Doğruluğun dinimizce önemi nedir

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Eylem tarafından 7 Ağustos 2016 başlatılmıştır.

  1. Eylem

    Eylem Süper moderatör Yönetici

    Doğruluk

    Doğruluk içimizde sakladığımız niyetlerimizle davranışlarımızın birbirine uygun olmasıdır. Doğruluk büyük bir erdemdir ve dünyadaki bütün dinler, insanları doğru olmaya çağırmış, yalancılığı ve sahteciliği kötülemiştir.Yahudilik ve Hıristiyanlık dinleri kök olarak İslam’la aynı olduğu için bu dinlerde doğruluk teşvik edilmiş, bu büyük erdeme sahip olmalarıkonusunda insanlar yönlendirilmiştir. İlahî dinler haricindeki dinlerde de doğruluk önemli bir yer tutar. Örneğin Hint dinlerinde ruhun tanrıyla birleşmesi, onun özgürleşmesi anlamına gelir. Bu özgürlük, kişiyi bağlı olduğu cehaletten kurtarıp kurtuluşa (mokşa) ulaştıran ilimle ve bunun yanı sıra yalancılıktan ve fenalıktan kaçınmakla olur. (Tümer, Prof. Dr. Günay, Bîrunî’ye Göre Dinler ve İslam Dini, Ankara 1991 s. 182.)Zerdüşt dininde de bütün kötülüklerin olduğu gibi yalancılığın kaynağı, şeytan sınıfını temsil eden “dev”dir.İslam dini ise dinler içinde doğruluğa en çok önem veren dindir. Kur'an-ı Kerim doğru olmayı tavsiye etmekle kalmaz, aynı zamanda doğru insanlarla beraber olmayı da emreder.
    “Rabbimiz Allah’tır deyip sonra dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (Ahkaf 13)“Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe 119)
    “Seninle beraber tövbe edenlerle birlikte, size emredildiği gibi dosdoğru olun ve aşırıya gitmeyin”(Hud 112)Aynı şekilde İslam dini yalancıdan ve yalancılıktan nefret eder, onu insanların arasını bozan, birbirlerine duydukları güveni sarsan en büyük tehlike ve günah olarak görür.
    “Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle onlar için acıklı bir azap vardır.”( Bakara 10)Sevgili Peygamberimiz hadislerinde doğruluğu sürekli vurgulamış, bizlerin doğru kimseler olmasını istemiştir.“Şüpheli işi bırakıp şüphesiz işe sarıl, çünkü doğru olan şey gönlü yatıştırır, yalan onu kuşkulandırır.”Peygamberimiz doğru olmayı iyi kimse olmanın şartı saymış, cennete girebilmek ve orada büyük bir makam olan sıddıklar (doğru kimseler) derecesine erebilmek için doğru olmak gerektiğini söylemiştir.“Doğru sözlülük iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Bir kimse doğru söyleye söyleye Allah katında sıddıklar derecesine çıkar. Yalan söylemek fenalığa, fenalık da cehenneme götürür. İnsan yalan söyler durur da sonunda Allah katında “yalancı” diye yazılır.”Görüldüğü gibi başta İslam dini olmak üzere belli başlı bütün dinlerde doğruluk büyük bir fazilet olarak teşvik edilmiş, onun tersi olan yalan söylemek, hile yapmak ve sahtekârlık yasaklanmıştır. Bizler Müslüman olarak dinimizin bu güzelliğini sözlerimizde ve davranışlarımızda yansıtmalı, doğru kimseler olmalıyız. Aksi takdirde Müslüman olmayanlar, bizim yalancılığımıza bakarak İslam hakkında çok yanlış düşüncelere sahip olabilirler.