çok komik hacivat ve karagöz konuşmaları kısa

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Ceren tarafından 25 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    KARAGÖZ İLE HACİVAT: PARAYI KİM BULDU

    çok komik hacivat ve karagöz konuşmaları kısa

    Karagöz iş bulur. Yedi gün çalışır ve ilk haftalığını alır. Akşamüstü evine dönerken haftalığını kaybeder. Geldiği yoldan geriye döner ve düşürdüğü paralarını aramaya başlar. Diğer yandan da söylenmektedir:

    " Paracıklarım, paracıklarım, gitti paracıklarım. Keşke paralarım cebimde dursaydı da ben kaybolsaydım. "

    Aynı saatte evine dönmekte olan Hacivat Karagöz'le karşılaşır.

    Hacivat: " Hayrola Karagözüm, yanımdan geçersin beni görmezsin. Paracıklarım dersin. Para mı kaybettin? "

    Karagöz: " Hiç sorma Hacivat. Haftalık almıştım, onu kaybettim. "

    Hacivat: " Bir gören, bir bulan yok mu? "

    Karagöz: " Dört gören, beş bulan var. Canımı sıkma, canını yakarım. "

    Hacivat: " Aman Karagözüm kızma. Para kaybedince ararsın bulamazsan, kadıya gidersin. "

    Karagöz: " Hı. "

    Hacivat: " Para kaybettin, aradın bulamadın, ne yaparsın? Kadıya gidersin. "

    Karagöz: " Demek paramı kadı bulmuş. "

    Hacivat: " Kadının para falan bulduğu yok. Parayı bulan kadıya bırakır. Kaybeden kadıya gider. Para kadıdaysa parasını alır. "

    Karagöz: " Ya para kadıda yoksa. "

    Hacivat: " O zaman avcunu yalar. "

    Karagöz: " Yani şimdi avcumu yalarsam param bulunur mu? "

    Hacivat: " Nereni yalarsan yala paran bulunmaz. "

    Karagöz: " Ne yapmak gerekir? "

    Hacivat: " Kadıya gitmek gerekir. Buyur Karagözüm, önden sen yürü. "

    Karagöz: " Önden ben yürümem, yanyana gidelim. "

    Hacivat ile Karagöz kadıya giderler. Yolda para bulan birisi parayı getirip kadıya teslim etmiştir. Fakat paranın sahibinin kim olduğunu bilmemektedir. Karagöz'ün haftalığını kaybettiğini öğrenen Hacivat onu kadıya yönlendirir. Çünkü Karagöz'ün kaybettiği parayı bulan Hacivat'tır.


    KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK

    Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ'dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat'la karşılaşır.

    Hacivat: " Merhaba Karagözüm. Nasılsın, iyi misin? "

    Karagöz: " İyi değilim Hacivat. Donuyorum. "

    Hacivat sağa sola bakınır. Bir evin bacası üstündeki leyleği görür. Parmağıyla leyleği işaret ederek:

    " Bak Karagözüm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor. "

    Karagöz: " Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun. "

    Hacivat: " Kaz demedim Karagözüm, yaz geliyor dedim. "

    Karagöz: " Kaz yazayım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay. "

    Hacivat: " Dediklerimi yanlış anlıyorsun Karagözüm. Bak leylek nasıl da takırdıyor. "

    Karagöz çenesini tutar:

    " Takırtı benden geliyor. Paltom yok da, soğuktan dişlerim takırdıyor. "

    Hacivat: " Palton yok mu? Doğru ya, paltonu giymemişsin. Al benim paltomu giy. " diyen Hacivat paltosunu Karagöz'e verir. Karagöz paltoyu giyer ve dişlerinin takırdaması durur. Bu sefer üşüyen Hacivat'ın dişleri takırdamaya başlar.

    Karagöz: " Hacivat, bu leylek yolunu kaybetmiş, kış günü Bursa'ya gelmiş. Şimdi gerçekten takırdamaya başladı. "

    Hacivat: " Karagözüm, leylek değil, ben takırdıyorum. O palto senin olsun. Kürkçü Emin'den kendime kürklü palto alacağım. "

    Karagöz: " Körükçü Cemil'den palto mu çalacaksın? "

    Hacivat: " Çalmayacağım, parasıyla kürklü palto satın alacağım. "

    Karagöz: " Hacivatım, paltonu geri al, bana kürklü palto satın al. "

    Hacivat: " Olmaz Karagözüm, benim eski paltomu sen giy. Ben kendime kürklü palto alacağım. "

    Karagöz, kendine alma, bana al dedikçe, Hacivat, sana değil, kendime alacağım dedi ve birlikte Kürkçü Emin'in dükkanına girdiler. Bunlar dükkanda tartışa dursunlar, Kürkçü Emin bir diğer lakabı da tilki Emin: Gençliğinde bir taşla dört kuş vurmuşluğu vardı. Şimdi ise, bir taşla iki kuş vurmanın derdindeydi. Sensin dedi, büyüksün dedi, zenginsin dedi ve Hacivat'a iki kürklü palto sattı. Paltoların birini Hacivat, diğerini Karagöz giydi.

    Hacivat, Karagöz ile birlikte yolda giderken, gördüğü bir fakire eski paltosunu verdi. İki arkadaş ilk karşılaştıkları yerden geçerken, leyleğin o evin bacasının üstünde olmadığını gördüler.

    Hacivat: " Bak Karagözüm, leylek yok, gitmiş. "

    Karagöz başını kaldırır, etrafına bakınır:

    " Başka leylekler mi gelmiş? Hani nerede? "

    Hacivat: " Başka leylek falan yok. Tek leylek vardı, o da gitmiş. "

    Karagöz: " Ha, şu zamansız gelen leylek. Onun sayesinde kürklü palto sahibi oldum. Şansım açıldı. Bundan sonra beni kimse tutmasın. "
     
    Son düzenleme: 26 Kasım 2014