Elektrolit Nedir?

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Elektrolit

    Elektrolit;
    Vücut sıvılarında bulunan elektrolitler, kalp, sinir ve kas fonksiyonlarının düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır. Bazıları ise vücudun kemik ve diş şeklindeki sert olan dokularının yapı taşlarını meydana getirir. Bu sebepten dolayı oranlarında yer alan ani farklılaşmalar, yaşam bakımından risk taşımaktadırlar. Böbrekler, elektrolit oranlarının dengesinin sağlanmasında önemli bir rolü bulunmaktadır. Sağlıklı bir şekilde kalabilmek için özellikle sıcak olan havalarda terle yada hiç istenmeyen bir durumda yapılmış olan yanlış diyetlerle kaybedilmiş olan elektrolitlerin yerine konması oldukça önemlidir.

    Vücutta bulunan yoğun yada yetersiz sayıda olan elektrolit oranı, fazla tehlikeli ve bazı olaylarda ölümle bile sonuçlanabilir. Dengeli bir şekilde beslenme programı ile vücudun ihtiyacı bulunan elektrolitleri sağlar. Fazla düşük olan kalorili ve sıvı bazlı yapılmış olan diyetlerde bu durum oldukça ciddi bir şekilde takip edilmelidir.

    Elektrolitlerin kontrol ettikleri yerler; Elektrolitlerin ilk olan işlevleri, hücrelerde bulunan sıvı miktarını dengede tutmaktır. Dengeyi oluşturmak, sinir ve kas fonksiyonları, hidrasyon ile kan pH’ı için oldukça önemlidir. Vücutta en fazla yer alan minerallerin başında ise kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum yer almaktadır. Vücutta en fazla şekilde yer alan elektrolit kalsiyum dur. Yüzde 99’u kemik ve dişlerde yer almaktadır. Kas kontraksiyonu, sinir aktarımı, kan pıhtılaşması ve kalp kası için kritik olan bir mineraldir. Günlük alınması gereken miktar, 1000-1300 miligram. arasında olmalıdır.

    Doğal olan kaynakları, süt ve süt ürünleri, bütün peynirler, soya fasulyesi, sardalya, fıstık, ceviz, kuru fasulye, brokoli, yeşil meyve ve sebzeler. Hücre haricinde yer alan en önemli pozitif yüklü olan iyon sodyumdur. Vücut sıvılarının osmatik olan basıncı ve asit ile bazı dengelemek için gereklidir. Normal bir şekilde yapılan diyetlerde günlük olarak alınmış olan sodyum oranı, 3-7 gram arasında farklılaşır. Günlük olan tuz tüketiminin 6 gramı geçmemesi tavsiye edilir.

    Kalp, böbrek, kas, sinir ve sindirim sisteminin düzenli bir şekilde çalışması için potasyum alınması gereklidir. Potasyumda yer alan ani farklılaşma, kasılma, kramp ve ani bir şekilde kalbin durmasına neden olabilir. Anormal bir şekilde olan hücre bölünmesi neticesinde meydana gelen kanserin önüne geçilmesinde oldukça etkilidir. Yetişkin olan insanlar için her güz en az 2-3.5 gram. potasyum tüketilmesi tavsiye edilir. Kalsiyumun ardından insan vücudunda en fazla yer alan elektrolit fosfordur. Yüzde 80’i kemik ve dişte, diğerleri ise hücrelerde, hücre dışında bulunan sıvıda yer alırlar. DNA enzimlerinin bir parçası olan fosforun, hücre zarı ve kemik yapısına girmektedir. Büyümeyi ve doku ile hücrelerde yapılan onarımda görev almış olan protein sentezinde etkisi bulunmaktadır. Günlük olarak alınması gereken miktar, 700 miligram civarında olmalıdır. Çoğunlukla proteince zengin olan besinler fosfordan da zengin olan besinlerdir.

    Doğal olan kaynakları; Doğal olan kaynaklar asit ve baz dengesinin uygulanmasında tampon görevini üstlenir. Mide asidinin yapısına müdahale ederek sindirimde rol oynar. Sinirsel olan işlevlerin yapılmasında doğal olan kaynaklar önemli bir rol oynamaktadırlar. Günlük olan ihtiyaç, en az 750 mili gram olmalıdır. Yüzde 60’ı kemik ve dişlerde, yüzde 26’sı kaslarda, kalan kısmı ise yumuşak olan dokular ile vücut sıvılarında yer alır. Magnezyum vücutta 300’den çok biyokimyasal tepkime bulunur. Kas ve sinir sisteminde de etkilidir. Düzenli olarak kalp ritmi, immün sistem ve kuvvetli olan kemikler için oldukça önemlidir. Aynı zamanda kan şekeri oranını düzenler ve normal bir şeklide olan kan basıncını sağlar.