Eleştirel sosyoloji ne demek

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Ayaz tarafından 15 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. Eleştirel sosyoloji nedir

    Eleştirel kuram, Marksçı teorinin durumundan, özellikle bu kuramın ekonomik determinizme eğiliminden rahatsız olan bir grup Alman yeni Marksistlerin ürünüdür. Frankfurt Okulu ismini, Almanya'da 1923'te kurulmuş olan Frankfurt Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü'nden almaktadır. Okul Frankfurt'ta 23 Şubat 1923'te resmi olarak kurulmuştur. Üyeleri bu resmi kuruluştan önce de aktiftirler. 1930'larda Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, çoğu önde gelen üyeleri Amerika'ya göç ederek bilimsel çalışmalarına orda devam etmişlerdir. Bu faaliyetlerini Kolombiya Üniversitesi'yle işbirliği içinde olan bir enstitüde sürdürmüşlerdir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonrra eleştirel kuramcılardan bazıları Almanya'ya geri dönmüşlerdir. Diğerleri ise Birleşik Devletler'de kalmışlardır. Eleştirel kuram bugün Frankfurt Okulu'nun sınırları dışına taşmıştır. Sonraki eleştirel kuramsal gelişmeler için başlangıç noktası olmuştur da diyebiliriz.

    Frankfurt felsefecileri, Horkheimer, Adorno ve Macuse'den Habermas'a kadar iki kuşak boyunca, pozivistik felsefelerde ahlaki akıla empoze edilen sınırları eleştirmekle ilgilenmişlerdir. Pozitivizmin bu anlamdaki eleştirisi, sonradan eleştirel kuram olarak adlandırılacak olan düşüncenin en merkezi ilgilerinden biri olmuştur. Eleştirel kuram içinde başat olan bir tek öğe varsa o da, Hegel ve klasik Alman felsefesindeki anlamıyla - bilgiyi, insanın bütünleşmesini ve özgürlüğü ilerletecek bir biçimde dünyanın dönüştürülmesiyle birleştiren bir eleştirel yetenek olarak- kavranan Akıl'ın (Vernunft) savunucusudur. Frankfurt felsefesi Marks'ın izinde gitmeye ve böylece Hegel'in Kantçı ikilemleri -yalnızca saf ve pratik Akıl değil, fakat fenomenlerle bilinmez “kendinde şeyler”in benimsenmesini de- aşmasından yararlanarak modern Marksizm'i de yenilemeye çalışmaktadır.

    Frankfurt Okulu'nun toplum teorisi kesinlikle kötümser içeriktedir. Frankfurt Okulu da kitle toplumu ve kültürüne dayalı bir teori geliştirmişti: Kapitalizm giderek merkezileşirken, toplumsal yapısı aadım adım atomlaşmıştı. Burjuvazi on dokuzuncu yüzyılda kamusal kurumları, yani devletten ayrı olan kendi işlerini yürütüp kültürlerini örgütleyen kurumların alanlarını genişletmişti.

    Eleştirel sosyal teoriyi ortaya koyabilmek için girişilen ilk çabalardaki kavram sebeptir. Sebep kavramının anlamı, Hegelci gelenekten kaynaklanır. Marcuse'ye göre sebep, var olan toplumların doğasını eleştirmek ve toplumla mücadele etmek için kullanılabilir.

    Eleştirel kuram büyük ölçüde sosyal ve entelektüel yaşamın çeşitli yönlerinin eleştirisi üzerinde yoğunlaşmıştır. Marx'ın çalışmaları (felsefi düşüncenin eleştirel analizi, kapitalist sistemin doğasına yönelik eleştirel değerlendirmeler) etkilidir. Çalışmaların çoğu topluma ve çeşitli bilgi sistemlerine yoğun eleştiriden oluşur. Okulun çalışmalarının nihai hedefi toplumun doğasını daha analitik olarak sergilemektir. Getirdikleri eleştiriler şu alanlarda yoğunlaşır.