Tarih Danişmendli Melik Muhammed'in Oğulları ve Kardeşleri

Konusu 'Tarih konu anlatımı' forumundadır ve Ceren tarafından 15 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Danişmendli Melik Muhammed'in Oğulları ve Kardeşleri

    Melik Muhammed'in; Zünnun, Yunus ve Ibrahim adlarinda üç oglu vardi. Bunlardan Zünnunn'u veliaht tayin etmisti, fakat Sivas meliki olan kardesi Nizameddin Yagibasan (Bazi kaynaklarda Yakup Arslan, Yagi Arslan) kardesi Melik Muhammed'in karisiyla evlenerek Kayseri'de yönetime hâkim oldu (549/1154). Zünnun, Zamanti'ya kaçmak zorunda kaldi. Fakat bir müddet sonra yeniden Kayseri'ye hâkim olmayi basardi.

    Daha önce Artuklular'a ve Haçlilar'a siginmis olan Aynüddevle, Melik Muhammed'in ölümünden sonra Elbistan ve Malatya'ya hâkim oldu. Zünnun Kayseri'ye, Yagibasan da Sivas'a hâkim olmustu. Böylece Danismendliler üç kola ayrilmis bulunuyorlardi.

    Bu durum, Türkiye Selçuklu sultani Mesud'un hâkimiyet sahasini genisletmesine yaradi. Melik Muhammed'in ölümü üzerine hanedan mensuplari arasinda baslayan taht kavgalarina müdahale eden Sultan Mesud'un Zünnun'u desteklemesi üzerine Melik Muhammed'in kardesleri Malatya meliki Aynüddevle ile Sivas meliki Yagibasan ona karsi ittifak yaptilar. Aynüddevle, Yagibasan'in destegiyle Elbistan ve Ceyhan yöresini istilâ edince, Sultan Mesud derhal Sivas'a yürüyüp sehri ele geçirdi ve oglu Sahinsah'i Ankara, Çankiri ve Kastamonu valiligine getirdi. Daha sonra Malatya'ya hareket etti. Sehri üç ay kusatmasina ragmen hiçbir netice elde edemeden geri döndü (1143).

    Bizans imparatoru Ioannes'in 1143'te ölümü üzerine rahatlayan Sultan Mesud, yeniden Danismendli topraklarina hücuma basladi. 1144'te Aynüddevle'nnin hâkimiyeti altindaki Elbistan ve Ceyhan'i zaptederek oglu Kiliç Arslan'i bu yöreye melik tayin etti. Daha sonra tekrar Malatya'yi muhasara etti, fakat Bizans'in yeni imparatoru Manuel Komnnenos'un Anadolu'da ilerlemekte oldugunu duyunca kusatmayi kaldirdi (1144). Sultan Mesud'un genisleme siyaseti Yagibasan ile Aynüddevle'yi endiselendirdi ve Bizans imparatorundan yardim istemeye mecbur etti. Bunun üzerine Manuel, Konya'yi kusattiysa da netice alamadan ayrildi (541/1146).

    Artuklu Kara Arslan ile beraber Haçli topraklarina saldiran Aynüddevle, 1151 yilinda Gerger, Kâhta, Adiyaman ve Palu'yu ele geçirerek çok sayida esir aldi. Sultan Mesud'un damadi ve Sivas-Amasya meliki Yagibasan ise ayni yil Karadeniz bölgelerinde fetihlerde bulunarak Ünye, Samsun ve Bafra'yi zaptetti. Yegeni Zünnûn b. Melik Muhammed ise Kayseri'ye hakim oldu.

    Aynüddevle, 1152 yilinda ölünce yerine oglu Zülkarneyn geçti. Yagibasan taziyede bulunduktan sonra onu Sultan Mesud'a karsi birlikte hareket etmeye çagidi. Bu gelismelerden haberdar olan Sultan Mesud, Yagibasan'i tehdit etti. O da yegenini desteklemeyecegine dair kesin söz verdi. Sultan Mesud Yagibasan'i kendisine tâbi kildiktan sonra üçüncü defa Malatya üzerine yürüdü ve sehrin surlarini tahrip etti. Zülkarneyn ise annesiyle birlikte sultanin huzuruna çikip af diledi. Sultan da kendine tâbi olmak sartiyla Malatya'da hâkimiyetini devam ettirmesine müsaade etti.

    Sultan Mesud'un ölümü üzerine yerine oglu II. Kiliç Arslan geçti (1155). Danismendli hanedanina mensup iki damadindan Yagibasan'a Ankara, Amasya ve Kapadokya, Zünnûn'a ise Kayseri ve Sivas sehirleri verildi. Fakat kardesleri tahtta hak iddia ederek ayaklandilar. Bunu firsat bilen Sivas Danismendli hükümdari Yagibasan, Sahinsah ile yegenleri Zünnûn ve Ibrahim ile Malatya emîri Zülkarneyn'in destegini saglayarak büyük bir orduyla Kayseri'ye hareket etti. Kiliç Arslan da onun üzerine yürüdü. Iki taraf tam savasa girmek üzereyken âlimler araya girip müslüman kani dökülmesine engel oldular ve her iki taraf da ülkelerine döndüler. Fakat Yagibasan, bir müddet sonra Zengiler'den Nureddin Mahmud'un tesvikiyle Elbistan'a girince, Kiliç Arslan süratle harekete geçti. Yagibasan, yetmisbin kisiyi Ceyhan disindaki bölgelere sürerek Kiliç Arslan'in karsisina çikti. Yine din adamlari araya girip savasa engel oldular ve iki taraf arasinda bir antlasma imzalandi (Saban 550/Ekim 1155).

    Bizans imparatoru Manuel, Anadolu'nun genç hükümdari II. Kiliç Arslan'a agir bir darbe indirmek maksadiyla yeni bir ittifak tesis etti. 1157'de Bafra ve Ünye'yi topraklarina katmis olan Yagibasan, buralari Bizans'a iade edip ittifaka girdi. Sultan Mesud'un damadi Danismendli Zünnun ve Zülkarneyn'in de yer aldigi bu ittifak karsisinda Kiliç Arslan Bitinia emîri Süleyman'i imparatora göndererek anlasma teklif etti. Fakat red cevabi alinca Yagibasan'i ittifaktan ayirmak için Elbistan'i kendisine birakmayi vaad etti (1160). Fakat bundan da bir netice alamadi.

    Malatya meliki Zülkarneyn, 555 (1160) yilinda öldü. Yerine oglu Muhammed geçti ve Kiliç Arslan'a tâbi olarak Malatya'yi idare etti.

    Erzurum Saltuklu hükümdari Izzeddin Saltuk'un kizi Kiliç Arslan ile nikâhlari kiyildiktan sonra zengin çeyizleriyle birlikte Erzurum'dan Konya'ya gönderilmisti. Bunu haber alan Yagibasan, Kiliç Arslan'a düsmanligi sebebiyle gelin alayina saldirdi ve gelini yegeni ve Kayseri meliki olan Zünnun ile evlendirmek üzere götürdü. Gelin Kiliç Arslan'a nikâhli oldugu için Islâm dinine göre baskasiyla evlenmesi caiz olmadigindan Islâmiyet'ten irtidad ettirdiler. Kiz daha sonra tekrar müslüman oldu ve Zünnun ile evlendirildi. Bu agir tecavüz karsisinda çok öfkelenen Kiliç Arslan, Yagibasan üzerine yürüdüyse de Bizans kuvvetleri tarafindan desteklenen Danismendli ordusu karsisinda maglup oldu (1162). Bu olayin 1164 veya 1165 yillarinda meydana geldigine dair rivayetler de vardir. Kiliç Arslan, Yagibasan karsisinda maglup olunca, Bizans'tan yardim istemek için Istanbul'a gitti ve dönüsünde Yagibasan'dan intikam almak için harekete geçti. Artuklular'dan Kara Arslan, Necmeddin Alpi, Erzen ve Bitlis emîri Fahreddin Devletsah da onunla birlikte Sivas üzerine yürüdüler ve sehri zaptettiler (1163). Yagibasan yardim saglamak için damadi Çankiri Selçuklu meliki Sahinsah'in yanina gitti ve 4 Agustos 1164 tarihinde orada öldü. Yagibasan Danismendliler'in nüfuzlu hükümdarlarindan biriydi. Cesur ve ileri görüslü, siyasî kabiliyeti hâiz hayirsever ve azimli bir insandi. Niksar'da yaptirdigi medresenin hazîresinde medfundur. Yagibasan'in yaptirdigi medrese veya mescide ait bir kitabe bugün mevcuttur.

    Niksar'da bulunan, 552 (1157-1158) tarihli bir kitabede Yagibasan'in künye ve lakaplari söyle siralanmaktadir: el-Melikü'l-Âlim, el-Âdil, Nizâmüddünya ve'd-Dîn Ebu'l-Muzaffer Yagibasan b. Melik Gazi b. Melik Danismend Zahîru Emîri'l-Mü'minîn. Adina basilan bir sikkede ise: el-Melikü'l-Âdil Nizameddin Yagibasan b. Melik Gazi b. Melik Danismend Zahîru Emîri'l-Müminin ibareleri vardir. O, bir takim imar faaliyetlerinde de bulunmus, Sivas ve Niksar'da cami, türbe ve imarethaneler yaptirmisti. Cemâleddin Gazi, Muzaffereddin Mahmud, Zahreddin Ili, Bedreddin Yusuf adli çocuklari vardi, fakat yerine yegeni Ibrahim'in oglu Ismail geçti ve Cemaleddin Gazi'den baska bütün çocuklari Selçuklular'inn hizmetine girdiler.

    Yagibasan'in ölümü üzerine karisi, Zünnnun'unn onalti yasindaki yegeni Ismail b. Ibrahim ile evlenerek onu hükümdar ilân etti (559/1164). Bazi kaynaklara göre Yagibasan'in yerine Cemâleddin Gazi adli oglu geçti. Çok kisa bir müddet tahtta kaldigi için de tarihçiler ondan bahsetmez. Onu Ibrahim b. Muhammed ile oglu Ismail takip etmis Ibrahim de 564 (1169) yilinda vefat etmistir. Bunun üzerine hanedan mensuplari arasinda mücadele basladi. Bu sirada Elbistan emîri Mahmud b. Mehdî bagimsizligini ilân etti. Ayrica Kayseri meliki Zünnun ile Yagibasan'in yegeni Ibrahim b. Muhammed de ayni maksatla harekete geçtiler. II. Kiliç Arslan, bu firsattan istifade ederek Danismendli topraklarini ele geçirmek için seferber oldu ve Elbistan üzerine yürüyerek Danismendli topraklarini zaptetmeye basladi (1165). Elbistan'i, Tohma vadisini, Darende ve Gedük yöresini ilhak etti. 1168'de Zünnun üzerine yürüdü ve 1169'da diger bir rivayete göre 1171 veya 1173'te Kayseri ve Zamanti'da Danismendli hâkimiyetine son verdi. Zünnun, Kiliç Arslan'in kardesi Sahinsah ve Malatya meliki Efridun Atabeg Nureddin Mahmud'a sigindilar.

    Kiliç Arslan'in giderek kuvvetlenmesinden rahatsiz olan Nureddin, Danismendli Zünnun'u, Sahinsah'i ve Artuklular'i himaye ederek ona karsi bir ittifak tesis etti. Bir orduyla Sivas'ta bulunan Melik Ismail'e de haber gönderip, Kiliç Arslan'dan Zünnun'a ülkesini iade etmesini istedi. Kiliç Arslan, Nureddin'in elçilerini bir müddet oyaladiktan sonra teklifini reddetti. Bunun üzerine müttefik kuvvetler, Sivas'tan Kayseri istikametinde yola çikarken Atabeg Nureddin Mahmud da Maras, Göksun ve Behisni'yi isgal ettikten sonra Sivas'a yöneldi (1172). O yil Sivas'ta müthis bir kis hüküm sürmüs ve kitlik basgöstermisti. Ismail ise ambarlarinda bugday stoku bulundugu halde halka dagitmamis ve bu yüzden birçok kisi açliktan ölmüstü. Sonunda halk dayanamayip isyan etti, Ismail, karisi ve besyüz adami öldürüldü, ambarlari yagmalandi (Ismail'in kabri Niksar'dadir). Bunun üzerine sehrin ileri gelenleri toplanip Nureddin'e siginmis olan damadi Zünnun'u Sivas'a davet etmeye karar verdiler.

    Zünnun Nureddin'in yardimiyla mesakkatli bir yolculuktan sonra Sivas'a varip Danismendli tahtina çikti (567/1172) Fakat kisa bir müddet sonra Sultan Kiliç Arslan onun üzerine yürüyünce Zünnun Niksar'a kaçti ve Nureddin Mahmud'dan yardim istedi. Bunun üzerine Nureddin'in topraklarini istilâ ettigini ögrenen II. Kiliç Arslan onun üzerine yürüdü. Fakat agir kis sartlari ve Haçli saldirilari iki Türk hükümdarini barismaya itti. Yapilan anlasmaya göre Nureddin isgal ettigi yerleri geri verecek, Kiliç Arslan da Zünnun'un Sivas'ta hüküm sürmesine riza gösterecekti. Ayrica Nureddin'in emîrlerinden Fahreddin Abdülmesih de emrindeki üçbin kisilik kuvvetle Sivas'ta kalip Zünnun'u himaye edecekti. Muhtemelen Ankara da Sehinsah'a verilecekti.

    Nureddin'in 1174 yilinda ölümü üzerine Sivas'ta birakilan garnizon Suriye'ye dönünce, Sultan anlasma sartlarini hiçe sayarak Sivas, Niksar, Komana, Tokat ve diger Danismendli topraklarini istilâ etmek maksadiyla harekete geçti. 1175 yazinda söz konusu sehirlerin zaptedilmesi üzerine Zünnun ile Sahinsah, Bizans'a siginmak zorunda kaldilar ve Danismendliler'in Sivas kolu da böylece ortadan kalkmis oldu.

    Bizans imparatoru Manuel, Danismendliler'e kaybettikleri topraklari iade etmek istiyordu. Bu maksatla Manuel, Gavras adli bir komutanini otuzbin kisilik bir orduyla Amasya ve Niksar'a sevketti. Fakat bir sonuç alamadi.

    Rivayete göre Zünnun, 570 (1175) yilinda Kiliç Arslan'in emriyle Bizans hapishanelerinde zehirlenerek öldürülmüstür. Aksarayî'ye göre ise Kiliç Arslan'in Sivas'i istilâ etmesi üzerine öfkeyle Niksar'a gitmis ve orada ölmüstür.