Doğru tevekkül anlayışı nasıl olmalıdır?

Konusu 'Dini soruların cevapları' forumundadır ve Nehir tarafından 27 Kasım 2015 başlatılmıştır.

  1. Tevekkül nedir, Doğru tevekkül anlayışı nasıl olmalıdır?

    Tevekkül, Allah'a teslim olmak, güvenmek, dayanmak, bağlanmak ve sığınmak anlamlarına gelmektedir.

    Tevekkül'ün dini terim olarak anlamıysa, bir amaca ulaşmak için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra kalben Allah'a bağlanıp ona güvenmek, sonucu Allah'tan beklemek anlamına gelmektedir.

    Tevekkül, kalbe Allah'tan başkasından alakayı kestirmen ve her işte Allah’a rücu etmendir.

    Ebu Saidi’l-Harraz (rh.a): “Tevekkül, Allah'ı tasdik etmek, O’na itimat etmek, O’na güvenmek, O’nunla mutmain olmak, bütün şey*lerde Allah'a teslim olmak, dünya işlerini ve rızka ait olan her sıkın*tıyı kalpten çıkarmaktır.” dedi.

    Yüce Allah'a tevekkül etmek, işleri ve gerçek olayları O’na devre*dip bırakmak herhalde O’na itimat etmek, hareket ve kuvvetin ancak Allah’tan olduğunu bilmektir.

    Tariflerde verildiği üzere, tevekkül kalbî bir mertebedir. Sebebe tevessül tevekküle mâni değildir. Bunun için tevekkülün yeri kalp, sebeblerin yeri ise, beden*dir. Nasıl olur da bir mümin yüce Allah'ın bir çok âyet-i kerîmelerde emretmiş olduğu ameli terkeder? Hâlbuki Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem bir çok hadis-i şeriflerde Ona çağırır.

    Bir kişi Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem’e devesinin üze*rinde geldi ve: “ Ya Rasûlallah, devemi salıverip tevekkül edeyim mi?” diye sordu. Rasûlullah sallallâhu aleyhi vesellem: “Onu (çö*kert), bağla ve sonra da tevekkül et” buyurdu.