Doğruluk İle İlgili Deyimler ve Açıklaması

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Doğruluk İle İlgili Deyimler ve anlamları

    ***belini doğrultmak
    yeniden durumunu düzeltmek: “Belini biraz doğrultmuş, borçlarını ödemiş, daha rahat bir yaşam düzeyine erişmişti.” -M. Mungan.

    ***burnunun dikine (doğrusuna) gitmek
    öğüt dinlemeyerek kendi bildiği gibi davranmak: “Soruların yanıtlarını buldum mu ne gezer ama nedense aptal kafam burnunun dikine gitmeyi sürdürdü.” -A. Ümit.

    ***doğru bildiği yoldan ayrılmamak (şaşmamak)
    her ne olursa olsun inandığı ilkelere bağlı kalmak: “Bunları asla yapmayacağımı biliyorsun, su testisi su yolunda kırılır; ben doğru bildiğim yoldan ayrılmayacağım.” -H. Topuz.

    ***doğru bulmak
    uygun görmek, onamak: Onun yaptıklarını doğru buluyor musunuz?

    ***doğru çıkmak
    gerçek olduğu anlaşılmak: “Bu bari doğru çıksaydı, yazarlığıma geçmişte bir ipucu bulacaktım.” -A. Ağaoğlu.

    ***doğru doğru dosdoğru
    “en doğrusu şudur ki” anlamında kullanılan bir söz: doğru doğru dosdoğru, bu işi yapan odur.

    ***doğru durmak
    1) dik durmak; 2) uslu durmak.

    ***doğru oturmak
    uslu oturmak.

    ***dumanı doğru çıksın
    “iyi ve güzel olmasa bile yönteme uygun olsun” anlamında kullanılan bir söz.

    ***dünyalığı doğrultmak
    yaşamı süresince yetecek parayı kazanmak.

    ***eğri gemi doğru sefer
    “kullanılan araç yetersiz ancak yapılan iş isteğe uygun” anlamında kullanılan bir söz.

    ***eğrisi doğrusuna gelmek
    olmayacak gibi görünen bir iş, bir girişim, rastlantı sonucu olumlu bitmek.

    ***eline eteğine doğru
    her türlü kötülükten uzak olan, dürüst.

    ***geçimini doğrultmak
    geçinmek için yeteri kadar para kazanmak: “Biri elbise askısı yapıyor, diğeri de yapılanları satıyor, böylece geçimlerini doğrultuyorlardı.” -S. Ayverdi.

    ***iyi iş (doğrusu)
    tkz. beğenilmeyen bir olay, bir durum karşısında şaşkınlığı anlatan bir söz.

    ***sermayeyi doğrultmak
    ticaret için ortaya konan anaparayı batırmadan işletmek ve para kazanmak: “Köyden kopup, yabancı işçi olup, beş altı yılda sermayeyi doğrultup, yurtta özel teşebbüsçü bir yarım yamalak kapitalist olma özlemi görülüyor çoğunda.” -H. Taner.