Özet Elif Şafak Şehrin Aynaları Kitap Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Demir tarafından 29 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif Şafak Şehrin Aynaları kitabının özeti

    Şehrin Aynaları değişik bir çizgide ilerliyor. Yabancı isimlerin öyküleri diyebilirim. Karışık. Cümleler birbirine giriyor ara sıra. Uzun bir yolculuk yapıyorsunuz. Yolculuğunuz ülke ülke, isim isim dolanıyor. Ölüm kokusu sokakları sarmış, evlerin içine girmiş. İhanet, Engizisyon, ortaçağ, Osmanlı, dünya, hayat; sunulanlar, alınanlar, bir de çalınanlar. Bir taşın yarılması. Dünyanın yuvarlak oluşu. Denizlerde kaybolan hazineler. Öyküler... öyküler... öyküler...


    Acının hayatlara girdiği mekan olmuş Şehrin Aynaları. Kimi ağlamış, kimi gülmüş. Peri masalları doğmuş bazen. Yitirilenler unutulmuş yeni hayatlar kurulmuş. Kırk vakte kadar kitap tamama ermiş.

    Ben yoruldum okurken. Düşüncelerimi toparlamaya çalıştım. Bir türlü ipe sapa gelir cümleler kuramadım. En çok da bölüm başlarının kenarına düşülen alıntıları sevdim.

    Bölümler arasında uzunluk bakımından bir bağlantı yok. Tek sayfalık bölümleri bile var kitabın. Uzun olmayan yazıları kendime yakın buluyorum. Sanki söz kısalınca daha kesin anlamlar çıkıyor ortaya.

    Yine de kitap sonunda, aklımdan bir cümle geçiremedim ona dair. Ne anlatmak istiyordu? Ne vermek istiyordu? Hayatın hangi cümlesini sunmaya çalışıyordu?

    Belki şu:

    'Hayatın hangi köşesinde olursa olsun, yapılan bir hata, ömrün akış yönünü değiştirebilir.'