Düzce Ayaklanmaları Hakkında Bilgi

Konusu 'Ödevim var' forumundadır ve Ayaz tarafından 6 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Düzce Ayaklanmaları

    Düzce Ayaklanmaları, Kurtuluş Savaşı sırasında Milli Mücadele'ye karşı, 1920 yılında, Düzce'de başlayarak kısa sürede Bolu, Gerede, Mudurnu, Beypazarı ve Nallıhan'a yayılan bir dizi ayaklanma.


    Arka Plan

    İstanbul Hükümeti ulusal direniş hareketini kırmak amacıyla Anadolu'da kendisine bağlı kişileri çevrelerinde kışkırtıcı çalışmalar yapmaya yöneltiyordu. Bolu, Düzce ve Adapazarı yörelerinde, özellikle Çerkes ileri gelenlerinin sarayla yakın ilişkileri vardı ve bunlar Anadolu'da gelişmekte olan harekete karşı olumsuz bir tutum içindeydiler. Öte yandan I. Dünya Savaşı'nın yıkımlarından halk büyük zarar görmüştü; çoğunluk, Osmanlı Devleti'nin savaşa sürüklenmesinden sorumlu tuttuğu İttihatçılara tepki duyuyordu. Ayrıca mültezimlerin bölgedeki kalıntıları da aşarın iltizam yoluyla toplanmasına izin vermeyerek onları bu büyük gelirden yoksun bırakan İttihat ve Terakki'nin amansız düşmanıydılar. Bu durumu değerlendiren İstanbul Hükümeti, bir yandan Çerkeslerle Abhazları ulusal direniş hareketine karşı kışkırtıyor, öbür yandan da Kuva-yi Milliye'yi İttihat ve Terakki'nin devamı gibi göstermeye çalışıyordu. Birkaç Kuva-yi Milliye yöneticisinin halka karşı hoşnutsuzluk yaratacak bazı davranışlarda bulunması da bölgedeki tepkilerin gelişmesini hızlandıran bir etken oldu.

    I. Düzce Ayaklanması

    13 Nisan'da Düzce'de çıkan ayaklanma kısa sürede yöreye yayıldı. Düzce’nin Ömerefendi Köyü’nde toplanan silahlı Abhaz ve Çerkes ayaklanmacılar, ilçenin dışında bulunan Müfreze Karargahını basarak, Müfreze Kumandanını esir aldılar. Küçük rütbeli subaylar direndilerse de sayıları 4 bine ulaşan asiler Düzce’yi aldılar. Asi elebaşlarından Berzek Sefer Bey Düzce Kaymakamı, Maan Ali Bey (Emekli Binbaşı) Jandarma Komutanı, Koç Bey de Belediye Başkanı oldular.[1] Ayaklanmacılar, Düzce'nin ardından 14 Nisan'da Beypazarı, 18 Nisan'da Bolu (Bolu mutasarrıfı Haydar Bey'i de tutsak aldılar), 21 Nisan'da Gerede, 2 Mayıs'ta Mudurnu'yu ele geçirip, Ankara yakınlarına kadar ilerlediler.

    Çok geniş bir alana yayılan ve kısaca I. Düzce Ayaklanması adıyla bilinen bu ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen ilk güçler yenilgiye uğrarken, olayın büyüme eğilimi gösterdiğini kestiren Heyet-i Temsiliye, ayaklanmalara karşı Kuva-yi Milliye'nin hemen bütün güçlerini seferber etti. Yarbay Mahmut Bey komutasındaki 24. Tümen'in Geyve'den Düzce'ye, Kandıra'da üstlenen binbaşı Çolak İbrahim Bey müfrezesinin Adapazarı'na, Balıkesir'de bulunan Çerkes Ethem kuvvetlerinin de aynı yöreye gitmesini buyurdu.

    İki taburluk gücünü Hendek'ten Düzce üzerine yürüten 24. Tümen komutanı Yarbay Mahmud Bey 22 Nisan'da, Hendek dışındaki köprüde pusuya düşürülerek öldürüldü. Tümen komutanının ölümü üzerine çatışma, kısa sürede ayaklanmacıların üstünlüğüyle sona erdi. Tümen subaylarının tümü tutsak edildi, silah ve ağırlıkları ellerinden alınan erlerse serbest bırakıldılar. Bu arada, 30 kişilik bir makineli tüfek birliğiyle Taraklı'ya gelen Çolak İbrahim Bey (21 Nisan), kasabayı kuşatan yaklaşık 300 ayaklanmacının saldırısına uğradı. Makineli tüfeklerin verdiği üstünlükle ayaklanmacıları püskürterek Göynük'e doğru yola çıkan İbrahim Bey (1 Mayıs), buradaki ayaklanmacıları da Mudurnu'ya çekilmek zorunda bıraktı.

    Düzce ayaklanmalarının başladığı günlerde Balıkesir'de çıkan ayaklanmalarla uğraştığı için yöreye ancak mayısın son haftasında ulaşabilen Çerkes Ethem kuvvetleri, Sapanca ve Adapazarı'nı çatışmasız ele geçirdiler (23 Mayıs). Kentte duruma egemen olduktan sonra Hendek ve Düzce üzerine yürüyen Çerkes Ethem'in, 26 Mayıs'ta Düzce'ye girip, oradaki ayaklanmacıları da tutsak alıp elebaşlarını asması, Binbaşı Nâzım Bey'in de 27 Mayıs'ta Bolu ve 31 Mayıs'ta Gerede'ye girmesiyle I. Düzce Ayaklanması bastırıldı.

    II. Düzce Ayaklanması

    Birinci Düzce Ayaklanması'ndan hemen sonra, milli kuvvetlerin Yozgat Ayaklanmasını bastırmak için görevlendirilmesi üzerine, bu durumdan faydalanmak isteyen Abhaz ve Çerkezler, ikinci defa Düzce ve Hendek dolaylarında ayaklandılar.[2] 19 Temmuz 1920'de Maan Ali önderliğinde Abhazlar Hendek'in doğusundaki Nuhveran'da yeni bir ayaklanma başlattılar. Ayaklanmayı bastırmak üzere Düzce'den gönderilen güçleri de dağıttılar. Nuhveran Ayaklanması'nı 8 Ağustos'ta patlak veren II. Düzce Ayaklanması izledi. Düzce'nin ardından Bolu kenti de ayaklanmacıların eline geçtiyse de, tüm hazırlıklarını tamamlayarak bölgeyi denetimi altına almış olan XX. Kolordu komutanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, hemen harekete geçtiğinden ayaklanmacıların girişimleri, daha toparlanma döneminde, çabucak bastırıldı. 14 Ağustos'ta Yüzbaşı Şerif Bey Bolu'yu geri aldı. Birincisi kadar güçlü olmamakla birlikte uzun süreli çatışmalara yol açan II. Düzce Ayaklanması 28 Ağustos'ta bastırıldı. 23 Eylül 1920'de de Kuva-yı Milliye yöredeki bütün ayaklanmalara son vererek duruma egemen oldu.

    II. Düzce Ayaklanması'nın bastırılmasından sonra TBMM Hükûmeti kuvvetlerine teslim olanların çoğu affedilerek çeşitli hizmetlere yerleştirildi