Eski çağ insanlarının keşfettiği maddeler nelerdir

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Bahar tarafından 14 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. Eski çağlarda keşfedilen maddeler nelerdir

    Eskiçağ insanlarının çoğu için keşifler bir yaşam yoluydu. İlk avcılar yiyecek bulmak için avlarının peşinden sık sık yeni topraklara giderlerdi. Daha sonraları yerleşecek yeni yerler bulma isteği, ekecek daha iyi toprak ihtiyacı, ticaretten zengin olma ve fetih arzuları insanları bilmedikleri toprakları ve denizleri araştırmaya yöneltti.
    MISIRLILARIN BAŞLANGIÇLARI
    Eski Mısırlılar milattan önce 2000 yıllarında ileri bir uygarlık yaratmışlardı ama bundan çok daha önce keşiflere başlamışlardı. MÖ 4000 yıllarında Kızıldeniz’in öteki yanında insanlarla ilişki kurabilecekleri tekneler geliştirmişlerdi. MÖ 1500 yıllarında hüKüm süren büyük Mısır kraliçesi Hatshepsut zamanında Punt ülkesine özel bir keşif seferi düzenlemişlerdi. Punt’un nerede olduğunu bilmiyoruz ama Doğu Afrika’da bir yerin ya da belki Somali’de bir yerin adıydı. Kraliçe Punt’tan fildişi, abanoz, altın ve maymun ve ev köpeği gibi hayvanlar getirdikleri için denizcilerinden çok hoşnut kalmıştı.
    FENİKELİ SEYYAHLAR
    En ünlü ilk denizciler Doğu Akdeniz’de Sur ve Sayda gibi kentlerde yaşayan Fenikeliler arasından çıkmıştır. Fenikeliler usta gemi yapımcıları olmuşlar ve Akdeniz’e ticaret gemileri yollamışlardır. M.Ö. yedinci yüzyılda Akdeniz çevresinde koloniler kurmuşlardı ve bunlardan biri olan Kuzey Afrika’daki Kartaca en büyük Fenikeli kaşif Hanno’nun üssüydü. Hanno M.Ö. 500 yıllarında Batı Afrika kıyısından aşağı inmiş, Senegal’e varmış, su aygırı ve herhalde maymun olması gereken kıllarla kaplı ‘insanlar’ gördüğünü bildirmiştir. Diğer Fenikeli kaşifler kuzeye, Portekiz kıyılarına yelken açmışlar ve belki de İngiltere’ye erişmişlerdir.
    ESKİ YUNANLILAR VE ROMALILAR
    Milattan önce dördüncü yüzyılda Yunanlılar da Akdeniz’de koloniler kurmuşlar ve daha ilerilerini keşfe çalışıyorlardı. En büyük kaşifleri Pytheas’tı (MÖ 4. yüzyıl). Pytheas şimdi Fransa’da olup ama o zaman Yunan kolonisi olan bir kentti. Pytheas tüccarlığa başladı ve Fenikelilerin başlattığı ticaretin bir kısmını ele geçirmeyi umdu. MÖ 325 yılında batı Avrupa’nın Atlantik kıyılarına açılarak Britanya’yı buldu ve adanın çevresini dolaştı. Britanya halklarından bazılarını ve Cornwall’da kalay madenlerini gördü. Cornwallılarla ticaret yapıp para kazanmak istiyordu ama keşfe de devam etmek istediğinden kuzeye çıktı ve Thule diye bir yere vardı. Anlatımından Thule’nin kesin olarak nerede olduğu anlaşılmıyorsa da, Pytheas orada hiç güneş batmadığını söylediğine göre yaz ortasında kuzeyin derinliklerine, belki de İzlanda ya da Norveç’e gitmiş olmalıdır.M.Ö. birinci yüzyılda güçlenmiş olan Romalılar Pytheas’ın topladığı coğrafya bilgisinden yararlandılar. Ticaret gemilerini Yunan denizcilerinin açtıkları yollara gönderdiler. Ancak daha sonra fetihlere başlayıp imparatorluk kurdukça Avrupa içlerine yürümeye başladılar.
    ÇİNLİ KÂŞİFLER
    Eskiçağ Çinlileri de önemli kâşiflerdi ve eski dünyanın karada en uzun ve en şaşırtıcı seyahatlerini yapmışlardır. İlk keşifler savaş nedeniyle başlamıştır. MÖ 150 yılında İmparator Wu Ti sınırlarını kuzeyden gelen göçebe Hunların saldırılarından nasıl koruyacağını düşünüyordu. M.Ö. 138′de uşağı Chang Chien’i müttefik bulmak üzere batıya doğru bir seyahate gönderdi. Chang Chien Çin için savaşacak insan bulmakta pek başarılı olamadı ama binlerce kilometrelik bir yol katetti. Sonunda Bactria’ya (İran’ın bir kısmı) varıp oradan benzer bir yolla Orta Asya’ya döndü. Yolculuğu yirmi yıldan fazla sürmüş, bu arada on yıl Hunların elinde tutsak kalmıştı.Daha sonraki Çin kâşifleri farklı nedenlerle yola çıktılar. En büyük seyyahlardan ikisinin nedenleri dini idi. Fa Hsien beşinci yüzyıl başlarında bir Budist keşişiydi. Orta Asya’dan batıya, daha sonra güneye Hindistan’a gitti, Kalküta’ya vardı. Oradan deniz yoluyla Sri Lanka’ya indi ve sonra yine deniz yoluyla Çin’e döndü. 15 yıllık yolculuğunda Budizmle ilişkili pek çok eşya topladı ve Çinlilerin Hindistan hakkında bilgilerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açtı.Diğer büyük Budist seyyahı Hsüan Tsang’dı. O da yedinci yüzyılda yaşamış, Fa Hsien’in yolculuklarından esinlenerek kendi dini araştırmalarına çıkmıştır. Fa Hsien gibi tüm Orta Asya’yı gezdikten sonra Hindistan’a gitmiş, Allahabad, Kalküta ve Poona gibi kentleri gezmiştir. Çin’e 700 dini kitap ve kutsal emanetle dönmüştür.
    POLİNEZYA DENİZCİLERİ
    Pasifik Okyanusu’ndaki Polinezya adalarının özgün halkı yurtlarını bulmak için binlerce kilometre uzaktan gelmiş olmalıdırlar. Nereden geldikleri bilinmiyorsa da, 3000 yıl kadar önce
    güneydoğu Asya’dan yola çıktıkları tahmin edilmektedir.Büyük kanolarla yolculuk ediyorlardı ve Fiji, Tonga ve daha doğuya gitmeden önce Vanuata ve Yeni Kaledonya gibi batı adalarında yerleşmiş olmalılardır. Bu yolculuklarda denizcilik becerilerini geliştirmişler, yollarını bulmak için yıldızların gökyüzündeki konumlarından yararlanmışlardır. Daha sonra ince palmiye çubuklarını birleştirerek haritalar yapmışlar ve bunların üstüne deniz kabuklarıyla adaların yerlerini göstermişlerdir. Ancak yazıları olmadığından bu ilk denizcilerin adlarını ve hangi yollardan geçtiklerini bilemiyoruz