Edebiyatımızda Fıkra Örnekler

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Lavinia tarafından 25 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Fıkra Örnekleri Edebiyat

    GENÇLER 300 KELİMEYE SIKIŞTI

    Türkçedeki 100 bin kelimeden yalnızca 300–400′ünü kullanarak kendini ifade eden gençler nasıl bu hale geldi? Test üzerine kurulu ezberci eğitim, Türkçeden önce öğrenilen yabancı dil, cep telefonlarını kısa mesaj için kullanma bu sorunun temelini mi oluşturuyor?
    Üniversiteli gençler artık günlük yaşamda en fazla 300–400 kelime kullanarak konuşuyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni eğitim sistemi. Test çözme üzerine kurulu bu sistemin kutucuk işaretlemeye dayandığını ve öğrencinin tek amacının da ”Üniversiteye giriş sınavını kazanmak” olduğuna değinen uzmanlar: “Bu sistemde yetişen genç kitap okumaya gerek duymuyor. Üniversite sırasına gelene çoğu bir kitap okuyor.” diyor.
    Uzmanlara göre az kelime ile konuşmaya ikinci neden ise cep telefonları ve SMS. Çünkü gençler mesajlarını en kısa biçimde göndermeyi amaçladıkları için sınırlı sayıda kelime kullanıyor. Az kelime ile konuşmanın nedenlerinden biri olarak küçük yaşta yabancı dil eğitimi gösteriliyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in üniversite gençlerinin 300–400 kelimeyle konuştuğunu söylemesi “Gençlerin kelime haznesinin kaç kelimeden oluştuğu” konusunu da tartışmaya açtı. Uzmanlara göre gençler kendilerini ifade etmekte zorlanıyor ve kelime hazneleri son derece fakir.

    TASARRUFLU BİR NESİL

    Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Arus Yumul, yeni nesli ”Kelimede tasarruflu” olarak nitelendiriyor: “Söyleyecekleri için cep telefonu ve mesajları kullandıkları için derdini en kısa kelimelerle anlatıyor; çünkü önemli olan söylemek istediğini en hızlı ve kısa söylemek. Bu gençlerin Mc Donald’s'laşması. Amaç hızlı servis gibi söyleceklerini en hızlı ve kısa biçimde aktarmak.” Yumul, eleştirel düşünceyi körelten eğitim sisteminin de gençleri okumaya teşvik etmediğini belirterek, “Bu sistemin amacı üniversite giriş sınavını kazanmak.” dedi.

    200′DEN FAZLA DEĞİL

    Arus Yumul: “Testlere dayanan, farklı ses ve görüşleri yok eden, kendine öğretilenden başka türlü düşünmeye izin vermeyen sistem insanların öğrenme arzusunu ortadan kaldırıyor. Ezbere dayanan sistem kitap okuma alışkanlığını kazandırmıyor. Ortaya kendini ifadede zorlanan, 300–400 kelime ile konuşan gençler çıkıyor” diyor. Türk Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel günlük yaşamda Türkçede 100 bin kelime bulunmasına rağmen üniversite mezunlarının bile en fazla 200 kelime ile konuştuklarını vurguluyor: “Nedeni eğitimin test çözme üzerine kurulması. Bu sistem, ‘Çocuğum sen kendi cümleni kurma, başkalarının kalıplarını öğren ve bunları yaşam boyu kullan.’ diyor. Okuma alışkanlığını kazandırmıyor. Küçük yaşta yabancı dilde eğitim de gençlerin kelime haznesini azaltıyor. Çocuk Türkçeyi öğrenmeden yabancı dili öğrenince ortaya bu durum çıkıyor.” diye konuşuyor. Sabancı Üniversitesi Diller Okulu Türkçe Grubu Koordinatörü Dr. Erol Köroğlu öğrencilerin az kelime ile konuşmasının aptallıklarından değil, sistemden kaynaklandığını belirtiyor: “Ne verirseniz, onu alırsınız. Sorun eğitim sistemi, ÖSS gibi sınavlardan kaynaklanıyor. Sistem düşünmeyi değil, verilen sınırlı sürede kutuları işaretlemeye sevk ediliyor. Çocuklarda kitap okuma alışkanlığı gelişmiyor. Böyle olunca da kültüre, edebiyata inanılmıyor” diye konuşuyor.

    GURURLA ”OKUMADIM” DİYORLAR

    S.Ü. Türkçe Dersleri veren Engin Kılıç da ”Hiç kitap okumadım!” diyen öğrenciler ile karşılaştığını söylüyor: “Bir iki kitap okuduklarını söyleyenler de zorunluluktan okumuşlar. Gururla ”Hiç okumadım!” diyen de oluyor. Kelime haznesinin zayıflığı da kitap okumamalarından kaynaklanıyor. Televizyon, bilgisayar oyunları, chat, kitaba tercih ediliyor. Eğitim sistemini de düşünme ve yazma değil, test çözme üzerine kurulu. Bu kendilerini geliştirme ve düşüncelerini dile getirmelerini sağlamıyor. Üniversiteye geldiğinde son iki yılını yaklaşık 2 milyon test sorusu çözerek geçirmiş oluyor.” diyor.