Erkek kısırlığı nedenleri

Konusu 'Sağlıklı Yaşam' forumundadır ve webkolik tarafından 27 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Erkek kısırlığı nedenleri ve tedavisi

    Erkek kısırlığı tedavisi

    Erkek kısırlığı belirtileri: Erkekde kısırlığın nedeni birçok etken olabilir. Bunlar içki, sigara, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar,sperm üretimi ya da bozukluklar, sperme karsı antikor gelişmesi, testis yaralanmaları, hormon üretimi ile ilgili bozukluklar, testis toplardamarında varis olması ve bazı ilaçlar erkekte kısırlığa sebep olabilir. Bu nednelerin hepsi sperm sayı ve kalitesini bozarlar. Fakat hastaların yaklaşık üçte birinde kısırlığı açıklayacak herhangi bir sebep bulunamaz.

    [​IMG]

    Erkekte spermin sayısı, hareketliliği, ileri doğru ilerlemesi ve şekli yumurta dölleme konusunda önemli faktörlerdir. Bütün bu faktörler yapılacak sperm tahlili ile kolayca saptanabilir.
    Böyle bir tahlilden önce 2-6 gün cinsel perhiz yapmak ve farklı zamanlarda tahlili tekrarlamak alınacak sonucun daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Gerekirse hormon tahlili ve testis biyopsisi de tanı metodu olarak kullanılabilir.

    Varikosel (erkek kısırlığı) çoğunlukla cerrahi olarak tedavi edilir. Hormonsal bozukluklar, antisperm antikorlarının varlığı, enfeksiyonlar ise ilaç tedavisine ihtiyaç gösterirler. Nedeni bulunamayan sperm bozukluklarında ise bazı ilaç tedavileri denenmekte ise de bu konuda henüz bir görüş birliği yoktur.
    Erkek infertilitesindeki en önemli tedavi olanağı yardımlı üreme teknikleridir.
    Bunlardan en basiti yıllardır uygulanmakta olan rahim içi inseminasyon yani aşılamadır. Bu metot da kadının eşinden alınan spermler yıkanıp, yoğunlaştırılmakta ve direk olarak rahim içine verilmektedir.
    Bu sayede spermin yumurtaya ulaşması daha kolay olmakta ve yumurtanın döllenme ihtimali artarak gebelik olasılığı fazlalaşmaktadır. Bu metot da kolay uygulanabilir ve ağrısızdır. Başarı oranı %10-15 arasındadır.

    Sperm kalitesi rahim içi inseminasyon uygulanamayacak kadar düşükse o taktirde in vitro fertilizasyon yani tüp bebek uygulanması gereken tedavi metodudur.
    Bu metot da hormon tedavisi sonucu kadından alınan yumurtalar laboratuarda kocanın spermleri ile bir araya getirilir. Böylece spermin yumurtaları dölleyip dölleyemediği gözle görülmüş olur. Döllenen yumurtalar direk olarak rahim içine yerleştirilir. Genelde dünyanın önemli merkezlerinde tüp bebek metodu ile gebe kalma olasılığı %35-40′dır.

    Son yıllarda bu metotların başarısız kaldığı sperm sayı veya kalitesinin son derece düşük olduğu durumlarda,tıpta uygulanmaya başlanan ve bugün nerede ise rutin halini almış olan intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) yani mikroenjeksiyon, sperm sayısı 10 larla ifade edilebilen hastalarda dahi, başarılı sonuçlar elde edilmesine sebep olmuştur.
    Belçika’da geliştirilen bu metotda tek bir sperm, yumurta hücresinin içine, çok ince cam bir iğne ile enjekte edilmektedir. Bu metod sonucu, yumurta hücresinin bütünlüğünün bozulup ölmesi son derece nadirdir. Bu uygulama ile normalde dölleme yeteneği olmayan spermlerle dahi döllenme gerçekleşmekte ve gebelikler oluşmaktadır.
    ICSI den sonra yumurtaların döllenmesi beklenir ve oluşan embriyolar anne rahmine yerleştirilirler. Şayet menide hiç sperm yoksa sperm testisden de elde edilebilir. Küçük bir cerrahi müdahale ile testisden olgunlaşmamış sperm hücreleri alınır. Bu spermler hareketsizdir fakat dölleme yetenekleri vardır.