Dna Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 15 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Dna

    Dna, Deoksi Ribo Nükleik Asit, tüm organizmaların canlılık işlevleri ve biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik yönergeleri taşıyan moleküllerdir ve kısaca DNA olarak adlandırılır. DNA parçaları ise gen olarak ifade edilir. DNA, ilk İsviçreli hekim Friedrich Miescher tarafından saflaştırılmıştır. 1869 yılında Friedrich atık cerrahi pansumanlarındaki irin içinde mikroskobik bir madde keşfetmiştir. Hücre çekirdeklerinde bulunduğu için de ona 'nüklein' adını vermiştir.1954 yılında ise DNA' nın iki sarmal yapısını James Devey Watson, araştırmacı Francis Crick ile yaptıkları çalışmalar sonucu bularak Nobel Ödülü almış bilim adamlarıdır.

    DNA'nın Yapısı

    • DNA'nın yarısı erkek diğer yarısı ise dişi bireyden gelir.
    • Nükleotid olarak adlandırılan basit birimlerin birleşimiyle iki uzun polimerden oluşur.
    • Çift sarmallı yapıya sahiptir.
    • Nükleotidler birbirlerine şeker ve fosfatlar aracılığıyla kovalent olarak bağlanmışlardır.
    • Adenin, Guanin, Sitozin ve Timin bazları içerir.
    • Adenin Timin arasında iki hidrojen bağı bulurken, Guaninle Sitozin arasında üç tane hidrojen bağı bulunur.
    • Dayanıklı bir yapısı vardır.
    • Negatif yüklüdür.
    DNA' nın Özellikleri
    • Genetik bilgileri taşır.
    • Kendini eşler.
    • Yönetici moleküldür.
    • Çekirdek, Mitokondri ve Kloroplast' ta bulunur.

    DNA'nın Görevleri

    • Hücre bölünmesi öncesi kendini eşler ve kalıtsal bilgilerin bir sonraki kuşağa aktarılmasında rol alır.
    • Canlılar arasındaki çeşitliliği sağlar ve hücreyi yönetir.
    • Replikasyon ile canlılarda büyüme ve kalıtsal karakterlerin aktarılmasını sağlar.
    • Trankripsiyon ile de RNA sentezini yapar.

    DNA'nın Eşlenmesi (Replikasyon),
    Adenin-Timin ile Guanin-Stozin ile eşleşir. Bu eşleşme sırasında hidrojen bağları ile birbirlerine ilişik baz zincirleri birbirinden ayrılırlar. Bu sayede DNA zinciri her biri kendi etrafında yeni bir ikili sarmal oluşturur. Böylece DNA' nın kopyası çıkartılarak, genler çoğaltılır.

    Günümüzde DNA, konusunda teknolojinin de gelişmesiyle bir çok alanda ilerleme katedildi. Genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalar devam ederken. Geçtiğimiz günlerde arkeolojik çalışmalar ile ilgili merak uyandırıcı gelişmeler oldu. Anadolu'nun tarihi eskiye dayanan kazı alanlarından İzmir' deki Yeşilova Höyüğü' nde bulunan 5 bin yıllık şakak kemiğinde ABD'nin Boston Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından DNA örneğine rastlandı. DNA' nın incelenmesiyle birlikte Anadolu'nun tarihine ait önemli bilgilere ulaşılması amaçlanıyor. En önemlisi de bu sonuçlara bağlı olarak, kendi kökenimizi, nereden geldiğimizi, atalarımızın hangi topluluklardan olduğunu öğrenmeye çalışacağız.

    Gelecekte DNA, vücuda yerleştirilen ve 50'den fazla işlevi yerine getirebilen minyatür algılayıcılarla, sağlıkla ilgili değişimleri izlemek kolaylaşacak. Bu algılayıcılar, kan basıncından vücuttaki minerallere, gıda ihtiyacından değişik vitaminlere kadar çeşitli konularda bilgiler sunacak. Vücuda yerleştirilecek bu algılayıcılar, hastalıklara karşı bir nevi devriye gezecekler. Herhangi bir hastalık halinde, uygun tedavi yöntemleri, kullanılacak ilaçlar kolayca belirlenecek ve hastalıkların ilerlemesinin önüne geçilecek. En önemlisi de, Dünya'da her yıl 12 milyon insan kanser olurken, bu algılayıcılar sayesinde kanser oluşumu hızlıca tespit edilip, kanserin büyümesi engellenecek ve kontrol altına alınacak.