Doğum kontrol haplarının yan etkileri nelerdir

Konusu 'Sağlık Rehberi' forumundadır ve Nehir tarafından 20 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Doğum kontrol haplarının yan etkileri

    Ara kanamalar, lekelenmeler
    Kişinin tedaviye olan uyumunu etkileyen en önemli faktörlerden birisi hap kullanımı sırasında görülen ara kanamalar ve lekelenmelerdir.Lekelenme genellikle koyu kahverengi ve az miktardaki kanamadır. Bu kanamalar hastada endişeye neden olabilir. Kullanımın ilk ayında %10-30 oranında, 3. ayın sonunda ise %1-10 oranında görülür.

    Bu kanamaların nedeni rahim içini döşeyen endometrium tabakasındaki değişikliklerdir. Normalde kalın olan endometrium OKS içindeki düşük doz hormonların etkisi ile daha ince bir hal alır.OKS kullanırken endometrium normaldeki kadar kalınlaşmaz. Hap kullanımı sırasında adet kanamalarının her zamankinden daha az olmasının nedeni de bu etkidir. Bu sayede döllenme olsa bile embriyo yerleşebileceği uygun bir ortam bulamayacağı için gebelik gerçekleşmez. Endometrium bu yeni hormonal düzene uyum sağlarken zaman zaman dökülmeler olabilir. Bu dökülmeler yada bilimsel adı ile kırılma kanamalarının nedeni doğum kontrol hapının içindeki progesteron hormonudur.

    Kanamalar sıklıkla kullanımın ilk 3 ayından sonra kaybolur. Bazı durumlarda ise aradan aylar geçmesine rağmen ara kanamalar hiç kesilmez yada birden ortaya çıkar. Bu kanamanın nedeni de benzer şekilde progesteron hormonunun endometriumda yarattığı değişikliklerdir. Durumun 3-4 aydan uzun sürmesi durumunda bir üst doza geçmek gerekli olabilir.Hangi tür ilaç olursa olsun ara kanama görülmesi ilacın etkinliğini azaltmaz.

    Doğum kontrol hapı kullanılırken ara kanama yada lekelenme ortaya çıktığında hiçbir şey olmamış gibi hap kullanmaya devam etmek gereklidir.Hap bitmeden asla yarıda bırakılmamalıdır. Eğer kanamanın miktarı sizi çok rahatsız edecek boyutta ise doktorunuz hap kullanımına devam ederken ek başka haplar vererek kanamanızı kesecektir.

    Amenore (adet kanamasının kesilmesi)
    Bazı kadınlarda doğum kontrol hapındaki rahmin içini döşeyen ve her adet kanaması ile atılan endometrium tabakasında incelmeye neden olan progesteronun etkisi o kadar baskın olur ki endometriumda kanama yaratacak kadar dahi kalınlaşma olmaz. Bu nedenle kişi hap alımına ara verilen 7 günlük dönemde adet kanaması görmez.

    Bu durum endometriumda kalıcı bir hasarın belirtisi değildir. İlaç kullanımı bırakılıp yumurtalık fonksiyonları geri geldiğinde kandaki östrojen düzeyi artacak ve endometriumu uyararak yine kalınlaşmasını sağlayacaktır. Benzer şekilde daha yüksek doz östrojen içeren ilaçlar kullanıldığında da düzenli kanamalar görülecektir.

    OKS kullanırken adet kanamalarının kesilmesi ileride gebe kalma potansiyelini hiçbir şekilde etkilemez. OKS kullanımında ilk kez adet görülmemesi olduğunda mutlaka test yapılarak olası bir gebelik varlığı ekarte edilmelidir.

    Kilo artışı
    Doğum kontrol hapları ile ilgili en önemli endişelerden bir diğeri de kilo artışına neden olacağı inancıdır. Oral kontraseptiflerin kilo aldırıcı yada iştah arttırıcı etkileri yoktur. Ancak özellikle kullanımın ilk aylarında hafif ödem yapıcı etkileri vardır ve bu ödem kilo artışı olarak algılanabilir.

    Memelerde hassasiyet
    Meme hassasiyeti kullanımının özellikle ilk ayında sıkça karşılaşılan bir durumdur ve takip eden dönemde kendiliğinden kaybolur. Devam eden meme hassasiyeti çoğunlukla fibrokistik meme yapısına sahip kadınlarda görülür. Bu tip kadınlarda hassasiyet adete yakın dönemlerde artar ve kanamanın başlaması ile birlikte azalır. Kullanıma devam ettikçe hassasiyetin azalmaması durumunda hastanın bir meme hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olur.

    Baş ağrısı
    Düşük doz doğum kontrol hapları nadiren baş ağrısına neden olurlar. Baş ağrısı genelde hap kullanımına 7 gün ara verilen dönemde olur. Hap kullanımına devam ederken ortaya çıkan ve ilaç ile geçmeyen ağrı varlığında mutlaka jinekoloğunuza haber vermelisiniz.

    Mizaç değişiklikleri ve depresyon
    Mizaç değişiklikleri ve depresyon çoğu zaman doğum kontrol haplarından bağımsızdır ancak potansiyel bir yan etki olarak kabul edillirler. Böyle bir durum ortaya çıktığında başka bir progesteron içeren farklı bir marka hapın kullanılması şaşırtıcı olarak sorunu giderir. Eğer sorun devam ediyorsa hap kullanımına 1-2 ay ara verip değişikliğin kaybolup kaybolmadığı kontrol edilmelidir.

    Bulantı ve kusma
    Kullanımın özellikle ilk ayında bulantı görülebilir. Kusma ise çok nadir görülen bir bulgudur. İlacın tok karnına alınması sorunu genelde çözer.

    Akne (sivilce) ve tüylenme
    Doğum kontrol haplarının sivilcelenmeye neden olduğu inancı tamamen yanlıştır. Günümüzde kullanılan yeni nesil progesteronların bu tür bir özelliği yoktur.Tam tersine hemen hemen bütün düşük dozlu doğum kontrol hapları akneleri iyileştirici etki gösterirler ve akne tedavisinde önemli rol oynarlar.
    Doğum kontrol hapları tüylenmeye de neden olmadıkları gibi tüylenmenin tedavisinde kullanılan temel ilaçlardır.

    Kalp damar hastalıkları ve hipertansiyon
    Kalp ve dolaşım sistemi ile ilgili asıl risk 35 yaş üzerinde ve sigara kullanan kadınlarda görülmektedir. Sigara içmeyen genç kadınlarda doğum kontrol hapından elde edilen yararlar risklerin çok üzerindedir. Günümüzde 50 mikrogram ve üzerinde östrojen içeren ilaçların damarlarda pıhtılaşmaya neden olabileceği kabul edilirken düşük dozlarda bu riskin son derece düşük olduğu bilinmektedir.
    Düşük doz doğum kontrol hapı kullanırken damarlarda pıhtılaşmaya bağlı tıkanıklık ortaya çıkarsa o kişide kanın pıhtılaşma sisteminde bir bozukluk aranması gerekmektedir. Bu kişiler genelde damar duvarında bilinmeyen bir bozukluk olan, dolaşımın bölgesel olarak bilinmeyen bir nedenle bozulduğu yada doğum kontrol haplarına normalin çok üzerinde aşırı tepki veren bireylerdir.
    Yüksek doz hap kullananların yaklaşık %5'inde ilaca bağlı hipertansiyon görülebilir. Düşük dozlu haplarda ise tansiyon yüksekliği ortaya çıkma oranında bir artış söz konusu değildir.

    Kloazma (gebelik maskesi)
    İlk dönemlerde oral kontraseptif kullananların %5'inde yüzde renk değişiklikleri görüldüğü bildirilmiştir. Hamilelikte de ortaya çıkan ve bu nedenle gebelik maskesi olarak da adlandırılan bu durum östrojene bağlı bir etkidir. İlaçların içindeki östrojen miktarlarındaki azalmaya paralel olarak günümüzde çok nadir görülür ancak ortaya çıktığında ilacın bırakılması gerekir. İlaç bırakıldığında dahi iyileşme çok yavaş olabilir.

    Cinsel istekte (libido) azalma
    Normalde yumurtlama olduktan sonra yumurtalıklardan çok az bir androjen (erkeklik hormonu) salgısı olmaktadır. Bu salgı kadında cinsel isteği uyarır. Tüm bu sistemin amacı yumurtlama sonrası cinsel ilişki ve gebelik olmasını sağlamaktır. Oral kontraseptif kullanırken yumurtlama olmadığı için kadındaki androjen salgısında azalma olur. Neticede kadında libidoda bir azalma görülebilir.
    Androjenik etkileri daha fazla olan bir progesteron içeren marka doğum kontrol hapına geçilmesi sorunu genelde çözer. Erkek doğum kontrol yöntemleri alternatif olabilmektedir.

    Vajinal kuruluk
    Doğum kontrol hapı kullanırken vajinada kuruluk olması nadir olmayan bir yakınmadır. Vajina dokusu ve salgısı temel olarak östrojen hormonuna bağımlıdır. Hap kullanımı sırasında kandaki östrojen düzeyleri azaldığından bu tür bir sorunun ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. Başka bir markaya geçilmesi sorunu giderebilir. Cinsel ilişki sırasında yanma ve ağrı olması durumunda vajinal kayganlaştırıcılar kullanılabilir.