Dna Yapısı Hakkında Bilgi

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Dna Yapısı

    Dna Yapısı: Dna hücrelerde meydana gelen metabolik olayların kontrolünde yer alan ve kalıt sallığı sağlayan yapılardır. DNA molekülü sarmal şekilde kıvrılmış merdiven bir yapıya benzemektedir. Merdivenin kenarlarını şeker ve fosfat molekülleri, basamaklarını da organik bazlar oluşturmaktadır. Karşılıklı yer alan nükleotid zincirinde guanin sitozinin, adeninde timinin karşısına gelmektedir. Karşılıklı gelen bazlar birbirlerine hidrojen bağları ile bağlanırlar. Adenin ve timin arasında iki, guanin ve sitozin arasında üç zayıf hidrojen bağı kurulmaktadır. Bu nedenle DNA zincirlerinden birinin dizilişi biliniyor ise,diğerinin baz dizilişi bulunabilmektedir. DNA molekülleri gerektiği zaman kendini eşler. Böylece kalıtsal bilgilerin hücreden hücreye aktarılmasını sağlarlar. Dna nın aşırı uzun yapısı onun sertliğinin ve sarmal yapısının sonucunda hücre Dna sının düzenlenebilmesi, histon gibi yapısal proteinler, topoizomeraz ve helikaz gibi enzimler evrimleşmiştir. Dna yapısının belirlenmesi günümüz biliminde nükleer manyetik rezonans veya X ışını kristalogafisi teknikleri ile yapılmaktadır.

    Dna Yapısı: İlk Dna modelini James Watson ve Francis Crick yapmıştır. Dna' nın en küçük yapı birimine nükleotit denmektedir. DNA ' nın yapısında beş karbonlu deoksiriboz şekeri bulunmaktadır. Fosfat molekülü tüm nükleotit çeşitlerinde ortaktır. Nükleotitlerin özel bağların birleşmesi ile nükleik asit zincirleri Dna oluşturmaktadır. Nükleotitler yapılarında bulundurdukları organik bazlara göre isimlendirilmektedirler. Dna, canlıların temel maddesi olan proteinin sentezini yaparak canlının kalıtımının ve dolayısı ile tüm yaşamını denetim altında tutmaktadır. Protein molekülü içinde birbirinden yapısal değişiklikler gösteren 20 amino asit bulunmaktadır. Bu amino asitlerin protein molekülü içinde hangi sırada ve sayıda yerleşeceğini Dna molekülü saptar. Dna bu görevini RNA moleküllerini kullanarak yapmaktadır. Dna’nın RNA moleküllerini kullanımı baz şifrelerinin aktarımı sonucu olmaktadır.