Eski Türklerde Hakanın Görev ve Yetkileri Nelerdir

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Bahar tarafından 16 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Eski Türklerde Hakanın Görev ve Yetkileri

    Eski Türklerde hukuk kurallarına yasağ veya daha yaygın ifadesi ile töre dendiğini görüyoruz. Göktürk kitabelerinde Bumin ve İstemi Kağanların halkın töresini kanunlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Kutadgu Bilig’de de Hakan’ın koyduğu kurallara töre dendiğine şahit oluyoruz.

    Özellikle de devletler kurulduğu zaman Kurultay toplanıp töreyi (burada anayasayı) tespit ediyordu. Daha sonra ise Hakan, kurultaylara kanun teklif edebildiği gibi kendisi de kanun koyabilirdi.

    2. Yürütme

    “Tanrı irade ettiği ve kendi talihim olduğu için hakan mevkiine oturdum. Yoksul, fakir milleti hep toplattım. Fakir kavmi zengin kıldım. Az kavmi çok kıldım”. “İnsanoğulları üzerine ecdadım Bumin Hakan, İstemi Hakan tahta oturmuş, oturarak Türk milletinin ülkesini, türesini idare ve tanzim edivermiş… Asker sevk edip dört taraftaki kavmi hep itaat altına almış, hep muti kılmış…”.


    Kül Tegin (Köl-tigin) ve Bilge Han yazıtlarından alınan bu ifadelerden şu hükümleri çıkarmak mümkündür: Eski Türklerde Hakan, devletin ve yürütmenin başıydı. Özellikle yürütmeye ilişkin büyük yetkilere sahipti. Han, devletin başı ve hakimiyetin temsilcisiydi. Hakan, devleti millî törelere göre idare ederdi. Halkın güvenliğini, sağlığını, iktisadi durumunu, açlığını, tokluğunu düşünmek durumundaydı.

    Hakan, savaş esnasında ordunun baş kumandanıydı. Devletin sınırlarını korumak, halkın rahatını sağlamak ve devletin ününü korumak sorumluluğu altındaydı. Ayrıca Türk Hakanı, halkın kalbini kazanmak, halkı Türk devlet felsefesine göre korumak, eğitmek, kaçmış, dağılmış beylikleri toplamak durumundaydı.

    3. Yargı

    Hakan, devletin başı olmakla yargının da başkanı idi. “Yargu” denen yüksek devlet mahkemesine Hakan başkanlık yapmaktaydı. Özellikle kendisine karşı girişilen isyan ve süikast teşebbüslerinde Hakan’ın bizzat yargılama yaptığını gösteren bilgiler vardır. Mesela Atilla kendisine süikast hazırlayan suçlulardan Bigila’yı bir kurul önünde sorgulamıştır. Devlet başkanına isyanın cezası ölümdü. Cezalar, Hakan tarafından infaz edilmekteydi. Merkezden uzak yerleşim alanlarında ve daha sonraları merkezde de yargılama yapmak üzere görevliler atandığını görüyoruz