Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Genel Özellikleri

Konusu 'Hastalıklar ve Belirtileri' forumundadır ve Elif tarafından 12 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Cinsel yolla bulaşan hastalıkların özellikleri

    • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel hastalığı olan birisiyle girilen cinsel ilişki sırasında bulaşabilir.

    • AIDS, frengi ve Hepatit B hastalıklarının etkenleri kanda bulunduğu için bunlar kan yoluyla da bulaşabilir.

    • Bu hastalıklar, gebelik süresince veya doğumda anneden bebeğe bulaşabilir.

    • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, sağlık sorunu olmanın yanı sıra önemli sosyal sorunlara da neden olurlar.

    Cinsel yolla bulaşan yaygın hastalıklardan başlıcaları şunlardır:

    AIDS: "Acquired Immuno Deficiency Syndrome (Ekuayrıdimyun defişınsi sindrom)" kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve "Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sendromu" olarak Türkçeye çevrilmiştir. Hastalık etkeni HIV [(Human Immunodeficiency Virus (Hümın imyunodefişınsi vayrıs)] adı verilen bir virüstür.
    AIDS, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Bu virüs, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatır ve direncinin düşmesine neden olur. Bu durum vücudun kendini diğer hastalıklara karşı savunamamasına neden olur. Tüm dünyayı ilgilendiren yeni ve yaygın bir sağlık sorunu olan AIDS'in henüz aşısı ve tedavisi bulunamamıştır. AIDS virüsü ( HIV), bir insana bulaştıktan sonra hastalık belirtileri hemen ortaya çıkmaz. Bu dönemde kişi, virüsü taşır ve bulaştırır.
    Şüpheli durumlarda ELISA testi adı verilen özel bir test yaptırılarak hasta olunup olunmadığı belirlenir. Hastalığın bulaşması, kan yoluyla, cinsel temasla ve anneden bebeğe ( gebelik, doğum ya da emzirme sırasında) olmak üzere üç şekilde olur.

    Frengi: Cinsellikle ilgili hastalıklardan en eski olan frengi veya günümüzdeki adı ile sifiliz, bakteriyel bir hastalıktır. Bakteri vücuda girdikten bir süre sonra dış üreme organlarında yara ortaya çıkar. Bu yara tedavi edilmezse el ve ayak tabanı dâhil tüm vücutta deri döküntüleri meydana gelir. Döküntülerin yanı sıra baş, boğaz ve kas ağrıları, kilo kaybı, saç dökülmesi, lenf bezlerinde büyüme, üreme organlarında siğiller ortaya çıkar. Vücutta kan yoluyla dağıldığından hayati organlara örneğin sinir sistemine, karaciğere ve böbreklere büyük zararlar verebilir. Birçok hastalıkta olduğu gibi erken teşhis çok önemlidir. Tedavisi penisilin grubu antibiyotikler kullanılarak yapılır. Frengi hastası olan gebe bir kadından doğmamış bebeğe geçen frengi etkeni, bebeğin ölü doğmasına ya da erken doğmasına neden olabilir.
     

  2. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Cevap: Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıkların Genel Özellikleri

    Gonore: Halk arasında bilinen ismiyle bel soğukluğu sadece insanda hastalık oluşturan ve cinsel temasla geçen bakteriyel bir hastalıktır. Cinsel temastan sonra 2-10 gün arasında enfeksiyon belirtileri ortaya çıkar. Hastalık etkeni bakteri vücuda girdiğinde döl yatağında, anüste, idrar yollarında ve boğazda iltihaba neden olur.
    Hastalık şüphesi olduğunda hemen doktora başvurmak gerekir. Gonore, antibiyotikle tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde erkeklerde kısırlığa, kadınlarda kısırlığa ve dış gebeliğe sebep olabilir. Gonore taşıyan gebe kadınlarda, doğum sırasında bebeğe bakteri bulaşabilmektedir. Bu durum bebekte körlüğe, eklem veya kan enfeksiyonuna neden olabilmektedir.

    HPV Enfeksiyonları: İngilizce adı "Human Papilloma Virus (Hümın Papilloma vayrıs)" olan İnsan Papilloma Virüsü, genital bölgede enfeksiyona neden olur. HPV enfeksiyonları kadın ve erkekte çok sık olarak görülür. Virüs, cinsel ilişki yoluyla kişiden kişiye bulaşır. Genital bölgede veya anüs etrafında sayıları ve büyüklükleri değişken siğil adı verilen kitlelerin oluşmasıyla belirti verir.
    Bu siğiller vücudun diğer bölümlerinde de görülebilir. HPV'nin bazı tiplerinin rahim ağzı gibi genital bölge
    kanserlerine yol açtığından şüphelenilmektedir. PAP ya da Smear (Smir) Testi adı verilen yöntemle rahim ağzından alınan örnekte kanserin öncü hücreleri tespit edilebilir. Böylece erken teşhis ile tedavinin başarılı olma olasılığı büyük oranda artar.