerin zarı, dişi organın tepeciği nemli olduğu için çatlar. Polenin içindeki spermlerden biri yumurtalığa doğru polen tüpünü oluşturur. Diğer sperm polen tüpünden ilerleyerek yumurtalığa ulaşır. Yumurtalıkta bulunan yumurta hücresinin çekirdeği ile spermin çekirdeği birleşerek kaynaşır. Bu olaya döllenme denir. Yumurta hücresinin içinde bulunduğu tohum taslağı döllenme sonrasında gelişerek tohumu oluşturur. Tohumun içinde bulunduğu yumurtalığın gelişmesiyle de meyve oluşur.

    Bir tohum içten dışa doğru embriyo, çenek ve tohum zarı olmak üzere üç kısımdan oluşur.

    Embriyo
    Döllenmiş yumurtanın (zigotun) geçirdiği çok sayıda bölünmeler sonucu yapıya embriyo denir. Embriyo bitkinin taslağıdır. Çimlenme sırasında hücre bölünmeleri geçirerek bitkiyi oluşturur.

    Çenek
    Embriyoyu çevreler. Bitkinin türüne göre nişasta, protein, yağ ve selüloz gibi maddeleri depolar. Embriyoyu çimlenme sırasında besler.

    Tohum Zarı
    Tohum taslağının dış çeperinin kalınlaşmasıyla meydana gelir. Embriyoyu olumsuz çevre koşullarına karşı korur. Tohum zarı sayesinde embriyo çimlenme yeteneğini kaybetmeden uzun zaman korunur. Bu süre, tohum zarının kalınlığına ve besin deposuna bağlı olarak değişebilir.
    Çiçekler, tohumlar ve meyveler bitkilerin nesillerini devam ettirmelerini sağlar.
    Meyvelerin bazılarında bir tane tohum bulunur. Erik, kiraz, kayısı, şeftali bu meyvelere örnek verilebilir. Bazı meyvelerde ise birden fazla tohum bulunur. Elma, ayva, armut, mandalina, portakal bu meyvelere örnek verilebilir. Meyveler domates, elma, salatalık gibi etli ve sulu ya da fındık, ceviz gibi sert kabuklu ve kuru olabilir.
    Tohumun yapısıyla çevreye yayılma şekli arasında bir ilişki vardır. Atkestanesinin dikenli tohumları insanların giysilerine ya da hayvanların tüylerine yapışarak taşınır. Karahindiba bitkisinin paraşüt şeklindeki tohumları rüzgârın etkisiyle taşınır. Böğürtlen kuşlar tarafından yenilir ve tohumları kuşların dışkılarıyla toprağa karışır.

    cimlenme

    Tohumun içindeki embriyonun uygun şartlarda gelişerek yeni bir bitki meydana getirmesine ÇİMLENME denir.

    Tohumun çimlenebilmesi için:

    *Canlı olması gerekir. Pişirilmiş ve çürümüş tohumlar çimlenmez.

    *Sıcaklığın uygun olması gerekir. Çok yüksek sıcaklıkta ya da çok düşük sıcaklıkta çimlenme olmaz.

    *Su(nem)gerekir. Kuru ortamda çimlenme olmaz.

    *Oksijen gerekir. Oksijensiz ortamda çimlenme olmaz.

    Tohumlar genellikle kuru ve soğuk ortamlarda uyku halindedir.

    Tohum çimlenip ilk yapraklar oluşuncaya kadar fotosentez yapılmaz.

    Bu nedenle çimlenme için ışık ve karbondioksit gerekli değildir. Karanlık ortamda çimlenme olur. Bu dönemde solunum yapılır. Solunum için gerekli olan besin çeneklerden karşılanır. Bundan dolayı çimlenme sırasında çenekteki besin miktarı gittikçe azalır.