Efendimiz'in (s.a.v) Cömertliği

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Elif tarafından 15 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Peygamber Efendimiz'in (sav) cömertliği

    Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ikram ve ihsanda bir eşi daha bulunmazdı. Zira sahibi olduğu imkanlarla her fırsatta muhtaçlara yardım eder akraba dost ve arkadaşlarına imkan buldukça iyiliklerde bulunurdu. Efendimizin cömertlik ahlakı öyle zirvelere çıkmıştır ki cömertliğin de üstündeydi. Çünkü cömertlik malını infak etmek ve kalan azla yetinmekti. Oysa Efendimiz kendi ihtiyacı olduğu halde sıkıntıya katlanarak başkalarını tercih ediyor, başkalarını gözetiyordu. Bu ise ancak isardı. Dolayısıyla Efendimiz'in ahlakı isar ahlakıydı.
    Efendimiz elinden geldiğince açları doyurur ihtiyaç sahiplerinin hacetini giderirdi. Elinde fazladan bir mal bulundurmayı istemez ihtiyaç fazlasını fakirlere özellikle Suffe ashabına dağıtırdı. Bir şey istenildiğinde hemen verir, yanında yoksa borçlanır yine verirdi. Hassan b. Sabit bu durumu şöyle anlatmıştır:
    ''Teşehhüdü hariç asla hayır'' dememiştir. Şayet teşehhüd olmasaydı ondan hariç hayır kelimesi işitilmezdi.

    Sahabilerden Cabir b. Abdullah Resulullah'ın bu ahlakını şöyle anlatmıştır:
    'Resulullah'tan bir şey istendiğinde o kesinlikle hayır demezdi.

    Gönüller sultanının gözünde mal ve mülkün ancak Allah yolunda harcandığında kıymetli olacağına inanıyor ve bunun için rüzgardan bile cömert davranıyordu. En küçük hediyelere bile misliyle karşılık verirdi.
    Muavviz b. Afra kızı Rubeyyi anlatmıştır: Babam tasa bir miktar hurma ve üzerine de bir miktar küçük salatalık koyarak bunları Resulullah'a götürmemi söyledi. Resullullah salatalığın küçüğünü severdi. O sırada Bahreyn'den mücevherat gelmişti. Resulullah elini daldırarak bu mücevherlerden bir avuç kadar bana verdi. Sonra,
    ''Al bunları, süslenirsin buyurdu.''

    Resulullah'ın cömertliğinin tanıklarından biri de Ümmü Sümbüle'dir. Resulullah'a bir hediye getirir. Fakat hanımları onu almak istemezler ve,
    ''Biz bunu kabul edemeyiz' derler. Peygamber Efendimiz onlara hadiyeyi almalarını emredince onlar da alırlar. Daha sonra Resul-i Ekrem, bu kadına bir vadi yer hibe eder.

    Fahr-i Kainat Efendimiz cömerttliğiyle de gönüllerde taht kurmuş, en azılı müşriklerin bile bu sebeple iman etmesine vesile olmuştur.