Dendritik Hücre Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 20 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Dendritik Hücre

    Dendritik Hücre; Memelilerde bulunan bağışıklık sistemini meydana getiren immün hücrelerden bir tanesidir. Asıl görevi antijenleri işlemek ve bağışıklık sisteminin öbür hücrelerine arz etmektir. Adaptif ve doğuştan gelmekte olan bağışıklık sistemi arasında iletişim kurmak için davranırlar. İmmün yanıtın düzenlemesinde oldukça büyük bir rolü olan Dendritik hücreler, beyin, testis ve göz dışında bütün dokularda yer almaktadır. İlk olarak ta henüz değişmemiş olan T lenfositleri'ne uyum sağlayarak birincil immün cevabın meydana gelmesini sağlamaktadırlar. Bu şekilde olan işlevleri meydana getirebilmek için antijeni kapma, işleme tabi tutma ve uygun bir şekilde olan kostimülan moleküller ile hücrenin yüzey kısmına sunma kabiliyetine sahiptirler. DH’ler B hücre fonksiyonlarının meydana gelmesinde etkisi bulunduğundan dolayı humoral immünite oluşmasında önemli bir rolü bulunmaktadır.

    İlk olarak 1868 yılında Langerhans tarafından cilt epitel dokusunda oluşmuştur. 1973 yılında Ralph Steinman dalakta dendritik biçimli olan hücre olduğunu saptanmıştır. Daha sonra sadece dalakta değil birden fazla lenfoid ve lenfoid bir şekilde meydana gelmeyen dokuda yer aldığı saptanmıştır. DH’lerin yapısal bir şekilde olan görüntüleri ile beraber yüzeylerinde bulunan bazı moleküllerin bulunması, eksikliği yada fonksiyonel olan yeteneklerinin tanımlanması gerekmektedir.

    Temel morfolojik olan görüntü;
    Hücrenin yüzey kısmından dışarıya çıkan uzantılar yer almaktadır. Fakat bunlarla beraber, antijeni işlemek maksatı ile endosom, lisosom ve epidermisdeki Langerhans hücreleri ve Birbeck granülleri şeklinde yapılar da yer almaktadır. Bunlara karşın henüz bu hücreleri spesifik bir şekilde tanımlayan hücre belirleyicisi bulunamamıştır. Bu hücrelerin meydana gelmesi ve değişmesi bakımından bakıldığı zaman DH’ler ilk olarak hematopoetik kök hücrelerden oluşmakla beraber, kemik iliğinde miyeloid ve lenfoid seri temeli değişik olan iki cinste DH yer almaktadır. Bu değişime sebep olan ana sitokinin ise Flt-3L yer aldığı görülmüştür.

    Bu iki değişik olan cinsteki DH hücresi arasında bulunan en önemli olan ayrım ise, lenfoid DH’lerde CD8α yüzey belirleyicisi bulunurken miyeloid şeklinde olanlarda bu indikatör yer almamaktadır. Çevresel olan dokuda DH immatür yapıda iken, matür biçimleri timus ve sekonder lenfoid organlarda yer almaktadır. Olgun ve tam bir şekilde oluşmamış olan dendritik hücrelerin özellikleri incelendiği zaman, çevresel olan dokuda yer alan DH’lerin immatür bir yapıda oldukları ve antijen ile karşılaşıp onu yakaladıkları zaman, bağışıklık sistemini harekete geçirmek üzere lenfoid olan organlara göç ettikleri tespit edilmiştir.

    Yaklaşık olarak 48 saat içerisinde meydana gelen bu olay süresince DH’lerde bazı yapısal ve işlevsel farklılaşmalar meydana gelmiştir. Bu farklılaşma neticesinde immun yanıtın meydana gelmesini sağlayan bazı aktif şeklindeki hücreler meydana gelir. İmmatür DH ise antijeni yakalamakta ve olgunlaşması esnasında dokudan drene olduğu lenf düğümüne ulaşmakta, bu esnada da olgun olan DH’ye dönüp, henüz değişmemiş olan T lenfositleri uyarmaktadır. Kemokinlerin bu durumda önemli olan bir rolü yer almaktadır. Kemokin enflamasyon alanından salgılanan interlökin şeklindeki heparin bağlayan, makrofajları, T lenfositlerini çekmekte olan moleküllerdir.

    Olgun ve olgunlaşmamış DH’lerin başlıca yapısal ve işlevsel değişikleri; Kılavuz olan DH’lerin kemik iliğine yerleştiği ve sitokin salınımı meydana getirdiği gözlenir. İmmatur DH’ler kan ve dokularda meydana gelen, sitoplazmik çıkıntıları meydana gelmeye başlamış olup, antijen tüketimi için gerekli olan reseptörlere sahip, hücre içi yüksek MHC klas II ve düşük olan CCR7’ye sahip olan antijeni tanıma ve yakalama özelliğine sahip olan hücrelerdir. Matür DH’ler ise lenfoid organlarda yerleşmiş olan, sitoplazmik uzantıları belirgin bir şekilde olan, hızlı bir şekilde hareket eden ve antijen tüketmi için reseptörleri azalmış, T lenfosit sitokinlerini imal edebilen ve T lenfositleri uyarmakta olan hücrelerdir.