Engellilik Kavramı ve Toplumsal Duyarlılığın Önemi

Konusu 'Sağlıklı Yaşam' forumundadır ve Elif tarafından 25 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Engelli Kavramı ve Toplumsal Duyarlılığın Önemi Nedir?


    Engelliliğin evrensel bir tanımının bulunması, bu konudaki yasaların ve hizmetlerin kapsamını belirler, uygulamadaki sorunların ortadan kalkmasını sağlar. Dünyada ve Türkiye'de yaygın olarak; zihinsel, görme, işitme, ortopedik engel türleri bilinmektedir. Şimdi bu engel türlerini sırasıyla açıklayalım:

    Zihinsel engel, zihinsel işlevlerde normalden önemli derecede gerilik ve uyumsal davranışlarda da yetersizlik gösterme durumu olarak tanımlanabilir. Zihinsel işlevlere örnek olarak konuşma, dikkat, bellek, düşünme; uyumsal davranışlara ise iletişim kurabilme, günlük yaşam aktivitelerini yapabilme, bir iş bulup çalışabilme örnek olarak verilebilir.

    Ortopedik engel, temel hareket fonksiyonlarını engelleyen iskelet, kas veya sinir sistemindeki işlev kaybı ya da bozukluğudur. Kalça eklemi çıkıklığı, ayak çarpıklığı, el-kol ya da ayak -bacak eksikliği, omurga sorunları ve felçler ortopedik engel türlerine örnektir.

    Görme engeli, görme yetisinin kısmen veya tamamen yitirilmesi durumudur. Yasal olarak normal görme gücüne sahip bir kişinin 6,1 metre uzaktan gördüğü nesneyi 60 cm'den ve daha kısa bir uzaklıktan görebilen ya da hiçbir uzaklıktan göremeyen kişi görme engelli olarak tanımlanır.

    İşitme engeli, işitme yetisinin kısmen veya tamamen yitirilmesi durumudur. Kısmi işitme kaybı olankişiler, genellikle işitme cihazları yardımıyla duyabilir ve konuşarak iletişim kurabilirler. Tam işitme kaybı olanlar ise işaret dili eğitimi almışlarsa dudak okuyarak ve işaret dili ile iletişim kurabilirler.

    Engellilik, doğuştan gelen ya da sonradan geçirilen hastalık veya kazalar sonucu ortaya çıkan bir durum olabilir. Doğuştan gelen nedenler arasında akraba evlilikleri, genetik bozukluklar ve gebelikte annenin ilaç, alkol vb. maddeler kullanması ya da doğum sırasında yaşanan problemler sayılabilir. Doğum sonrası oluşan engellilik nedenlerinin en yaygınları ise çocukluk dönemi hastalıkları; ev, iş ve trafik kazalarıdır. Sayılan bu nedenlerden çoğu önlenebilir niteliktedir. Örneğin akraba evlilikleri engellenerek, trafik kurallarına uyularak veya gebelikte zararlı alışkanlıklardan uzak durularak engelliliğe neden olan etkenler önemli ölçüde azaltılabilir.

    Toplumsal duyarlılığın eksik oluşu, yukarıda sayılan nedenlerden herhangi biri sonucu engelli hale gelmiş bir kişinin yaşamındaki engelleri daha da artırmaktadır. Bu zorlukların aşılması, toplumsal duyarlılık ve sosyal dayanışma ile mümkündür. Eğitim, ulaşım, fiziksel çevre, konut, iş bulma ve sosyal güvenlik konularında engelliler birçok zorlukla karşı karşıya kalabilirler. Yolların, kaldırımların, okulların, konutların ve ulaşım araçlarının engellilerin kullanımı gözetilmeden planlanması veya yapılması bu zorlukların başlıcalarıdır. Böylece hareket ya da duyusal yeteneği sınırlanmış insanların fiziksel çevreyi kullanırken, örneğin işe veya okula giderken yaşadıkları zorluklar daha da pekişmektedir. Ortopedik engelli bir kişi için tekerlekli sandalyelerini kullanabileceği rampalar olmadan yaşam çok zorlaşır. Bu gibi fiziksel çevredeki eksiklikler, engellilerin topluma katılmasının önünde ciddi birer engel oluşturmaktadır. Bunun anlamı, engelli bireyin toplumsal yaşamdan dışlanmasıdır.

    Engelliliğin insan yaşamına etkisi sosyoekonomik koşullara ve kişiye sağlanan olanaklara göre değişir. Mesela gözleri iyi görmeyen bir insanın gözlük kullanması, görme yetersizliğini giderebilir ve günlük yaşamındaki bir engeli ortadan kaldırmış olabilir. Ancak bu insan, sosyoekonomik koşulların yetersizliği sebebiyle gözlük temin edemiyorsa görme yetersizliği yaşamında ciddi bir engel halini alır. Bu durumda engelli kişilerin yaşamda karşılaştığı bazı engelleri ortadan kaldırmak mümkündür.
     
    Son düzenleme: 25 Mart 2014