Dinin Korunması ile ilgili Ayetler

Konusu 'Ayet ve Hadisler' forumundadır ve Elif tarafından 5 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Din, akıl sahiplerinin kendi özgür irade ve istekleri ile tercih ettikleri bizzat hayırolan ve peygamber tarafından tebliğ edilene götüren ilahi kurallar bütünüdür. Bu anlamda bir bütün olarak din, bireyin Allah’la, diğer bireylerle ve varlıkla olan ilişkilerini düzenleyen değerler manzumesidir.
    Dinin kabul cihetiyle vicdan işi olduğunu, iman ya da inkarda zorlamanın olmadığını bize en iyi anlatan Bakara Suresi’nin 256. ayetidir: “Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır..”
    Bu ayete göre insanlara dini kabul etmeleri için dayatmak İslami bir yöntem değildir. İman, tamamen hür irade ile ve gönülden gelen bir kabullenmedir. Zira iyi niyete, iradenin tercihine dayanmayan ve gönülden benimsenmemiş bir dindarlık, fertte kişilik parçalanmasına yol açar. İslam hiçbir zaman böylesi bir sonuca hoşgörü ile bakmaz.

    Din, birey ve toplumlar için manevi bir ihtiyaçtır. İnsana, özgüven duygusu kazandırır. Dindar insan, varoluşsal manada kendisini güvende hissettiği gibi, çevresindeki varlıklara da kendisinden güvende olmalarını hissettirir. İyi bir dindar, hem kendisiyle ve hem de yaşadığı toplumla barışık olur. Eğer bir toplumda din, tam anlamıyla yaşanırsa, hem kültürel kimliği hem de toplumsal benliği yabancılaşmaktan korur. Din ve vicdan özgürlüğü, kişinin hiçbir baskı ve etki altında kalmadan tamamen kendi özgür iradesiyle bir dini seçme, öğrenme, öğretme, yayma, telkin etme, okutma ve dinin emirlerini yerine getirme gibi faaliyetlerin tümünü içerir.

    Dinin korunması, iman ve ibadet esaslarının kabulü ve bunlardan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlıdır. Bunun için İslam’da namaz, oruç, hac ve zekat gibi ibadetler akıllı ve ergenlik çağına ulaşan kadın ve erkek Müslümanlara farz kılınmıştır.
     

  2. Dinin korunması kısaca anlam