Dünyadaki ve Ülkemizdeki Su Kaynaklarını Nasıl Kullanmalıyız

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 19 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Dünyadaki Su Kaynaklarını Nasıl Kullanmalıyız

    Su, hayatın kaynağı, dünyanın 3/4′ü; vücudumuzun % 80′i su. Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz ama sel olup aktığında korktuğumuz su.
    Su insan için çok önemli. Ama öte yandan da dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli, su ile ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. İşte bu konudaki gerçeklerin bir kısmı:

    • Dünyadaki tatlı suyun %80 i buzul olarak kutuplardadır.
    • Dünyadaki nehirlerin yaklaşık 2/3ü (yaklaşık 300 nehir) sınır ötesi su olarak bir kaç komşu ülke tarafından paylaşılmaktadır. Bu nehirlerin hemen hemen tamamı komşu ülkelerle sorunlara yol açmaktadır.
    • Yaklaşık 1,1 milyar insan temiz içme veya kullanım suyundan yoksundur.
    • Her yıl yaklaşık 5 milyon insan temiz su ile ilgili hastalıklardan dolayı ölmektedir.
    • 2025 yılında dünya nüfusunun üçte biri şiddetli derecede su sıkıntısı çekecektir.
    • Halen dünyada 2,8 milyar insan şehirlerde yaşıyor, bu rakam 2025′te 4,5 milyara yükselecek. Şehirler temiz suya daha fazla ihtiyaç duymakta olup aynı zamanda da daha büyük atık su sorununa yol açmaktadırlar. Şehir nüfusunun artması ciddi su sorunlarını beraberinde getirecektir.
    • Ülkemizdeki 3200 belediyenin yaklaşık 50 adedi kanalizasyon sularını arıtmaktadırlar. Başka bir deyişle nüfusumuzun yaklaşık 50 milyonuna ait kanalizasyon suları doğrudan nehirlere dolayısıyla göl ve denizlere akmaktadır.

    Bunlar, su ile ilgili gerçeklerin sadece bir kısmı. Bu ve buna benzer konuların ciddi bir şekilde dünya gündemine gelmesiyle BM Genel Kurulu 1993 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla her yılın 22 Mart gününün ” Dünya Su Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır.
    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1992 yılında Rio de Janerio’da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda dünyada suyun giderek artan öneminden dolayı her yıl 22 Mart gününün “Dünya Su Günü” olarak kutlanmasına karar vermiştir. Ortaya çıkışı BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nın sonuç metni olan Agenda21’in su kaynaklarının gelişimi ile ilgili 18. bölümüne dayanan Dünya Su Günü, suyun önemi ile ilgili bilincin geliştirilmesi ve Agenda21’de sunulan önerilerin uygulanmasının sağlanması için, bütün ülkelerin ulusal düzeyde konferans, seminer, sergi, yayın ve doküman dağıtımı gibi bir dizi etkinlik yapmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

    22 Mart Dünya Su Günü ile ilgili ilk çalışmalar Birleşmiş Milletler Genel Asamblesi tarafından 1993′te başlatıldı.

    Temel konular
    1. İçme suyu ile ilgili problemler,
    2. Gelişen nüfusa bağlı olarak su yapılarının korunması ve yapımı ile ilgili toplumu uyarmak ve önlemleri arttırmak.
    3. Dünya Su Günü’nde devletler, uluslararası kuruluşlar ve sosyal kuruluşlarla dayanışmayı ve birlikteliği arttırmak.

    Strateji
    1. Ülke ve dünya basını ile bağlantıları geliştirmek, gündemde kalmak ve gündem oluşturmak.
    2. Çocukları ve gençleri hedef almak,
    3. Belgelerin yayınlanması,
    4. Su kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi ile ilgili konferans, yuvarlak masa ve seminerler yapılması,
    5. Paylaşım ve kişisel yardım programlarını ilerletmek,
    6. Kamu ve özel sektör yardımlarını, destek ve katılımlarını arttırmak.

    1995′ten günümüze kadar her yıl bir konu tespit edilmiş ve 22 Mart günü tartışılması kararlaştırılmıştır.


    BİZ FERT OLARAK NE YAPMALIYIZ

    Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışıp su kaynaklarını kirlettiğinden, içinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik maddeleri kullanmalıyız.

    Dişlerimizi fırçalarken, traş olurken ya da bulaşık yıkarken musluğu açık bırakmamalıyız.

    Yüzde 60 daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanmalıyız.

    Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye klozetlere asılan maddeler kanalizasyona karışıp kirliliğe sebep olduğundan bunları kullanmamalıyız.

    Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözünmesini sağlayan yararlı bakterileri de öldürdüğünden çamaşır suyunu olabildiğince az kullanmalıyız.

    Akan tesisatlarımızı onarmalıyız.

    Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanmalıyız.

    Bahçe sulamak için buharlaşmanın en az olduğu sabah veya akşam saatlerini tercih etmeliyiz.

    Araba yıkarken hortum kullanmamalıyız. Bunun yerine kova ve süngeri tercih etmeliyiz.

    Daha az su tüketen duş başlıkları kullanmalıyız.

    Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanmalıyız.